Yasemin

Yasemin
@yaseminn_12
7/10
·140 syf.··
2023 11. kitabı
''hasta bir adamım ben... içi hınçla dolu, sevimsiz bir adamım ben...'' Bir piyano tuşu olmak... Matematiğin ve doğanın yardımıyla belirlenen, çıkarlar gözetilerek mutlak mutluluğu hedeflemek ama bir piyano tuşu olmak... Bu kabul edilebilir mi? İnsan, üzerinde kesin kararlar verilebilecek bir varlık mı? Çıkarlar gözetmek... nedir insanoğlunun çıkarı? Her zaman mutlu olmak mı? İyi ama insan acıdan da haz duymaz mı? Diyelim ki acıdan haz duymak uçuk bir fikir olsun ama yine de hep mutlu olmak belli bir zaman sonra hüzne ihtiyaç duydurmaz mı? Ne de olsa her şey zıddıyla bilinmez mi? Hem özgür olmak istemek hem de bundan korkmak, özgürlüğe kavuşulduğu an ondan kaçmaya çalışmak... İnsan, ne karmaşık bir yaratık. Kitabı bu gün bitirdim ve Dostoyevskinin abartılmayı ne kadar hak eden bir düşünür ve kalem ustası olduğunu bir kez daha anladım. Kitap üzerine biraz araştırma yapınca kitabın zamanında Rusya'da çıkan bazı felsefi akımlar sonucu Nikolay Çernişevski tarafından yazılan ''Nasıl yapmalı'' adlı kitaba karşı, fikirlerini anlatmak için, kitapta savunulan fikirleri kendi tarafından yorumlamak için yazdığını (yazmış olabileceğini) , bahsi geçen kitapta da insanların matematik ve doğadan yardım alıp çıkarları gözetilerek mutluluğa ulaşabileceğine dair fikirler savunulduğunu öğrendim.(kitabı okumadım sadece ufak bir araştırma sonucu bu bilgilere ulaştım bu nedenle ne kadar doğrular emin değilim fakat bunları öğrendikten sonra kitabı daha iyi anladığımı, anlamlandırdığımı belirtmeliyim.) ''Yeraltından Notlar'' kitabı da yazarın; insanın belli kalıplara sığdırılamayacak türden bir canlı olduğunu, hayatını bir cetvel gibi çizilmiş kurallar içerisinde sürdüremeyeceğini, en azından herkesin buna uyamayacağını savunan görüşlerini içeriyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk
Felsefe-Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·208 syf.··
2023 4. kitabı
"Kıssaadan hisse yeryüzünün bütün karıncaları birleşince..." Birlikten kuvvet doğar dedikleri bu olsa gerek. Sabrederek, düşünerek, vakti geldiğinde de iyi olunan iş yapılarak en büyük düşmanlar ve güçler bile altedilebilir. Umut aşılayan umudun önemini anlatan güzel bir kitap. Aslında bazı zamanlar kendini çok tekrar ettiğini düşündüğüm için sıkıldığım oldu ama meseleler üzerine derin düşünüp anlatılmak istenen üzerine düşününce bu sıkılganlık kayboldu. Sömürgelikleri, baskıları, yok edilmeye çalışılan kişilikleri, unutturulmaya çalışılan özleri, güçlüyü, zayıfı, güçlünün gücünü kötüye kullanmasını, ne kadar elde ederse etsin asla doymayan ruhları, her şeye sahip olsa da belki de çektirdiği acılardan dolayı asla huzuru yakalayamayanları, çıkarcıları, çıkar için harcanan çıkarcıları ve daha nicesini anlatıyor bu eser. Alt metinler derin düşünmeye sevk ediyor. İster istemez umutlanıyor insan okurken . Acaba diyor acaba mümkün mü karıncaların filleri alt etmesi. Mümkün mü tek bir uyanığın tüm uyuyanları uyandırması? Belki günlük hayatta zayıf görünenin kazanması bu kadar kolay değildir ama birlik olunursa... Kim bilir?
