Ben devrini yaşayan insanların en büyük siyasi rakibiyim. Siyasiler, kumandanlar, muhteris arkadaşlarım dahil herkes benim ortadan kalkmamı ister. Çünkü sivrilen insanları rakipleri çekemez. Kendisi ifna edemez ise bile vasıta ile ifna edilmesi için çalışır. Kabahati de sonra başkaları üzerine atar. Kurtulurum zanneder. İşte Türkeş bile bile nasıf ihbar etti. O gece hükümet atik davransa idi. Baskın yapmasa idik, "saatte" kafaların önünde bizleri vururlar, iç de kapanır giderdi. Türkeş’in ihbar ettiğini de kimse inanmazdı. Cenaze merasimine de en büyük çelengi belki de Türkeş gönderirdi. Belli olmaz.
Sayfa 345·Kitabı okuyor
Hayatı yaşamaktan çok tüketiyordu artık.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Berlin garip, 1,5 milyon nüfusun 350 bini ölmek üzere bunak moruk kadınlardan oluşuyor. İnsan her an kendini bunak, yalnız ve yaşlı sanıyor. (Gene anlık bir fantazi.) 150 bin kadar da, % 10 civarında akıl hastası göze çarpıyor. 200 bine yakın da Türk köylüsü var. Japonlar, İranlılar, zenciler, punklar... öğrenciler: Geriye ne kalıyor, bilmem. Bugün radyoda Federal Almanya'da geçen yıl intihar edenlerin sayısını verdiler. 13 bini aşıyor. Günde 50 kişi. Ne korkunç bir sayı. Anarşiden öte. Burada kapitalist gelişimin bunalımını yaşayan insanların çıkmazı ve sorunları bizden daha mı güç, bilemiyorum.
Hayata Dair
“Bundan böyle yaşama her an sona erecek biri gibi düşünmeli, konuşmalı ve her işini öyle yapmalısın.”
Alıntı
“Lezzetli bir öğün yermişçesine yaşamak. Yenilen her şeyi zevkle, her lokmanın tadını çıkararak silip süpürmek ve yemeğin sonunda bittiği için üzülmemecesine doymuş olmak.”
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Biz okudukça yaşıyoruz ve varoldukça da okumaya devam ediyoruz.
Alıntı