Puan vermedi·192 syf.··
2026 99. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 10:59
Kitabın adı:Çankaya 'nın Duvaksız Gelini Fikriye Yazarın adı:Halil İbrahim Özcan Sayfa sayısı:192 Çok üzüldüm okurken. Gencecik kız yaşamdan kopmuş abi dediği Atatürk'ü deli gibi sevmiş. Bir yandan da hastalığı var. Tavsiye üzerine evi çekip çevirsin temizlik işlerine baksın düzen sağlasın diye Atatürk'ün yanına getirilir. Uçarak gelir. Çünkü çok seviyor sevdiğinin yamacında olur sonrasında hep beraber olur . Bazı çevreler bu durum karşısında durmaz dedikodu çıkarırlar tabiki önlem alınır. Mutlu mesut yaşar giderler . Taaaaa.....
Çankaya'nın Duvaksız Gelini FikriyeHalil İbrahim Özcan · Nokta Yayınları · 2007255 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 25. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 09:47
Neşesi Yeter... Kesinlikle neşesi yetti de arttı bile. Oldukça yoğun bir dönemde kafamı dağıtacak bir şeyler ararken kitaplıkta gözüme takıldı. İyi ki de okumuşum sanki yakın bir arkadaşımla sohbet ediyormuşum gibi sade yormayan ve içten bir anlatımı var. Yazarın kendi çocukluğunu ve yaşamını bu şekilde doğal bir dille anlatması okurken bendeki anıları da canlandırdı. Birçok yerde Aaa bunu ben de yaşadım diyerek yüzümde tebessümle bitirdiğim bir kitap oldu... (Küçük bir not: Okuduğum gün sayısına bakmayın, bir ara kitaba başladığımı tamamen unuttum :)
Duygu ve Düşünce
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020708 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·248 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:35
Şermin Yaşar’la tanıştığım ilk eser Altı Harfli Bir Tatlı oldu ve yazarın kalemini gerçekten çok sevdim. Kitabın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için okurken hiç zorlanmadım. İlk sayfalarda olaylar biraz yavaş ilerlese de ilerledikçe karakterlerin hikâyeleri birbirine bağlanıyor ve kitap çok daha etkileyici bir hâl alıyor. En çok, karakterlerin duygularının gerçekçi bir şekilde aktarılmasını beğendim. aile, çocukluk, sevgi ve geçmişin insan üzerindeki etkisini düşündüren, yer yer hüzünlendiren ama sıcacık hissettiren bir roman. Ben keyifle okudum ve Şermin Yaşar’ın diğer kitaplarını da okumak isteyen biri olarak bitirdim. Altı Harfli Bir Tatlı
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı kaz dağlarında... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur.*
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 24. kitabı
Tolstoy'un Hayat Üzerine Düşünceler, bir çırpıda okunup geçilecek bir kitap değildir. Tolstoy’un dili yer yer öğretici ve ağır gelebilir çünkü yazar size bir hikaye anlatmaz, adeta bir filozof gibi kavramları didikler, argümanlar sunar ve sizi kendi vicdanınızla baş başa bırakır. Kitabın ana sorusu "İnsan nasıl yaşamalı ve gerçek yaşam nedir" diye sorar. Tolstoy insanın sadece fiziksel arzularını tatmin ettiği süreci "hayvansal varoluş" olarak görür. Gerçek yaşam ise bencillikten sıyrılıp akılsal bilince ve evrensel sevgiye ulaşıldığında başlar. Kitabın bir diğer konusunda gerçek sevgiyi anlatır. Sevgi, hiçbir karşılık beklemeden tüm saf sevgisini vermesidir. Bunu anlayabilen bir insan ölüm korkusunu da yener çünkü bedeni ölsede geriye kalan ruhu bir anlam içinde kalacak. Eserin dili ise ağır, sorgulayıcı ve derin bir anlatıma sahiptir.
Hayat Üzerine DüşüncelerLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 19991,431 okunma
İnsan Ne ile Yaşar?
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
İnsan bazen bir kitabı okumaz; o kitap, insanın varoluşuna dair algısını yeniden şekillendirir. Benim için İnsan Ne ile Yaşar, tam olarak böyle bir deneyim oldu. Bilimsel metinlerin kesinliği ve ölçülebilirliği içinde uzun yıllar geçirdikten sonra, edebiyatın sezgisel ve çok katmanlı dünyasına geri dönmek benim için bir tür zihinsel deney gibiydi. Açıkçası, yeniden roman ve öykü okumaya başlarken doğru bir seçim yapıp yapmadığımdan emin değildim. Ancak Tolstoy’un sade ama derin anlatımı, bana yalnızca okuma alışkanlığımı geri kazandırmakla kalmadı; aynı zamanda insan doğasına dair bilimsel bakış açımın ötesine geçmemi sağladı. Kitap, kısa olmasına rağmen insanın varoluşuna dair temel soruları gündeme getiriyor: İnsan gerçekten neyle yaşar? Hayatımızı belirleyen şey yalnızca rasyonel düşünce ve planlama mıdır, yoksa görünmeyen, ölçülemeyen ama hissedilen değerler de bu denklemin bir parçası mıdır? Tolstoy bu sorulara kesin yanıtlar sunmaz; aksine, okuyucuyu kendi içsel sorgulamasına yönlendirir. Bu yönüyle eser, bilimsel yöntemin aksine kesinlikten ziyade olasılıklar ve anlam arayışı üzerine kuruludur. En etkileyici yanı, karmaşık felsefi düşünceleri son derece yalın bir dil aracılığıyla aktarabilmesidir. Gösterişli anlatımlara ihtiyaç duymadan; sevgi, merhamet ve insan olmanın özü üzerine düşündürür. Bu, bir bakıma bilim ile felsefenin kesişim noktasını hatırlatır: biri dış dünyayı anlamaya çalışırken, diğeri iç dünyayı keşfetmeye yönelir. Kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca bir hikâye değil, zihnimde yankılanan ve zamanla derinleşen sorular kaldı. Belki de bu kitabın bende bıraktığı en önemli iz, yeniden düzenli okumaya başlamam oldu. Bazen bir alışkanlığı yeniden kazanmak için uzun ve karmaşık eserler değil, doğru zamanda karşılaşılan anlamlı bir metin
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,5bin okunma