Gülse Birsel

Gülse Birsel

Yazar
7.6/10
544 Kişi
·
2.385
Okunma
·
366
Beğeni
·
12.925
Gösterim
Adı:
Gülse Birsel
Tam adı:
Gülse Şener Birsel
Unvan:
Türk gazeteci, yazar, oyuncu, sunucu, senarist ve yapımcı
Doğum:
Cihangir, İstanbul, 11 Mart 1971
Gülse Şener Birsel (11 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, oyuncu, sunucu, senarist ve yapımcı.

Yaşam öyküsü
Eğitimi

Liseyi, Beyoğlu Anadolu Lisesi'nde okuyan Gülse Şener Birsel, lise son sınıfın yaz tatilinde üç aylığına İsviçre’de leydi okuluna gitmiştir. “Normalde iki sene boyunca yemek yapmaktan çiçek aranjmanına, "Batı Avrupa prensine nasıl hitap edilir?"den, "Ortadoğu prensi nasıl karşılanır?"a kadar hayatta karşılaşmayacağın birçok şeyi öğrendiğin bir yer orası.” diye tanımladığı okula Orta doğu'dan, Avrupa'dan, Güney Amerika'dan genç kızlar gelmektedir.

Lisans eğitimine Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nde devam etmiştir. Üniversitenin ikinci yılında gazeteciliğe merak sarmış ve Aktüel dergisinde muhabir olarak çalışmaya başlamıştır.Üniversiteden mezun olduktan sonra 1994-1996 yılları arasında ABD, New York, Columbia Üniversitesi 'nde sinema üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır.

Meslek yaşamı
Basın-yayın

1996'da Türkiye'ye dönen Gülse Şener Birsel, üç ay boyunca ATV'de kahvaltı bülteninin dış haberlerini yazmıştır. Ardından bir yıl boyunca Esquire dergisinin yayın yönetmenliğini yapmıştır. Buradan Harper's Bazaar dergisinin yayın yönetmenliğine geçmiştir. Aynı zamanda Bazaar Gelin ve Orange dergilerinde görev yapmıştır. 2001 ve 2002 yıllarında “Harper's Bazaar”, FHM, “House Beautiful” ve Gezi dergilerinin yayın danışmanlığını yürütmüştür. Aralık 2001'de, Sabah gazetesinde köşe yazarlığına başlamıştır.Şu an Hürriyet gazetesind köşe yazarlığı yapıyor.

Mart 2003'te köşe yazıları ve bazı g.a.g. metinlerinden olusan "Gayet Ciddiyim" adlı ilk kitabını yayımlayan Gülse Şener Birsel'in şu ana kadar yayımlanmış beş eseri vardır. Genellikle mizah duygusu yüklü, eğlenceli, hicivli kolay okunabilen kitaplar yazmaktadır. Kitaplarını nasıl yazdığını “Geceleri beynin muhabbeti gündüzden daha eğlenceli oluyor. Kendi akışına bırakıyorum, çenesi açılınca ben sadece tuşlara basıyorum. Aslında herkesin aklına gelen şeyler bunlar ama benim farkım oturup yazmak galiba!” sözleriyle açıklamıştır.

Genelde yazmayı konuşmaya tercih etmesini “Yazmayı bin kere tercih ederim. Aslında çekingen biriyim. Çok sevdiğim, güvendiğim insanların yanında rahat konuşup komik olabilirim. Onun dışında mesafeliyim. Ama yazarken daha güvende hissediyorum kendimi.” sözleriyle açıklayan Gülse Şener Birsel, röportajlarını bile yazılı sunmak istemektedir.

Televizyon-sinema

Gülse Şener Birsel'in televizyon ekranlarında ilk kez yer alması Mart 2002'de Atv'de yayınlanan g.a.g. reklam-eleştiri-komedi programının metin yazarlığını ve sunuculuğunu yapmasıyla olmuştur.

Şubat 2004'te atv'de yayınlanmaya başlamış olan Avrupa Yakası adlı dizinin yazarı ve oyuncusu olmuştur. 190 bölüm [4] çekilen dizi Haziran 2009'da sona ermiştir. Bu dizide başarılı bir oyunculuk sergilemiştir. Türkiye'de izlenme rekorları kıran dizi birçok hedef kitleye yayılmıştır.[6] Ayrıca Turkcell, Whirlpool ve TTnet gibi birçok markanın reklam yüzü olarak TV reklemlarında da rol almıştır.

Yer aldığı ilk sinema filmi projesi olan 2005 yılında gösterime giren "Hırsız Var" adlı sinema filminde Binnur rolünde oynamıştır. Ayrıca 2009 yapımı Yedi Kocalı Hürmüz filminde "Safinaz" karakterini canlandırmıştır.

2012 yılında, oyuncu kadrosunu bizzat seçtiği, Altan Erkekli, Beyazıt Öztürk, Olgun Şimşek gibi oyuncularla beraber oynadığı ve senaristliğini yaptığı Yalan Dünya adlı diziyle ekranlara tekrar dönüş yapmıştır. 4. Sezon başlangıcında beklenmedik şekilde 90. Bölümü ile dizi final yaparak ekrana veda etmiştir.

Şu anda Tv8 ekranlarında yayınlanan Komedi Türkiye isimli yarışma programında jürilik yapmaktadır.

Özel yaşamı

Özel hayatı ile gündeme gelmek istemeyen oyuncunun özel hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. Kendisinden 15 yaş büyük bir ağabeyi, 13 yaş büyük bir ablası olan Gülse Şener Birsel en küçük çocuktur. Babasının adı Gültekin annesinin adı Semiha olan senaristin adını annesi ve babasının isimlerinin ilk heceleriyle oluşmuştur. Gülse Şener Birsel bu konuda 'Son çocuk olunca yaratıcılığımızı kullanalım demişler' der. Cannes’da Ayşe Arman 'ın tanıştırdığı, gazeteci ve televizyoncu Murat Birsel ile 1999 yılında evlenmiştir. Karakterine uymadığı ve anne olmaya uygun olmadığı görüşüyle çocuk sahibi olmaya sıcak bakmamaktadır. Nişantaşı'nda yaşamaktadır ve Nişantaşı'nda yaşamaktan memnun olmadığını Bu Nişantaşı Beni Bitirecek! yazısıyla Yolculuk Nereye Hemşerim? kitabında belirtmiştir. Olimpiyat oyunlarının meşale taşıma geleneğini gerçekleştirmek üzere, 2008 Pekin Olimpiyatları meşalesini İstanbul Şişli'de taşıma görevi kendisine verilmiştir.

İşini severek yaptığını, Cumhuriyet Gazetesi ile yaptığı röportaj da “Valla ben bayılıyorum yaptığım işe. Yapımcılar bunu duymasaydı iyiydi ama neredeyse üzerine para veririm!” sözleriyle ifade etmiştir.
Bu ülkede bir gün,paranın yenemeyeceğini ve en büyük servetin beton değil beyin olacağını öğreneceğiz.Bir gün...
Haklı ve mağdur olmak kadar güzel şey var mı? Vicdanın rahat, kaderden de alacağın var, süper! Zamana bırak ve pis pis gülümse.
İlkokul ve lise hayatınız boyunca neler öğrendiniz?
Ben size söyleyeyim:
Trigonometri, ki ne olduğunu hatırlayan bile azdır.
Kimya elementlerinin kısaltılmış isimleri, ki sadece bulmaca çözerken kullanırsınız! Divan edebiyatındaki kalıplar, ki hatırlamıyorum, ayrıca hatırlasana ne olacak?!
Bence, gençlerin eğitiminde büyük eksikler var.
En gerekli bilgilerden hiç bahsedilmiyor.
Örneğin, nasıl iş bulunur?
Faturalar nereye, nasıl ödenir? Şehirde hangi otobüs, nereye gider?
Karşı cinse ilgi nasıl belli edilir?
Soba nasıl kurulur?
Sebzenin meyvenin tazesi nasıl anlaşılır?
Veya nasıl yumurta pişirilir?
Özellikle bu, hayatınızda sık sık başvuracağınız bir bilgidir, âmâ okulda öğretilmez. Ne der yemek pişiremeyenler?
"Valla yumurta bile kıramam!"
Ama trigonometri okudun, değil mi? Tek hücreli canlıları da biliyorsun...
Eğitimciler, nasıl iyimser bir gelecek hayal ediyorlar bizim için, acaba?
Farkında mısınız, son aylarda hayatımızda en sık gördüğümüz kişi Tayyip Erdoğan. Ben ailem ve arkadaşlarımdan daha çok, kendisiyle karşı karşıya geliyorum! Zira gazete okumasan, radyo-televizyon açıyorsun, internete giriyorsun, en olmadı bir yerde posterine rastlıyorsun.

