Alein Kentigerna

Alein Kentigerna

8.3/10
467 Kişi
·
1.008
Okunma
·
72
Beğeni
·
6.683
Gösterim
Adı:
Alein Kentigerna
Unvan:
Polisiye-gerilim romanı yazarı
Anagram gibi bir isme sahip olan, halüsinasyon adlı gerilim dozu yüksek ve sürükleyici fbi - seri katil polisiyesine imza atmış, internet ya da başka bir kaynaktan hakkında bilgiye ulaşmanın neredeyse imkansız olduğu esrarengiz edebiyatçı.
Toplum, bir aradayken acımasız, ama yalnızken duygusal ve merhametli bireylerden oluşan tutarsız ve melankolik bir hastadır! Kendileri acı çekerken hepsi merhamet ister, kendilerinden olmayan biri acı çekerken de idam ağacının dalına yağlı urgan ilmikleyen, gözünü kan bürümüş bir cellat kesilir!
'' Birinin delilik anında işlediği cinayetlerde bile zekası durmaz John. Çoğu ruh hastasının birini öldürdüğünde delilleri saklayacak kadar bilinci yerinde oluyor. ''
Nutkum tutulan bir konu okumak beni her zaman şaşırtır heyecanlandırır vs. lakin bu nasıl bir konudur anlatım ve inandırıcılığa sahiptir ki konu itibariyle sarsıntı sonu itibariyle şok yarattığı tecrübeyle sabittir. İnanın okurken kanlı canlı halüsinasyon görmeme sebep oldu yine yazar :/
1743 yılında Brezilya'da işlenen cinayetlerdeki vahşet daha önce görülmemiş nitelikteydi. Yüzbaşı Alvaro uzaklaştırıldığı göreve geri getirilince, hiç ummadığı insanlık dışı, ruh hastası bir katilin peşinden gideceğinden habersizdi...

İntikam duygusu ne kadar yıl sonra taşıp eyleme dönüşebilir? Her kurbanı gördüğünde Alvaro bu soruyu sormaktan kendini alamıyordu. Yavaş yavaş şüphelileri ortaya çıksa da o kanıtlardan çok hisleri ile parçaları yerine oturtmaya çalışıyordu. Öldürülen insanların kanı ile not bırakan katil, "Ölüm Peygamberi" olduğunu iddia ediyor, insan zihnini zorlayan vahşetine devam ediyordu...

Yüzbaşı Alvaro, atı Hugo ile bir tanıktan ötekine koştururken, hislerinde yanılmadığını fakat katilin aristokrat biri çıkmasından duyduğu endişe, kendisi gibi basit bir yüzbaşının üstelikte hiç iyi bir sicile sahip olmadığı için; halk, kilise ve Engizisyon Mahkemesi karşısında nasıl bir tedbir alması gerektiğine karar veremiyordu...

Terk edilmiş duygusu ve katilin acımasızlığı ile tam bir çıkmaza girmek üzere iken, şahit olduğu olay karşısında önce dehşete düşecek, sonrasın da ise yoluna devam edecekti...

Kitabın son bölümüne gelene kadar fantastik bir eser okuduğunuzu fark ettirmeyen yazarın kaleminin ne derece güçlü olduğuna bir kez daha şahit olacaksınız...
Pek emin olamamakla birlikte sanırım yazarın ilk denemesi falan dı ama ne deneme kendini mi deniyor bizi mi belli değil. Osmanlının içinden girmiş dışından çıkmış göz dolduran bir araştırma yapmış kültürün her kısmından haberdar :) ayrıntılarla betimlemelerle bir birinden değerli yol alıp göz boyaması cabası lakin bir yerden sonra göz boyayan yazarım ki çok severim kendisini konusuyla büsbütün kendini aşmış Osmanlıdan girip uzaylıdan çıkıp ipin ucunu da bir raddeden sonra kaçırmış belli olan o ki tabiatım gereği kötülemek değil niyetim kitabı olmaya sadece az biraz çabalamış lakin olabilmiş mi meçhul :/ çok şiddetle tavsiye eder miyim etmem ben sevdiğim bir yazar olduğu için şey ettim gerisi sizin takdiriniz. :))
Alein Kentigerna'nın kitapları beni hep heyecanlandırmıştır. Bu kitabını da bir solukta bitirdim. Ama diğer kitaplara nazaran daha farklı bir sonla bitti. Bu açıdan biraz hayal kırıklığına uğradım.


Tanrı'nın Psikopat Çocuklarını okurken kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz birden. Sanki orada ki dedektif bendim ve gece uyurken veya yemek yerken kafamda hep sorular dolaşıyordu ve aklım hep kitaptaydı. Kitabın dili bayağı akıcı ama yazarın benzetmeleri beni çileden çıkarttı. Çoğunlukla cümleyle alakasız benzetmeler yapmıştı ama bir süre sonra alıştım. Kitabın içine yeni karakterler girmesi kafamı karıştırdı ama bir süre sonra buna da alıştım. Çünkü kitap o kadar heyecanlıydı ki kusurları görmezden geliyorsunuz. Sonunun daha farklı olmasını isterdim. Yazarın sürekli şeytandan bahsetmesi de biraz rahatsız ediciydi. Ama belki de anlatmak istediği şeytanın ta kendisi olduğu için bu kadar çok bahsetmiş olabilir.


Birkaç kusur dışında her zaman ki Alein Kentigerna kitabıydı bana göre. Bu yazarı okumayı seviyorum ve okumaya devam edeceğim. Kitabı herkese tavsiye ederim, en azından herkesin bir tane Alein Kentigerna kitabı okumasını şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
Zeka oyunları içeren cinayet romanlarını okumayı seviyorum ve bu kitap zekice yazılmış. Kurgu inanılmaz iyi ve özenilerek yaratıldığını hissediyorsunuz. Okurken aşırı derecede geçmişteki birkaç tarihe gitmek beni biraz rahatsız etmişse de kitabı bitince yazarın neden öyle yaptığını anladım. Bizi beynimizden vurmak istemiş ve kesinlikle bunu başarmış. Yorum yapmak bile benim için çok zor oldu.
Bunun ötesinde kitap gerçekten çok kötü bir yazım dili ile yazılmış. Çeviriden mi yazarın kendi kaleminden mi bilmiyorum ama çok gereksiz yerlerde gereksiz detaylar verilmiş, heyecanın yükseldiği anlarda bu cümlelerle kitaba haksızlık yapılmış. Ayrıca çok sık olarak insanı rahatsız eden ifadelere yer verilmiş ve bunlar sık sık tekrarlanmış. Kitabın sonunda yapılan düz açıklama çok basit gibi geldi, daha iyi bir son yazılabilirdi. Yazar yazım dilini geliştirse çok daha başarılı işler ortaya çıkarabilir.
8.5
Kitap güzel bir tempoyla başladı ve çok güzel ilerledi, cinayetin adım adım çözümlenmesini okumaktan çok zevk alıyorum ve bu kitapta da bunu bulunca çok sevindim. Okurken hiç sıkılmadım ve temponun çok yükseldiği yerleri hem zevk alarak hem de heyecanla okudum. Kitapta gizem ve gerilim iyi dengelenmişti, ve flasbackler de kitabı daha güzel hale getirmiş.Karakterler iyi kurgulanmıştı, onlarla ilgili bilgi vermek istesem de spoiler vermeden bahsedemeyeceğim için susuyorum. Sonu ve bir kaç nokta dışında kitabı sevdim, güzel bir polisiye gerilim.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/...entigerna-kitap.html
Google'da yaptığım araştırmaya göre kitapların çevrisini yaptığı söylenen Alper Atılgan'ın takma ismi Alein Kentigerna'imiş. Yabancı kitap sitelerinde Alein Kentigerna adlı bir yazar yok. Tabi ben bu duruma üzülmedim desem yalan olur. Sebebi ise bir Türk yazarın, Türk polisiye kitapları okunmadığı için sanırım takma isimle kitap çıkarmayı uygun görmüş olması :( Tabi bu benim fikrim :)
Kitaplarının bir çoğunda orijinal isim ve çevirmen ismi yer almadığı için bu yazarın bizlerden biri olduğunu ( eğer doğru ise) bilmek onur verici olur benim için...

Kitabın konusu ise ilginç olmakla beraber çok fazla detay barındırıyor. Neredeyse her bölümde, katilin gönderdiği tehdit ile ilgili kanıt tekrar ediliyor. Her olayda mutlaka onu hatırlatacak bir anı ve hatıranın olması ise okurken sıkılmama sebep oldu. Kitabın temposunu betimlemeler ve tekrarlar düşürmese de, yazar konuyu uzatmak için oldukça fazla karmaşıklaştırmaya çalışmış...

Kitabın ana konusu " Çocuğunuzu kurtarmak için cinayet işler misiniz?" sorusu üzerine kurgulanmış. Şeytanın yasalarını savunan bir adamın, geçmişteki bir tarikatın üzerine oynadığı oyunlar ile birlikte her kurbanın ebeveyninin bildirdiği bir ismi öldürüp, kendisine vücutlarından bir parça göndermelerini istemesiyle başlıyor...

Dedektif Martin ise bu dosyayı sonuçlandırmak için üstlerinin tüm uyarılarını görmezden gelerek, istem dışı kendini "Şeytan"ın oyunlarının içinde buluyor...

Katil herkesin gözünün önündeyken, kitabın bu son ile bitmesine çok şaşırdım...
Polisiye gerilim sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap tek kelimeyle bayılacaksınız, içerisinde hem heyecan hem adrenalin hem de duygusal anlar yaşatan ender romanlardan biri :) kesinlikle tavsiye ediyorum...
Hayatımda bu kadar sürükleyici bir kitap görmemiştim. Kusursuz bir anlatım o satırların arasında kaybolmak bile haz verici...Mike'ın hayatı gibi bir hayatınız olsaydı kafayı yeme ihtimaliniz kaç olurdu ?
Hayatımda bu kadar kötü az kitap okumuşumdur. Yazarımız Alein Kentigerna'nın 8 baskı yapmış bu kitabını okuyan arkadaşların öve öve bitirememesini hakikaten anlamadım...Ekşi Sözlük'te yorumlara baktım, bir kişi de benim gibi şüphelenmiş, bunu bir Türk yazmış bence , diyor...çünkü Halüsinasyon kitabında çevirmen adı ve bilgisi yok...ama diğer kitaplarında varmış, en azından birinde, o da büyük olasılıkla özellikle eklenmiştir bence. İsmi ile ilgili anagram yapanlar da var, ulaşılan sonuçlardan biri: Naile Erginkent. Yazar için Afganmış ama Türkiye'de yaşıyormuş denen yorumlar gördüm, bir diğeri ise yayınevinin yazar için yurt dışında ve tanınmış bir yazar olduğunu söylediğini yazmış...Yazan ister tanınan ister bilinmeyen bir yazar olsun, sonuç: rezalet.

Yazarımız Kentigerna anladığım kadarıyla Lost hayranı bir yazar..ayrıca Amerikan polisiye dizilerini de iyi izlemiş... Kitabın 150li sayfalarından sonra baş karakterimiz Mike'ın bana fena halde Türkleri hatırlattığını söyleyeyim. Diyaloglar da öyle. Bazı yerlerde 70'li yıllardaki Türk filmlerini andıran diyaloglar var, inanamadım. Tahmin ettiğim gibi- spoiler veriyorum- araya üvey baba ve kız ile anneyle üvey oğul arasındaki seks ilişkisi girince başka türlüsü olamaz dedim. Yazarımız öte yandan bize Brezilya'daki favelalar üzerinden eşitlik vb tarzda gibi öğütler de veriyor, taksici karakteri üzerinden.

Mike'in ve Michael'ın diyalogları ise inanılmaz derecede kötü; çünkü yazar kitabın ilk yarısında ve henüz gerçek rengini ele vermezken yaratmak için uğraştığı ve bence bir şekilde, şöyle böyle başardığı gerilimi ve gerçeklik hissini 200. sayfaya gelmeden tamamen kaybediyor, olay Lost'un kaşık adasında çekilen bir bölümüne dönüşüyor Hele de Jack'le karşılaşılan video veya yüzleşmeler vb, kesinlikle böyle kötü birşey okumadığımın kanıtıydı, artık on yirmi satır atlayarak okumaya başladım ve olayın nihayetini öğrendim...Mançuryalı Aday filmi, Lost, hatta person of interest dizisi yazarımıza bol malzeme sağlamış.. Böylesine kötü bir şeyi en son, çok seneler önce sinemada Asmalı Konak dizisinin finali olarak çekilen Hayat adlı, sinema filmi olmak için didinen şeyi izlerken görmüştüm.

Bu kitabın polisiye edebiyata bir hakaret olduğunu düşünüyorum. Polisiye edebiyat bu değil, bu amaçla yazıldığını da düşünmüyorum... 221B dergisinin ilk sayısında polisiyenin büyük üstadları ile ilgili yazılan yazıda çok güzel bilgiler var... suçu anlatmak, sistem eleştirisi yapmak, karakter geliştirmek ve elbette, herşeyden önce, edebiyat farklı bir şey..bu kitap ise aleni bir hakaret. Bu yüzden uzak durmanızı öneririm... ya da, buyrun siz de bir tadına bakın... bakalım ne düşüneceksiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alein Kentigerna
Unvan:
Polisiye-gerilim romanı yazarı
Anagram gibi bir isme sahip olan, halüsinasyon adlı gerilim dozu yüksek ve sürükleyici fbi - seri katil polisiyesine imza atmış, internet ya da başka bir kaynaktan hakkında bilgiye ulaşmanın neredeyse imkansız olduğu esrarengiz edebiyatçı.

Yazar istatistikleri

  • 72 okur beğendi.
  • 1.008 okur okudu.
  • 27 okur okuyor.
  • 590 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları