Veysel günler geçti yaş 60 oldu
Döküldü yaprağım günlerim soldu
Gemini yükünü aldı gam ile doldu
Harekete kimse mani olamaz.
...............................
OKUDUM BİTTİ
Kitap Adı: Gölgeler
Kitabın Yazarı: Ogün ORPARS
Kitabın Yayınevi: ORPARS Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 80
Kitap Yorumu: Bu eseri okumadıysanız şiir okudum saymayın kendinizi. Hayal diyarlarından, gerçekliğe inemeyeceğiz bir kitap. Ruhunuz işleyecek satırlarda kaybolma garantili şiirler... İçinizden bir parça koptuğunu hissedersiniz güzel şiirler okuyunca. Aslında hayatın ve dünyanın da bir şiir olduğunu buna dair eserler okuyunca anlıyorsunuz. Acısı, tatlısı, aşkı, Hayal kırıklığı neler neler var diyor insan; hem dünyada hem de şiirler de. İçimde bir evren var ben bir evrenin içindeyim demekle eş değer aslında bir şiirin içinde olmak ya da şiirin kendisi olmak. Çok keyif aldığım bir eser.
Keyifli okumalar dilerim şimdiden.
Kitap: Çeşitli Şiirlerden Oluşmakta.
(Alıntı) :
"SON RÜZGAR
Solmuş yaprağım, Solmaya mecalim yok,
Hayat çeşmesinden, hayat bul.
Gölgemi tenine sarmala, geceyi avuca, Yastığının başında kandil.
Tırnaklarını geçirip toprağın bağrına,
Yanaşayım soluğuna, son nefese...
Ruhum yol alırken, tenim tenimle...
Ruhum ruhumla kaldığında...
Son sızı olsun karanlık gözlerin. ''
2022 yılı Sait Faik Hikaye Armağanı Ödülü’ne layık görülen “Yok Yolcu” isimli öykü kitabı, Kamil Erdem’in üçüncü eseridir. Kitaptaki on öykü, uyumlu bir kompozisyon oluşturuyor. Gerçeğin ağırlığı sis perdesi arkasında ve uğultular arasında karşılaşıyor okuru. Politik söylemlerin satır aralarına yerleştirildiği “meselleri” kimi zaman umutla kimi zaman da bir iç çekişle okuyoruz. Özgürlükleri kısıtlayan “otorite”nin varlığını hissediyoruz. Yazar derdini edebî dili kesintiye uğratmadan, özgün bir üslupla aktarıyor. Modern eserine unutulmaya yüz tutmuş sözcükler serpiştiriyor. Zaman zaman söz sanatlarından özellikle kişileştirmeden yararlanıyor. Söğütle, tavanla , börtü böcekle konuşuyor. Kurguya göre dili eğip büküyor.
Öykülerde en çok dikkatimi çeken unsur zaman kavramı. Kahramanlar şimdi ve geçmiş zaman arasında mekik dokuyor.Kaybettiğimiz belleğimizi yokluyorlar. Dünden bugüne; bugünden düne sıçrayan düşünceleri anlatmak için kullanılan bilinç akışı tekniği, öykülere çok yakışıyor.
İşte nerede başlayıp bittiği bir türlü kestirilemeyen hayat, "yarın" demeye devam ediyor…s.13
Kafkas'tan buralara, bu sarı güzde, benim de yaprağım döküldü, dedi Semiha söğüde o gece.Yaprağını dökmeye başlamış söğütle çıkıp çıkıp söyleşti sonraki gecelerde.s.33
Hem zaten insan kuşku duyulmayacak kesin şeyleri düşünmeye gereksinim duymaz ki. Hep olasılıklar, umutlar, hayaller üstünedir düşündüğü.s.50
Valizsiz yolculuklara çıkmıştık çok, yanlış istasyonda inmiştik.s.61
Yok YolcuKâmil Erdem · Sel Yayıncılık · 2021186 okunma
Su Rengi
Asalet Salgınoğlu
ÇINARALTI YAYINCILIK
kitap sayısı: 160
Koyuverdi yapraklarım.
Şimdilerde değil sert rüzgarda, birinin nefesinde bile yıkılacak
kadar güçsüzüm.
Evladını, daha dal vermemiş gönül fidanını toprağa vermiş ve her geçen mevsim acıyı hasat eden bir anneyim.
