"neydi bu insanların hayvanlara olan nefretinin kaynağı? bir insanın kalbinde nasıl olur da azıcık can sevgisi olmazdı? hissettiği fark edişin ağırlığı ile gözleri sulanmıştı, sildi gözlerini. sevgisizlik resmen bir hastalıktı, henüz tıp dünyasında adı konmamış, insanlığı bozan, yıpratan, dünyayı cehenneme dönüştüren bir hastalıktı ve belkide bulaşıcıydı.
bu durum bir gün toplum tarafından hastalık olarak görüldüğünde, dünyadaki en acınası hastalık bu olacaktı, çünkü seni tüm dünyası yapan bir varlığın o yüce sevgisinden eksik kalıp yüreği böylesine coşturan bir duyguyu hissetmiyor olmak Allah'ın sevgisinden ırak kalmak değildi de neydi?"
"ölümsüzlük dünyada ulaşılabilecek en büyük mutluluk değildir. yeryüzünde gerçek mutluluk, tanrıların yardımıyla insanların hafızasından silinmeksizin gerçek ölümsüzlüğü bulabilmektir."
“aslında hayat denen yolun üzerinde ne yanlış diye bir sapak, ne ayıp adında bir sokak, ne de seni yargılayacak çukurlar var. yol boyunca sadece senin hissettiklerin, senin yaşadıkların, yaşadıkların yüzünden taşıdıkların ve taşıdıkça yaralandıkların var.”