Fakat onun siyah gözlerinde, siyah ve acı dolu bakışlarında ruhunu eriterek kendine çeken bir güzellik, onu bir saniyede sersem ve yorgun bırakan bir büyü vardı ki buna karşı koyamıyor olmaktan bile acı bir haz duyuyordu. Artık vücudu ruhunu hasta edecek kadar gücünü yitirmişti.
Ve biz, milyarlarca, aşkın, yalanın, alçaklığın, kahramanlığın; kapıları, kapakları, kuş uçurmaz uzaklıkları ve ayrılıklarıyla, kahrolası yasaklarıyla, bu acayip kaos karanlığında, biz ikimiz! İki müthiş hasret, iki parça can…