İpek sokağında döktüm yapraklarımı. Eskişehir’den İzmir’e kadar bir
yaprağım kaldı bu dalda.
O da kendi canım. Yansam da kavrulsam da hatta can çekişsem de yaşıyorum.
Arkama bakarak yürümek benim hayatım. Bir romanda okumuştum:
“Herkesin gökkuşağında yedi renk olmaz, hatta bazılarının
gökkuşağı da olmaz.” yazıyordu.
Doğru benim ruhumun gökkuşağı yoktu artık.
Yavrum Dilara’m tüm rengim artık solmuştu.
Evlatsız anneyim ben.
Üç nefeslik bir ömür benimki.
Her şeye rağmen sabır, şükür ve dua…
KİTAP YORUMUM: İpek Sokağı 1 kitabının devamı olan Su Rengi kitabında Dilek ile Okan'ın ve len kızın hayatta kalmak, acılarını onarmak için birbirlerine olan desteklerini görüyoruz.
Dilek kızını acı bir şekilde kaybettikten sonra başka bir şehirde ailesi ile birlikte tutunmaya çalışıyorlar. Komşuluk ilişkilerini yine sevdim. Yazar tüm konularda komşuluğu güzel anlatmış.
Dilek ile Okan ile konuşmaları birbirlerine iyi geliyor ama acaba güzel birliktelik yaşanır mı? Bunu kitapta ayrıntılı bulabileceksiniz. O kadar yıkımı ancak manevi duygular onarabilirdi. Niçin acı çekiyoruz ya da kayıplar yaşıyoruz sorusunun da cevabını bulabileceksiniz.
Yazar bize din güzelliğinin maneviyatı nasıl güçlendirdiğini de anlatmış ayrıntılı. Nesrin teyzenin ise ölmesi çok üzdü beni. Bu kadar az görüştüğümüz ve hayatımıza güzel dokunuşlar sergileyen kişiler hayatımızda mutlaka olmuştur. Nesrin teyzenin mirası hem dilek'e hem de Aylin'e iyi gelecek iler ki zamanlarda da.
Kitabın yine devamı sanırım olacak duyduğum kadarıyla.
Bu kitap için Hasan Ali Toptaş'ın yazdığı çocuk romanı demeye dilim varmadı ...
Nasıl güzel bir roman ,gerçekten bayıldım... Doğanın, insan oğlu için ne ifade ettiğini aslında doğada ki ağaca ,kuşa, böceğe, her tür canlıya nasıl muhtac olduğumuzu, ama zerrece kıymet bilmediğimizi hunharca zarar verdiğimizi yazar öyle içli içli anlatmış ki okura...
üstelik bunu gencecik bir gürgen ağacının bakış açısıyla tüm yaratılmışlara ders niteliğide, masalsı anlatım kimi zaman sizi üzüntüye boğuyor.
..ben de, neden olmasın belki uçarım diye, hemen kanat çırpmaya başladım.. daha doğrusu ne kadar yaprağım varsa hızla açıp kapadım.. böyle yapınca ilkin yemyeşil bir hışırtıya boğuldum tabi.. Öyle ki ellerinde baltalarla üzerime yürüyen adamlar bile bu hışırtıyı duyunca bir an duraksadılar.
ve ben onların şaşkın bakışları altında tıpkı bir kuş gibi yerden havalandım ve boşlukta tıpkı bir kuş gibi uçmaya basladım.."
Şu satırları okuyunca anlatımda ki büyüleyici tasvir sizide alıp götürmedi mi ?
evet bir masal kitabı olabilir, ama insan doğasının zalimliği kötülüğünü çırılçıplak gözler önüne sermiş ki okurken gözyaşlarımı tutamadım ben çoğu yerde .
Dönüyoruz dolaşıyoruz ve gene insanın kötülüğüne geliyoruz. '' Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu. Gerisi boştu... Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı.''
Okuyun okutun büyük küçük herkese hediye edin bu kitabı .Bir çocuk bu kitaptaki o doğanın çığlığını duyduğunda o güzel tertemiz yüreğinde kötüleğe yer açmaz bence farkındalık o kadar önemli ki ... bir çiçeği dalından koparırken iki kez düşünür .
Bir yetişkin bu kitabı okuduğunda emin olun rüzgarın sesini dinlediğinde doğanın bu güzelim tabiatın sesine kulak vermeden edemiyecek ...Ben bir gülgen dalıyım kitabı sayesinde içinize