Umut
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Aylak Adam
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
İsmini tam olarak bilmediğim, kitapta C. diye bahsedilen, babasından kalan parayla hayatını geçiren aylağın hikayesine götürüyor bizi kitap İnsanın toplum içinde yalnızlaşmasını, yabancılaşmasını hissettirerek anlatıyor. C. nin çocukluğunda yaşadıkları; babasından gördüğü, kendisinin çirkin bulduğu ,davranışları yetişkinliğinde de üzerinden atamaması geçmişin insan üzerinde ne denli büyük bir iz bıraktığını gösteriyor. C.nin sürekli bir şey araması asla istediğini bulamıyor olması ve kendini sürekli yalnız hissetmesi; çocukluğundan gelen ve teyzesini kaybetmesinin de büyükçe etkisinin bulunduğu, onda bulduğunu hiçbir kadında bulamıyor olmasının etkisi. Çocukluğumuzda yaşadıklarımızın ve çevremizin hayatımız boyunca üzerimizde bıraktığı etkilere değiniyor. C., Belki de sevgi görmediği için ilişkilerinde de başarılı değil, bir süre sonra monotonlaşmaktan çekinerek yaşıyor sürekli. İnsanların onu anlayacağına olan inancını da yitirmiş. Herhangi bir uğraşı olmadan, aramak ve bulamamak arasında bir kısır döngü içerisinde. Ona bir tavsiye vericek olsam gidip bir hayvan sahiplenmesini önerirdim. Kadınlarda aradığı teyzesini (sevgisini) belki de bir köpekte bulucak bunun ona iyi geleceğini düşünüyorum. Kitabı okurken bazı anlar Oğuz Atay okuyormuş gibi hissettim karakteri o yazmış gibiydi özellilkle kafasındaki düşünceleri okuduğum sırada hissettim bunu. Ve bundan oldukça zevk aldım. Güler ve Ayşe ićin de bişeyler yazmak istiyorum bence C. Onları sevdi kendi çapında. Sevgiyi arayan birinde ne kadar sevgi bulunursa o kadar işte. C. küçüklük tranvmalarından kurtulabilse güzel bir ilişkileri olabilirdi özellikle Ayşe'yle ama bunun için önce C.nin kendini iyileştirmesi gerek... Kitabı genel olarak sevdim C. için üzgünüm imkansız gibi duruyor ama umarım bir gün aradığını bulur ve
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Hayvan Çiftliği
Puan vermedi
Çok anlamlı bi kitap uzun zaman önce okumuştum bu yüzden bazı yerleri unutmuş olabilirim ama genel bi yorum yazıcam. Kitap bir çiftlikteki hayvanların insanların hülümdarlığından bıkıp isyan çıkarmasını, çiftliği ele geçirmesini ve ardından yaşananları anlatıyor. Bu devrimin başında domuzlar vardır çünkü diğer hayvanlardan daha zekidirler. Başlarda herşey iyidir hayvanlar çok çalışırlar ama bu çalışmayı kendileri için yaptıklarını bildiklerinden bu ağır çalışmalar zorlarına gitmemektedir. Hayvanların zorlandıkları bir diğer husus makineleri kullanamamalarıdır çünkü hayvanların fiziksel özelliklerine uygun değildirler. Diğer hayvanlar için durum böyleyken domuzlar için durum farklıdır onlar işlerini halledebilmektedirler çünkü işleri hayvanları yönetmektir. Zaman bu şekilde akıp giderken hayvanlar öteki çiftlik sahipleri tarafından yapılan kanlı bir saldırıya da uğramış, bunun da üstesinden gelmişlerdir. Eğer domuzlar domuzluk yapmaya başlamamış olsalar durum gayet iyi ilerlemektedir fakat zamanla " tüm hayvanlar eşittir" kaidesi bozulmaya başlıyor ve domuzlar insanların evlerinde yaşamaya, onların giysilerini giymeye ve öteki hayvanlara üstünlük sağlamaya başlıyorlar. Ne zaman ki bazı hayvanlar bu duruma tepki gösterse domuzlar konuşmalarıyla onları susturuyorlardır. Bir zaman sonra bir akşam çiftliği ziyarete gelen başka çiftçiler çiftliği çok beğenmiş ve domuzlarla birlikte masaya oturmuşlardır. Bu durumu öteki hayvanlar camdan seyretmektedirler. İlk kez hayvanlar ve insanlar eşit koşullardadırlar. Hayvanlar masadakilere bakınca hangilerinin onlardan birileri olan domuzlar olduklarını anlayamamışlardır. Bu kitap gösteriyor ki yönetimi kime verirsek verelim bize verilen o "eşitlik" hayali asla gerçekleşmiyor birebir kendi içimizden çıkardığımız biri bile zamanla
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kapı Yayınları · 2021296,4bin okunma
Dönüşüm
7/10
·74 syf.··
2022 1. kitabı
"Gregor Samsa, bir sabah huzursuz edici rüyalarından uyandığında, kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." Sanırım hepimiz bir gün böceğiz. İnsanların işlerini görmemeye artık onlara fayda vermek yerine zahmet vermeye başladığımız bir anda artık hor görülmeye değersizleşmeye başlıyoruz. Ezilmesi gereken bir böcek konumuna düşüyoruz. Tüm amacı ailesini rahat ettirmek, onları refaha ulaştırmak olan Gregor, kendi elinde olmayan bir hadise neticesinde bir böceğe dönüşünce bence hiç haketmediği bir muamele görmeye başlıyor. Duygusuzmuş, etrafında olup biteni kavrayamıyormuş gibi davranıyorlar kendisine. O Kardeşinin güzel bir geleceği olması için hayaller kurarken, dönüşüm geçirince ve artık kendisine ihtiyaç kalmayınca, ondan kurtulma planları içine giriyor nankör karakterimiz Grege.Tamam hakkını yemiyim başlarda gayet iyiydi. İlerleyen zamanlarda duruma biraz alışınca daha iyi olur diye düşünüyordum fakat ona artık ihtiyaç kalmayınca böcek muamelesi görmeye başlıyor Gregor. "zaten böcek" demiyelim çünkü böcek bedenine hapsolmuş bir insan. Ailesi bunu her ne kedar farketmese bile onun da duyguları var. Belki iyi davranılsa, ondan bu denli tiksinilmese kitabın sonu böyle olmazdı. belki Gregor odasına hapsedilmese, biraz dışarı çıktı diye ondan kurtulmak gerektiği düşüncesine girilmese, herşey çok daha farklı olabilirdi. Gregor hayatına hapsolmuş biri.iş ve aile arasında dönüp duruyor.çoğumuz gibi oda makineleşmiş. Bu durumdan sapınca yani artık iş görmemeye başlayınca uçup gidiyor tüm saygınlığı. Bir nevi özgürleşiyor ama bu özgürlük onu haketmediği bir sona götürüyor. Acaba etrafımızda insan olmasına rağmen böcekmiş gibi davranılan kaç insan vardır. Böceğe dönüşmemiş olsa bile öyle muamele gören insanlar, her şeyin farkında olup ellerinden
İnsan ve Duygular
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma