Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202620 okunma
aynı noktaya geri geldik sancılı sarsıcı etkileyici...
7/10
·168 syf.··
2026 75. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:18
"Kocalarımızı ilk gördüğümüzde onları kesinlikle tanıyamayacağımızı bilmiyorduk. Bize gönderilen fotoğrafların yirmi yıl önce çekildiğini bilmiyorduk. Bize yazılan mektupların kocalarımız değil, mesleği yalan söyleyip gönülleri fethetmek olan, güzel el yazılı kişiler tarafından yazıldığını bilmiyorduk. Suyun ötesinden isimlerimizle bize seslenildiğini ilk duyduğumuzda birimizin eliyle gözlerini kapatıp arkasını döneceğini ama diğerlerimizin başlarımızı öne eğip kimonolarımızın eteğini düzelterek sakin ve ılık güne adım atacağını bilmiyorduk. Burası Amerika, diyecektik kendimize, endişelenmeye gerek yok. Ve yanılmış olacaktık." EVİ NASIL TANIMLARIZ? HERKESİN EV TANIMI AYNI MIDIR ? "Geceleri kapı eşiğinde durup batıya doğru baktığımızda uzaklarda soluk, titrek bir ışık görürdük. Orası, demişti kocamız, insanların yaşadığı yer. Artık biliyorduk ki evimizden hiç ayrılmamalıydık. Ne var ki annemize ne kadar seslensek de sesimizi duyuramayacağımızın farkındaydık; bu yüzden elimizdekiyle yetinmeye çalıştık." Kimine göre büyüleyici kimine göre baş yapıt kimine göre kitabın elmas hali Ödüllere de doymayan bir eser. 2011 National Book Award Finalisti 2012 Pen/Faulkner Roman Ödülü Yılın en iyi kitabı BOSTON GLOBE, VOGUE 1900'lerin başında "Amerikan Rüyası" vaadiyle ABD'ye göç eden yüzlerce Japon gelininin trajik ve sarsıcı hikayesini anlatır. Eser, bireysel bir karakter yerine tüm göçmen kadınların ortak sesi olan "biz" diliyle yazılmış tarihi ve edebi bir romandır. Julie Otsuka tarafından kaleme alınan Tavan Arasındaki Buda DUYGU AKIN'a ait ceviri ile domingo yayınlarından 168 sayfalık sarsıcı roman. Farklı şehirlerden genç Japon kadınları, ellerinde sadece yakışıklı erkek fotoğraflarıyla San Francisco'ya doğru okyanus aşırı bir gemi yolculuğuna çıkarlar. Ancak limana indiklerinde
1000Kitap
Tavan Arasındaki BudaJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 20181,235 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Syd, salak mısın?
7/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Koca koca yetişkin insanların nasıl salakça kararlar aldığını okumak istiyorsanız buyurun :D Ana karakterine sinir olduğum nadir kitaplardan biri oldu bu. Freida o kadar övülüyor ki gerçekten güzel bir dil ve zeki karakterler beklemiştim ama hayal kırıklığı oldu. Dili çok zayıf, karakterler çok salak. Öncelikle ters köşesi öyle abartıldığı kadar büyük değil. Ben ağzım açık şekilde duvara bakakalacağım sandım ama olmadı. Benim 2 katilimden biri katil çıktı. Hikâyesini tam tutturamadım evet ama yine de birazcık yaklaştım. Bu konuda kendimin de Freida'nın da hakkını yiyemem. SPOİLER!!!! Benim katillerim Jake ve Gretchen'di. Jake'in Slug olduğunu, çok çalışma bahanesiyle akşamları insanları öldürdüğünü düşünmüştüm. Ergenliğinde çirkin ve ucube olan kişinin büyüdüğünde tamamen değişmesi klişedir, bilirsiniz. Sonra sivilce izinden bahsedildiğinde bu düşüncemden vazgeçmiştim çünkü bu kadar bariz olamazdı, demek ki yazar bir tuzak bırakmıştı. Tam olarak bize düşündürtmek istediği şey Slug'ın Jake olabileceğiydi zaten. Aynı şeyi Randy ve Kevin konusunda da yaptı mesela. Yazarcığım bazı şeyleri çok 'kör göze parmak' şeklinde ele alıyorsun, yapma. Gretchen'ın ise Alison olduğunu, Tom'a âşık olduğunu ve cinayetleri onun için işlediğini düşünmüştüm. Tom, geçmişte kızın ondan nefret ettiğini defalarca kez vurgulamıştı ve ben bu nefretin aslında aşk kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Tom'un yalan söylediğini bilmesine rağmen onu ihbar etmek yerine sevgilisinden ayırmasının sebebinin de ona âşık olmasına bağlamıştım. Sonra ölümünü okuduk. Daisy de ölmüştü.. Ama ben bu iki kızın geçmişteki o iki kızla bağlantılı olduğuna emindim. Yanılmış mıydım? Hayır... Her konuda yalan söyleyen Tom, neden Daisy'nin ölümü konusunda doğruyu söylesindi ki? Ayrıca Gretchen'in sevgilisi için polise
1000Kitap
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,652 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:10
Dağlarca “Korkuyorum yaşamaktan ki çok güzel” derken çok yanılmış. Güzel değil yaşamak. Ya da güzeldi bir zamanlar. Osman’ın hayatını anlatan kitap, üçlemenin son kitabı. Anlatılanlar kurgu olamayacak kadar yaşanmış hayat hikayelerini anlatıyor bana göre. Okunmaya değer..
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Cennet Vatanım
6/10
·83 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:22
Başlığını ilk gördüğümde absürt mizah ağırlıklı bir roman okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında yanılmış da sayılmam. Çünkü kitap gerçekten komik; ancak güldürdüğü kadar rahatsız eden, düşündüren ve zaman zaman insanın yüzüne ayna tutan bir tarafı da var. Kıyamet sonrası cennete giden Kamil’in gözünden ilerleyen hikâye, ilk bakışta fantastik ve sıra dışı bir kurgu gibi görünse de aslında günümüz Türkiye’sindeki orta sınıf yaşamını, alışkanlıklarını, kaygılarını ve bitmek bilmeyen memnuniyetsizliğini taşlayan bir metin. Yazar, cenneti bile insanların dünyevi beklentilerinden ve şikâyetlerinden bağımsız düşünemeyeceğini gösteren bir sahne olarak kullanıyor. Kitabın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor. Kamil’in yaşadıkları üzerinden yalnızca ölüm sonrası bir hayat anlatılmıyor; aynı zamanda sürekli daha iyisini isteyen, elindekine alışan, her koşulda yakınacak bir şey bulabilen orta sınıf zihniyeti ince ince eleştiriliyor. Bazen bir diyalogda, bazen küçücük bir ayrıntıda kendinizi ya da çevrenizden birilerini görmeniz mümkün. Anlatım oldukça akıcı. Mizah yer yer absürtleşse de altında ciddi bir toplumsal gözlem yatıyor. Bu yüzden kitap sadece eğlenceli bir hikâye olarak okunursa bazı noktalar gözden kaçabilir. Ben okurken sık sık “Evet, tam da böyleyiz” dediğim yerler oldu. Bazı bölümlerde tempo düşse de kitabın genelinde merak unsuru korunuyor. Özellikle cennet tasviri ve Kamil’in buna verdiği tepkiler kitabı sıradan bir ölüm sonrası hikâyesinden çıkarıp güçlü bir hicve dönüştürüyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey cennetin nasıl bir yer olduğu değil, insanların her koşulda yanlarında taşıdıkları alışkanlıklar, beklentiler ve memnuniyetsizlikler oldu. Bence yazarın asıl anlatmak istediği de buydu. Hem absürt mizahı hem de toplumsal taşlamayı sevenler için keyifli bir
Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi OlabilirdiSezen Ünlüönen · İletişim Yayınları · 2024216 okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:28
"Güneşten ağır ağır gölgeye geçilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece Haliç' in kirli sularına bakarken anladı ki aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış." Kitabın sonunda Aziz Bey'e bu denli üzüleceğimi düşünmemiştim. Ama yine de en çok Vuslat'a üzüldüm ona kocaman sarılmak istedim. Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı oldu. Açıkçası biraz endişeliyim beğenmezsem diye ama severek okudum. Akıcı ilerleyen merak uyandıran bir serüvendi benim için. Ah Aziz Bey!
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma