Eddi Anter

Eddi Anter

7.4/10
48 Kişi
·
131
Okunma
·
33
Beğeni
·
4.491
Gösterim
Adı:
Eddi Anter
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
İstanbul, 1961
1961 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Nişantaşı Işık Lisesinde aldıktan sonra üniversiteyi İngiltere’de Brighton Polytechnic ve Amerika’da University of Miami’de okudu.

Uluslararası Pazarlama uzmanı olup, uzun bir süre tekstil işiyle uğraşmıştır. Bir kaç yıl boyunca bir internet sitesinde Don E adı altında kültür ve sanat üzerine yazılar yazdı.

Makale ve öyküleri bir çok gazete ve dergide yayımlandı. İlk romanı 2006 yılında piyasaya çıktı. “Lilly- Ben Bir Arap Yahudisi’yim” aylarca En Çok Satanlar Listesinde yer aldı. 2007 yılında çıkan “Kumbara” adlı ikinci ve 2009 yılında çıkan “İkilem” adlı romanı da uzun bir süre En Çok Satanlar Listesinde kaldı. “İnkar” 2011 yılının son aylarında raflarda yerini aldı.

5 Lisan biliyor. Üç çocuğu var. Yaşamını Türkiye, New York ve Florida’da sürdürüyor.
''Hayatta en önemli olan şey, düşmanla savaşmak değil, düşmanı dosta çevirebilmektir.''
"Aşık olduğun kişiye değil,
Aşkın kendisine, yaşattığı hisse odaklan..."
"Her şeyi bildiğini zanneden cahil insanlar vardır; hiç bir şeyi bilmediğinin farkında olan bilgeler de."
Aslında kelimelerin ağırlığı yoktur, ona anlam yükleyenlerin taşıyacağı yük vardır.
Yürümeye başlayan bir çocuğu zorlasan bile emekletemezsin! Bildiğini zanneden birine de yeni bir şeyi asla öğretemezsin.
Eddi Anter
Sayfa 146 - Destek yayınevi
Yerde yatan annem bana kanlı gözlerle bakıp, elime kağıda sarılı bir adet kesmeşeker uzatmıştı."Al bunu oğlum" demişti gözlerinden yaşlar dökülürken."Bunu hayatın boyunca yanında taşı.Ne zaman aklına ya da başına kötü, tatsız bir hadise gelirse, cebindeki bu şekeri yokla.O zaman olayların kendiliğinden geçeceğini ve her şeyin bal tadında şekere dönüşeceğini hatırlarsın" dediğinde gözlerim dolmuştu.
Öncelikle kitapta en dikkatimi çeken şey kurgusu. Kurgu ama fantastik kurgu.
''ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, neden yaşıyorum?'' gibi sorulara her insanın kendi iç dünyasında cevaplar bulabileceğini, kimsenin cevabının bir değerine benzemeyeceğini ve aslında hepsinin de kendince haklı olduğunu düşle gerçek arasında ama pek az gerçek, çok fazla düşle harmanlayıp anlatmış yazar.
Giriş gelişme sonuç olarak yazılmamış. Bir iddiası yok, didaktik değil. Son dönemin yükselen yazarlarından Eddi Anter'i okumak biraz bilgi ve sabır istiyor. Ama bir kez tadını alınca yeni bir şey yazsa da okusam diye bekliyorsunuz.
Ben hiç Eddi Anter okumamışlara yazarın Ben Benim kitabıyla başlamalarını mümkünse Kabile'den sonra İnkar'ı okumalarını öneririm. Aksi takdirde konudan kopabilirsiniz.
Eddi ANTER'İ tanımama vesile olan kitap. Yazarın felsefi kurgusu sizi alıp götürecek. Her sayfada muhakkak altını çizeceğiniz tespitler olacak. Bazı sayfalar onlar da çok değil emin olun sıkılabilirsiniz ama okuduğunuza pişman olmayacağınız bir eser.
Kitap musevi bir azınlık olan, 77 yaşındaki Albert Karako (yasa ile adı Alper Karaköy olarak değiştirilmiş)'nun bir gece evine hırsız girmesiyle yaşamını değiştirmesini anlatıyor. Geçmişe yolculuk, sorgulamalar bol bol var. Dili ve üslubu samimi, hikaye kurgusu güzeldi. Yanıbaşımızda olmasına rağmen duyarlılık gösteremediğimiz, sosyal ve tarihi gerçeklerden beslenmiş. Azınlık olarak kalanların yaşadıkları üzücü şeyler ve buna rağmen "Türküm" diyebilmeleri; ve İstanbul'a küsmemeleri okuyanı etkiliyor.


Kitapta kahramanın bir sırlar kitabı bularak o çerçevede bize yansıttığı sorgulamalar yer yer bunalttı. Gerçi yazarın üslubudur; kişisel gelişimle karışık mistik sorgulamalar sunar. Ama bu kitapta bunaltacak derecede aşırıya kaçmış gibi geldi. Ve çok tanıdık cümleler var, aynı şeyi hissettiğimizden değil de sanki, bir yerlerde bir benzerini okuduğumuzdan.

Özetle tavsiye edemeyeceğim kitaplardan oldu maalesef. Ama eminim sevenleri olacaktır. Hak ettiği yeri bulması dileğiyle, keyifli okumalar...
Açıkcası okuduğum 200 küsur sayfalık kitap şuydu "Karşımdaki kişi kötülük yapmaktan vazgecmeyense ben neden iyilik yapmaktan vazgeçeyim".basit bir olgu üzerine yazılmış güya kişisel gelişim kitabı adaletli olmak gerekirse ben çok bir şey yakalayamadım.tavsiyelerim arasında değil ne yazık ki
Psikolojik tahliller üzerinde oldukça fazla durulan kitapta aslında bir arayış var diyebilirim. Baş karakter hayatta ki her şeyi her anını ,özellikle kendini ,yaşamını ,günah sevap gibi zit kavramları derinlemesine inceliyor,çok güzel tespitleri de var bu konularda..Alti çizilecek çok cümle sunuyor bizlere . Anlatım tarzı ve akışından ve olay örgüsünden dolayı birkaç puan kırdım daha sağlam bir kurgu ile daha başarılı bir iş çıkabilirdi. Ama dediğim gibi daha çok derin ve psikolojik bir kitap .Okumak zaman kaybı olmaz.Ama inanılmaz etkilendim diyemem..
"Küçük göllerde balıkların, engin okyanuslarda balinaların nasibi varsa akvaryumdaki ufak Japon balığının rızkını insanlardan beklemesi de büyük bir adaletsizliktir. Rızka ve yaşam süresine karar veren belli..
'Her gün Allah'tan bir hediyedir' "
Yazarından özür dileyerek hiç bir şekilde kitabın ismini ve arka kapakta yazanı yansıtan bir içerik olmadığını esefle belirtmek isterim. Herhangi bir içeriğe de sahip olmadığını düşünüyorum. Okuyacaklara kolaylıklar dilerim.
Okurken sıkıldığım kitaplardan biri oldu. Yer yer abes bir anlatım vardı sanki. Benim tarzım olan bir kitap değil. Bir ayı geçti kitaba başlayalı ancak bitti.
Yazarın ilk kitabını okudum. Çok etkilendim en kısa zamanda bütün kitaplarını okumayı düşünüyorum .Öncelikle emeğine kalemine sağlık diyorum
Bu şekilde anlatılan okuduğum ilk kitap .Bir olay yaşanıyor. Konu var yaşanan olay psikolojik sosyolojik ve felsefi boyutta ele alınmış. Her cümlenin adeta büyülü bir gücü var gibi insanı kitaba biraz daha bağlıyor .Elime aldım bırakamadım .Bazen konunun kurgu olduğunu bildiğim halde inşallah bu tür olayların yaşanmadığını düşündüm. Günümüzde yaşanan olaylarla örtüşmüş
Toplumun gerçeği ve aynı zamanda dile getiremediği bir konuyu ele almış.. Her anne babanın ve eğitimcilerin mutlaka okuması gerekir. Öyle an geldiği kitabı elimden atmak geldi içimden .Bazen isyan ettim insanlığımdan utandım . Bu tür insanlarla aynı toplumda olmanın mahcubiyetini yaşadığım. Bizler genelde hep kız çocuklarını korur kollardık. Erkek çocuklara bir zeval gelebileceğini hiç düşünmezdik. Burada gördüm ki erkekler kızlarda daha büyük bir risk grubunda.
Kısacası okuyun okutun ibret alın ve yaşamınızda olabilecekleri göz önünde bulundurun.....

Yazarın biyografisi

Adı:
Eddi Anter
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
İstanbul, 1961
1961 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Nişantaşı Işık Lisesinde aldıktan sonra üniversiteyi İngiltere’de Brighton Polytechnic ve Amerika’da University of Miami’de okudu.

Uluslararası Pazarlama uzmanı olup, uzun bir süre tekstil işiyle uğraşmıştır. Bir kaç yıl boyunca bir internet sitesinde Don E adı altında kültür ve sanat üzerine yazılar yazdı.

Makale ve öyküleri bir çok gazete ve dergide yayımlandı. İlk romanı 2006 yılında piyasaya çıktı. “Lilly- Ben Bir Arap Yahudisi’yim” aylarca En Çok Satanlar Listesinde yer aldı. 2007 yılında çıkan “Kumbara” adlı ikinci ve 2009 yılında çıkan “İkilem” adlı romanı da uzun bir süre En Çok Satanlar Listesinde kaldı. “İnkar” 2011 yılının son aylarında raflarda yerini aldı.

5 Lisan biliyor. Üç çocuğu var. Yaşamını Türkiye, New York ve Florida’da sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 33 okur beğendi.
  • 131 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 123 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları