Puan vermedi·176 syf.··
2026 44. kitabı
Verandada Son Yaz. Sayfaları çevirirken her öyküde kendimden, kendi kararsızlıklarımdan parçalar buldum. Hayat bizi kaç kez o yol ayrımına getiriyor değil mi? "Gitmek mi zor, kalmak mı?" sorusunun tam ortasında kaç kez sıkışıp kalıyoruz? Gidersek hafifleyecek miyiz, yoksa yanımızda taşıdığımız yükler daha mı ağırlaşacak? Peki ya kalırsak... Olduğumuz yerde kalmanın ruhumuza ödeteceği bedel ne olacak? Bu kitap, tam da o kararsızlık anlarında insanın kendi "verandasına" çekilip geçmişiyle, kararlarıyla yüzleşmesini o kadar zarif anlatıyor ki... Sanki yazar benim hiç seslendiremediğim iç sesimi fısıldamış sayfalara. Eğer siz de hayatınızın bir döneminde gitmekle kalmak arasında sıkışıp kaldıysanız, sessiz kararlarınızın yükünü kalbinizde taşıyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin. Kendi verandanızda kendinizle buluşacaksınız.
Varendada Son YazHülya Aydın Arel · Ludena Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:26
Bir yaz gecesi rüyası okuduğum ilk tiyatro metniydi. Başta okuması zor olur diye düşünmüştüm aslında ama hiç de öyle olmadı. Kitap boyunca eğlenceli bir tempo sürdü. En güzel yanı da bunu gözümde canlandırmak oldu. Hatta bazı bölümlerde direkt sahneyi izliyormuş gibi hissettim. Benim için yeni ve güzel bir deneyim oldu. Klasiklere önyargılı olanlar için bile şans verilebilecek bir kitaptı.
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·97 syf.··
2026 5. kitabı
Cumhuriyet döneminin tanınmış yazarlarından Orhan Kemal'e ait romanımız Baba Evi ve Avare Yıllar olarak iki bölümden oluşmakta. Türk edebiyatında çocukluktan gençliğe geçişi en iyi anlatan eserlerden biri olan bu kitabımızın toplam sayfa sayısı iki yüz yirmi bir. İlk bölümü oluşturan ''Baba Evi'' ise doksan yedi sayfa. Kitap girişi Orhan Kemal'in hayatına ve eserlerine ayrılarak yazar hakkında ön bilgilendirme yapılmış. Orhan Kemal edebi hayatına şiirle başlamış ancak şiirin yanında deneme niteliğinde olan düzyazılar da yazmaktaymış. Orhan Kemal’in çalışmaları arasında bir roman denemesi bulan ve çok beğendiğini belirterek ona “Bırak şiiri miiri birader; hikaye yaz, roman yaz sen” diyen Nazım Hikmet'le olan tanışıklığının da bin dokuz yüz kırk yılında Bursa Cezaevinde olduğunu bu bilgilendirmelerden dolayı öğreniyoruz. Kitabımızın ilk bölümünde yer alan eser adı Baba Evi... Otobiyografi türündeki bu eserde kimi zaman biyografik öğelerden de faydalanılarak; toplumda saygınlığı bulunan, statü sahibi, ataerkil bir ailenin konakta yaşadığı günler anlatılır.. Önsözde yazar Adana kahvehanelerinden birinde Küçük Adamı tanıdığını sohbet sırasında onun hayatından etkilendiğini ve yazmaya karar verdiğinden bahseder. Küçük Adamın hikayesidir kitapta anlatılan ancak Orhan Kemalin hayatını az çok bilenler kurgusal karakterlerin yanında kendi hayatından derin izler taşıdığını rahatlıkla görebilirler. Baba evinin anlatımı Çanakkale savaşlarının devam ettiği dönemde küçük adamın doğumunun dedesi tarafından askeri görevde olan babaya telgraf çekilerek haber edilmesiyle başlar. İlerleyen sayfalarda Osmanlı’nın son demlerinde zaman zaman görevi dolayısıyla başka şehirlere gitmek zorunda kalan otoriter, despot bir yapıya sahip babanın çocuklarının okumasını, onların saygın bir meslek
Baba EviOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20082,757 okunma
8/10
·230 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:44
Adınla Çağır Beni’yi bitirip direkt Bul Beni’ye daldığımda ne beklediğimi bilmiyordum. İlk kitapta o yaz İtalya’da yaşanan şey bir “yaz aşkı” gibi kalmıştı aklımda. Ama Aciman bu kitapta tokat gibi gerçeği yüzümüze vuruyor: Zaman geçiyor, insanlar değişiyor, ama bazı izler değişmiyor. Bu kitap aşk romanı değil aslında. Kayıp romanı. Elio büyümüş, baba olmuş, hayat kurmuş. Ama içinde hep o “ara beni, bul beni” cümlesi duruyor. Benim en çok takıldığım yer şurası oldu: “Sadece sevdiğimiz için tanıdığımızı sandığımız insanları görmediğimiz daha ne kadar farklı katmanları var?” İlk kitaptaki o gençlik yangını yok burada. Yerine olgun bir sızı gelmiş. “Yaşanmamış hayatın bedeli her daim zaman” dediği yerde kitabı kapattım, tavana baktım. Çünkü hepimizin hayatında bir “Oliver” var. Söyleyemediğimiz, cesaret edemediğimiz, gurura taktığımız biri. Spoiler yok ama şunu söyleyeyim: İlk kitabı sevdiysen, bu kitap seni rahatsız edecek. Çünkü Aciman “mutlu son” yazmıyor, “gerçek son” yazıyor. Ve gerçek son genelde yarım kalıyor. Sizce Elio haklı mıydı? Yoksa 20 yıl çok geç miydi? Yorumlara yazın, tartışalım.
1000Kitap
Bul BeniAndré Aciman · Sel Yayıncılık · 20221,038 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:02
Verandada Son Yaz” kitabının kapağı ve atmosferi, tam da aradığımız o huzurlu ve melankolik yaz akşamlarını yansıtıyor. “ Kitapta beni en çok yakalayan şey, kurgunun ötesinde o gerçeklik hissi oldu. Hani bazen bir arkadaşınızla oturursunuz da hiç tanımadığınız insanların hayat hikayelerini dinlerken kendi hayatınız üzerine düşünmeye başlarsınız ya; bu kitap tam olarak öyle bir sohbet ortamı yarattı bana. Karakterlerin kendi içsel yolculukları, “acaba ben olsa ne yapardım?” dedirten o anları o kadar sahici ki… Belki de bu kitabı özel kılan, bitirdiğinizde bile sizinle kalmaya devam etmesi… Sayfalar kapanıyor ama hissettirdikleri zihninizde uzun süre dolaşıyor. Bazı cümleler, bazı sahneler gün içinde bir anda aklınıza düşüyor ve sizi tekrar o verandaya, o sakinliğe götürüyor. Tam da bu yüzden, sadece okunup kenara bırakılacak bir kitap değil; ara ara dönüp yeniden hissedilecek bir yolculuk gibi… Özellikle yazarın anlatımındaki o yalınlık, karmaşık duyguları tek bir cümlede çözebilmesi beni çok etkiledi. Okurken sık sık durup, “Evet, aslında her şey bu kadar basit olabilir mi?” diye sordum kendime. Eğer aradığınız şey sizi yormayan ama okuduktan sonra içinizde ince bir sızıyla karışık huzur bırakan bir kitap ise, bir şans verin derim.
Varendada Son YazHülya Aydın Arel · Ludena Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 33. kitabı
İlhami Algör ‘den Aziz İnsanlık Kitap içeriği P24 internet sayfasındaki “Okumalar, değinmeler” isimli yazı dizisinden alınmış. Kitabı bitirince p24 blog sayfasını da ziyaret edip oradan da inceledim. “İlhamice” yorumlar olarak isimlendiriyor bunları. Bu kitabı kendisiyle çay içerken imzalattığımı da belirtmek isterim ve ayrıca paylaşım fotoğrafındaki genç ve dinamik yazarımızın ta kendisi. İçeriğinde bir çok kitap hakkında düşünceleri, incelemeleri okuyoruz ve bir sürü kitap önerisi almış oluyoruz. İncelemeyi de kendine göre yorumluyor ve kafamda girdaplara sebep oluyor (Bu iyi yönde bir girdap). Sadece kitaplar değil elbette; tarih, film ve elbette olmazsa olmazımız birazcık, ucundan siyaset. Aman mazallah fazla siyaset bize çimdik falan atar. Neyse… Okurken keyif aldım; haftalık, aylık dergi/gazete takip etmenin güzel olacağını düşündüm. Bir yerden başlamak lazım. Selam sevgiyinen…. “Korku, bu gezegen canlılarının temel ihtiyaçlarından biridir.” “Tapınak, iktidarını insanlara terk etmek zorunda kalan Tanrı'nın yaldızlı hapishanesidir.” “Herkes nabzının attığı zaman ile meşgul. Fakat bazı hallerde geriye dönük bir sağırlık ve hatta ileriye dönük bir körlüğe yol açıyor şimdicilik.” “Bazılarımız ruhları rüzgârlı insanlardır. Risk algıları farklıdır. Onlar için "uyumsuz" derler. Belki de uyulması istenen nasıl bir hayat örüntüsü ise, o örüntünün rollerine ikna olmamışlardır.”
Aziz İnsanlıkİlhami Algör · İletişim Yayınları · 20247 okunma
Reklam
Reklam