Gün batımlarını tek başıma izlemeye alıştım. Yine de içimde, o renklerin bir gün senin gözlerinde de yankı bulmasını bekleyen sessiz bir umut var. 🌷🤍 Günün en sevdiğim saatleri... 🫠 #izmitayaklariminaltinda
nerede görsem tanırım; yıllarca yankı arayıp ses gelince irkilen bir kalbi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Düşünerek yankı ve uçurum yarattım kendime. Derinleşerek kendimi çoğalttım.” Fernando Pessoa / Huzursuzluğun Kitabı
“Düşünerek yankı ve uçurum yarattım kendime. Derinleşerek kendimi çoğalttım.” Fernando Pessoa / Huzursuzluğun Kitabı
NÖROBİLİM SOSLU ŞARLATANLIK...
Nörobilim Soslu Şarlatanlık: Kişisel Gelişim Endüstrisinin Yeni Bilimsel Kılıfı Kişisel gelişim sektörü, kitleleri manipüle etmek ve ceplerini boşaltmak için her dönem yeni bir maske takınır. Geçmişin "kuantum enerjisi", "çekim yasası" ve "evrenin gücü" zırvaları toplumda haklı bir entelektüel tiksinti meydana getirince, bu tacirler hızla taktik değiştirdi. Sektörün yeni gözdesi, modern tıbbın ve biyolojinin en prestijli alanlarından biri olan nörobilimdir. Bugün "nöro-koçluk", "beyin haritalama ile başarı" veya "sinir sistemini yeniden programlama" adı altında pazarlanan söylemler, bilimin arkasına saklanan derin bir cehaletin ve nitelikli dolandırıcılığın ürünüdür. Laboratuvarlarda fMRI cihazlarıyla yürütülen, yıllar süren mikroskobik ve istatistiksel araştırmalar, bu endüstri tarafından vahşice basitleştirilmektedir. Bilimsel bir makaledeki "beynin x bölgesi belirli bir görevde daha fazla oksijen tüketmiştir" ifadesi, bu şarlatanların elinde "İşte zengin olmanızı engelleyen o nöronu yok etme formülü" gibi amorf bir vaade dönüşür. Sinirsel plastisite (neuroplasticity) gibi beynin adaptasyon yeteneğini açıklayan gerçek biyolojik mekanizmalar, sanki sabah olumlu düşünerek akşam milyarder olunabilecek bir sihirli değnekmiş gibi pazarlanmaktadır. Gerçek sinirbilim, kesin sonuçlar vermekten kaçınan, metodolojik şüpheciliğe dayanan bir disiplinken; nöro-zırva endüstrisi mutlakiyet, kesinlik ve anlık mucizeler vaad eder. __Bu manipülasyonun en tehlikeli yanı, bilimin otoritesini sömürerek insanları rasyonel düşünceden uzaklaştırmasıdır. Latince terimler, nörotransmitter isimleri ve uydurma "nöro-teknikler" havada uçuşurken, dinleyici tıp dilinin ağırlığı altında ezilir ve eleştirel düşünme yetisini kaybeder. Popüler kültürün çöplüğüne dönen "sağ beyin-sol beyin"
Nörobilim
geceye yazılan yankı
ay ışığı kök salar unutulan isimlere gece ağır sır iner camlara eski kitabın içinde uyuyan ince izler başka zamanların sesini taşır uzak sılalara tozlu sayfalar açılır sessiz rüzgârla soluk harfler konuşur kimsenin duymadığı dille yaprak eğilir kırık hatıraya renk kalır gecenin kıyısında gölgeler dolaşır terk edilmiş bahçelerde saatler yosun tutar suskun eşiklerde tanımadığı eller bırakır izleri kalpler saklanır korların sessizliğinde gece derinleşir dünya uzaklaşırken ışık ince ince işlenir köklere yarım kalmış sesler uyanır uykudan kayıp yıldızların adını fısıldar birbirlerine ben dinlerim duvarlardan çekilen sesin ardında sayfa kendi kendine kapanır isimler geçer sayfaların arasından zamanın hafızasında silinmiş yüzler iki gölge düşer kitabın içine biri susar biri bekler sonra hiçbir şey konuşmaz
Ümmühan Yıldız