yasır

yasır
Puan vermedi·128 syf.··
2021 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 17:31
Yunan mitolojisini, Yunan felsefesini ve özellikle Veritas dizilerini seven bana tokat gibi çarpan bir kitap oldu. Öğrendiğim kadarıyla Epikharmos’tan günümüze sadece 65 fragman kalmış, bunlar da direkt olarak kendisinin bir kitabından değil, ondan alıntı yapan başka başka isimlerin kitaplarından toplanmış fragmanlar. Herman Diels ile Walter Kranz bu kitaplardan yapılan alıntıları seçilip derlemiş ve şu an incelemesini yaptığım “Fragmanlar” isimli kitabı oluşturmuşlar. Tabii başka kitaplardan sadece cümle olarak alındığı için ne dediği, nerede/niçin dediği ve neye ithafen söylediği de bilinmediği için Diels ve Kranz tahmin yürüterek bu fragmanları açıklayıp yorumluyorlar Genel olarak güzel bir eser, araştırıp bunu bize sunan Diels ve Kranz’in, bunu basan Alfa Yayınevinin ve çeviren Cengiz Çakmak’ın emeklerini hiç boş geçmeyerek ellerine ve kalemlerine sağlık demek istiyorum ama çoğu yerinde Heraklitos’tan alınan cümleler, çoğu fragmanın doğrudan Heraklitos’unklerle benzer olması yüzünden bunu okuyacağınıza Herakleitos ‘un Fragmanlar isimli kitabını okumanızı öneririm. Bu kitapta geçen çoğu şeyi bulmakla kalmaz, fazlasına da erişmiş olursunuz okuduğunuz için teşekkür ederim
Felsefe
FragmanlarEpikharmos · Alfa Yayınları · 201871 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·215 syf.··
2021 38. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 17:23
öncelikle bunun bir inceleme olmadığını belirtmek istiyorum. çünkü inceleme yapamayacağım kadar beni aştığını hissettiğim ama hiçbir şey demeyecek kadar da okuyup geçemeyeceğim bir kitaptı. o yüzden buraya birkaç şey yazıp gideceğim her şeyden önce, okumama vesile olup bu kitabı bana öneren @_aristo_ ‘a çok teşekkür ederim. puan olarak 10/10 verebileceğim neredeyse her kitabı ya sen önerip oku dedin yahut da senden görüp okudum. sayende çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. benim için bir öğretmen, bir yol gösterensin, her şey için ne kadar teşekkür edersem az kalır, iyi ki varsın ve şimdi kitaba dönecek olursam, dediğim gibi kendimi inceleme yapabilecek kapasitede göremiyor ve bu yüzden kısa keseceğim. çok güzel bir metin, çevirmeni Oğuz Adanır’ın deyişi ile, oldukça ağır bir metin olmakla birlikte, çok büyük bir keyif alarak okunabilecek bir eser. özellikle “gösterge nasıl öldürüldü?” , “hepimiz birer agnostiğiz” , “kötülük ve mutsuzluk” , “kötülüğün egemenliği” , “politika çanları kimin için çalıyor” bölümlerini (üstüne basarak söylemem gerekirse, en çok “politika çanları” bölümünü) çok büyük bir zevkle okudum. baudrillard günümüz yaşamının sahte gerçekliğini ve modernizmin ardındaki esas tehlikeleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. doğrusunu söylemek gerekirse, “gerçek nedir?" sorusuna verecek bir cevabım olmadığı gibi, bu sorunun bir anlamı olduğundan da şüpheliyim ama baudrillard'a göre gerçeğe ulaşabilmemize artık imkan yok. kitapta beni en çok etkileyen, ağlamaklı hale getiren, kuşatılmış ve çaresiz hissettiren ve yüzüme tokat gibi çarpan şey de buydu zaten: ARTIK GERÇEĞE ASLA AMA ASLA ULAŞAMAYACAĞIZ (belki de tek gerçek budur). her şey koca bir yalana, şova, gösteriye, hipergerçekliğe, yani simulakra dönüşmüş durumda. şeytan modern uygarlıkta
Felsefe
Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün EgemenliğiJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2005213 okunma
B.K GİBİYDİ
Puan vermedi·216 syf.··
2021 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 10:04
Bitirdikten sonra bir süre boşluğa bakıp kendinize “ben bunu neden okudum ki?” diye soracağınız bir eser. Mitoloji ile ilgili bir şey okuyup kafamı dağıtayım diyerek başladım ve sadece yazara ayıp olmasın diye bitirdim. dizelerin çoğu ya eksik yahut kayıp, çeviri de çok iyi değildi, çevirmen önsözde, girişte falan insanı çok sıktığı yetmiyormuş gibi alt bilgilerin neredeyse hepsi boş bilgilerdi olur da okuma hatasına düşerseniz, giriş kısmını geçin ve alt notların hiçbirini okumayın. 70 sayfalık zaman tasarruf edersiniz
Şiir
Bütün Şiirleri ve FragmanlarıBakkhylides · Yapı Kredi Yayınları · 201743 okunma
2/10
·%61 (133/216 syf.)·
Kitabı, kitabın ilk sayfalarını ve özellikle de kitaba gelen site incelemelerini ve bunu okuyan tipik “feminist” Türk kadınlarını görünce içimde yayılan huzursuzluk duygusadan dolayı yarım bıraktım. güzel bir kitap, yazarın araştırmalarına sonsuz saygım var ama okuyanların doğru anlayıp anlamadığından hiç emin değilim. çünkü mevzu tecavuzden, erkek düşmanlığına gidiyor bi yerden sonra.. feminist değilim, Türkiye’deki feminizmden nefret ettiğim kadar kimseden ve hiçbir şeyden nefret etmiyorum (greenspaceler, veganlar, lgbt duyarcılarıyla kıyasıya yarışırlar gerçi). siyasal islamın tipik yobaz insanları ile kıyasıya yaraşırlar benim için aptallık, boşa duyar, yobazlık, fanatizm ve ağlaklık konusunda. daha çok yazarım ama kadın düşmanı ilan edileceğini bildiğim için susuyorum. gerçi, istediğinizi diyebilir ve beni kadın düşmanı olarak bile gösterebilirsiniz. umrumda olmaz. kendim bir insan olarak tecavüzü, cinsel şiddetti, fiziksel şiddeti ve öte şeyleri kınıyor ve böyle şeylerin olmasına göz yumamıyorum, feministlerden yahut feministleri sevdiğimden dolayı değil. neyse, kitaba dönecek olursam yazarın araştırmalarına sonsuz saygım var ama benim gibi biriyseniz okumayın, okursanız da asla diğer okuyucuların fikirlerine de bakmayın. onlardan o kadar nefret ediyorum ki, yanlış anlaşılmaya mahal verecek (beni onlarla aynı düşüncedeymişim gibi gösterecek) alıntıları da paylaşmayacağım okuduysanız, linçleyebilirsiniz. teşekkür ederim okuduğunuz için
Cinsel Şiddeti AnlamakDiana Scully · Metis Yayıncılık · 2013447 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 30. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 11:59
daha önce hiçbir kitabını okumadığım, kendisi hakkında en ufak fikre sahip olmadığım (gerçi, hâlâ da tanıdığımı ve bir fikre sahip olduğumu söyleyemem) Onur Akyıl’ın kitabı. sanırım kendisi şairmiş, aynı zamanda editörlük yapıyor ve bu da ilk romanıymış. ben de arkadaşımdan gördüm kendisini, daha doğrusu arkadaşım da onu biliyor değildi. sadece kitaba rastladım, ismi ve kapağı ilgi çekici geldiği için bahanesine sığınsam da neden aldığımı, neden okuduğumu gerçekten bilmiyorum. zaten okuduğuma da pişman olduğumu zannetmiyorum, sadece ana karekterin Mihail isimli kedisini tanımak için bile okumak isteyeceğim bir kitap. kitabın girişi (öbür arkadaşın da dediği gibi) Rus yazarlarından etkilenme gibiydi, bana da güzel geldi. sonrasında nedense hem kurgu olarak, hem olaylar akışında yazarın araya serptiği hayata, dünyaya, felsefeye dair bakış açılarınıdan dolayı bana yazı olarak Alper Canıgüz havası vermeye başladı. öbür kısımlarına da gelirsem, yazar sanki içip içip yazmış da işin full eğlencesindeymiş gibi geldi bana. Arda Yaman’ı tanır mısınız bilmiyorum ama kitabın çoğu yerinde sanki Arda karşımdaymış da onunla konuşuyormuşum gibi hissediyor, ara ara ben de eğleniyordum. neyse, spoiler vermemeye çalışarak, kitaptan biraz bahsedeyim; bir saatçi dükkanı, tamire getirilen guguklu bir saat ve bu saatin içinden çıkan Ulyanov adında minik, öfkeli bir adam. bu adamı yutan Mihail isimli kedi. sonrasında olaylar karmaşık bir hâl alıyor, zaman ve uzay bükülüyor, metafiziksel olaylar gerçekleşiyor ve Onur Akyıl ana karekterin ağzından, daha doğrusu düşüncelerinden bana okudukça Canıgüz’ü hatırlatan bir şekilde hayata, dünyaya, felsefeye dair bakışını sunuyor, hep gözümüzün önünde olup da hiç fark etmediğimiz felsefi şeyler düşündürüyor ve bunu okura da düşündürtüyor. inceleme
Edebiyat
Proleterler İçin Patafizik DersleriOnur Akyıl · Can Yayınları · 201955 okunma