"Ordu içinde kurallar sadece kağıt üzerinde kalırsa, o ordu savaş alanında bir kalabalığa dönüşür. Disiplin, komutanın emrinin yankısıdır; yankı yoksa, komuta da yoktur."
Kendimi ve sesimi suya düşürdüğüm yeri ve zamanı bile hatırlamıyorum. Bir yankı olarak kalıyorum suyun üstündeki aksimle – bir gün silivermeyi düşlediğim...
İyi yolcudan iz kalmaz.
İyi sözden yankı kalmaz.
İyi hesap kaleme ihtiyaç mı duyar?
İyi kapının kilidi yoktur,
ama zorbalıkla kimse açamaz.
İyi düğümde ip görünmez,
ama en usta ellerde bile çözülmez.
Böyledir,Üstad dediğinin
halka yardımda bulunması
hiç kimseyi geri çevirmemesi,
var olanlara şefkat duyması
ve hiçbirini reddetmemesi.
Bunun adı parlamaktır.
Bu sayede iyi adam kötü adama bir öğretmen,kötü adam iyi adama bir tarladır.
Öğretmene kıymet vermemek ve tarlayı sürmemek en keskin aklı bile karışırtırır.
Bunun adı, 'hayat memat sırrı'dır.
Birini sırf nefret ettiğiniz için takip etmeyin. Nefret ettiğiniz İnsanları takip etmek haklı öfkenize bir odak noktası kazandırmıyor. Öfkeyi daha da körüklüyor. Tuhaf bir şekilde öfke, sizinki dışında sadece aşırı uçtaki görüşlerin bulunduğu hissini yaratarak kendi "yankı odanızı"· güçlendiriyor. Sizi mutsuz eden şeylerin peşine düşmeyin. Kendi değerinizi başkalarına göre belirlemeyin. Kendinizi karşı olduklarınıza göre tanımlamaya çalışmayın. Yandaş olduklarınıza göre tanımlayın. İnterneti de bu şekilde kullanın.
Hatırlamak istemiyordu. Anılarının bu noktasında derinliği görünmeyen bir uçurum açılıyordu. İçinde kötü kurdun uluyan sesinin sonsuz bir yankı gibi tutuklu kaldığı bir uçurum.
Mekan tuzak değil
Sen tebessüm ettikçe, aldırmadıkça uzunluğuna yolun... Arzuladığın gibi götür beni el ele, yankıya ya da boş yere.
Bu şiir hiç bitmesin istiyorum
Açık bir hedefi olmasın onun
Ne bir sürgün haritası olsun
Ne de bir memleketi
Bu şiirin bitmesini istemiyorum
Mutlu bir sonla ya da ölümle
Nasıl arzularsa öyle olsun bu şiir:
Başkasının şiiri olsun. Karşıtımın şiiri. Rakibimin şiiri...
Duası olsun hem kardeşimin hem düşmanımın.
Tut ki şiirdeki muhatap benim, ben ki konuşan bir gaip.
Tut ki bedenimdir yankı. Tut ki ben senim ya da bizden başkası. Ve tut ki ben başkasıdır!