Huşu içinde fark ettim ki Sayın Erdoğan'ı zaman zaman kendimden bile çok görüyorum! Abartma değil. Günde yirmi defa aynaya bakmıyorum mesela...
Woody Ailen 'in dediği gibi, insanlık tarihinin en güzel cümlesi "Seni seviyorum," değil, "İyi huylu çık-tı"dır! Bu noktada, yani hasta olmadığınızı öğrendiğiniz anda, gök masmavidir, güneş pırıl pırıl parlar, kuşlar cıvıldar, bütün insanlar dosttur, hayat güzeldir!
https://www.youtube.com/watch?v=n0dXNvYF3jI
Gülse Birsel
Epsilon Yayınları
"Nerelisin hemşerim?"
En sevdiğim kalıplardan biridir bu. Madem hemşerin, nereli olduğu belli işte, senin şehirden! Veya nereli olduğunu bilmediğin adama niye "hemşerim" diyorsun, hemşerim?
Ülkemi seviyorum!
Bir kadının, üstelik de eli yüzü düzgün bir kadının mizah yazması, komik olması tuhaf geliyor insanlara. Niye ki?
Gülse Birsel hakkında pek de söze gerek yok diye düşünüyorum. G.A.G. programından beri kendisini takip ederim ve beğenirim de, bana göre ülkemizin de en zeki kadınlarının başında gelmektedir, isminin hakkını da tamamen vermektedir, yani gülse, güldürse o gülücükler bir sel olur gider (neyse tamam sustum).

Birsel, kendine has olan diyaloglarındaki mizahı birebir aynı şekilde kâğıda geçirebiliyor, cümlelerini, tespitlerini okuyup gülerken kulaklarımda Gülse Birsel’in sesi ile okudum desem abartmış olmam, özellikle kısa kısa, keyifli şekilde tuttuğu bölümlerinde bana göre vurucu esprilerini okurken de yazarın gülümsemesi, mimikleri bile zihinde canlanabiliyor. Kitap zaten karşılıklı sohbet havasında gibi ilerliyor, okunması ise son derece kolay, kolay olduğu kadar da keyifli ve yine bir o kadar da içi dolu, güzel mesajlar veren kitap. Genel olarak 3 bölümden oluşuyor diyebiliriz kitaba, ilk kısımda Gülse’nin kendi hayatından yazılarını okuyoruz, zaten yazarın da dediği gibi buralar kısa ve çok çabuk bitiyor, zaten yazar da genç olduğu için hayatında uzun uzun okuyacağımız pek bilgi de yok. İkinci kısımda ise Gülse’nin cumhurbaşkanlık koltuğuna talip olduğunu ve neyi nasıl yapacaklarını okuyoruz, son bölümde ise okura verdiği, hayatını kısmen daha güzel hale getirebildiğini düşündüğü mesajlar veriyor. Talip olduğu cumhurbaşkanlığı için demeçleri çok farklı olsa da hatta uçuk ve aykırı olsa da akla yatmıyor değil, gülmelerimin arasında yazdıklarını ciddi olarak düşününce de aslında yazdıklarının hepsinin güzel şeyler olduğunu fark ettim, he olmadı mı, tutmadı mı yöntemleri, en kötüsü olarak en azından sinirlenerek haberleri izleyeceğimize gülerek izlerin haberleri, siyasete, politikaya bakarken güleriz, gülerek okuruz en azından siyaset haberlerini; çünkü inanıyorum ki ülke olarak gülmeye gerçekten çok ihtiyacımız var. Evelallah yaparsın Gülse diyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim yer yer gülmekten gözlerim yaşardı.Kitabın içerisinde harika bir mizah yatıyor.Öyle güzel sürükleyiciliği var ki, Gülse Birsel ile karşılıklı oturup sohbet ettiğim, hatta karşılık verip söylediklerime yanıt aldığım da oldu.Bu kitabı okuduktan sonra diğer kitaplarını da okumaya karar verdim .Yoğun bir iş temposundan, ya da yorucu ağır bir kitap serüveninden çıkmış iseniz ve kafanızı dağıtmaya ihtiyacınız var ise ,kafanızı telefonla ya da televizyonla değil Gülse ile dağıtın derim :)
Gülse BİRSEL'in tüm kitaplarını okumuş birisi olarak bu kitabını da beğendim. Anlatım tarzını, kalemini seviyorum. "Memleketi Ben Kurtaracağım" demiş, hadi bakalım hayırlısı, fırsat verilse korkarım ki yapar da...
Kafa dağıtmak için okumalık bir kitap, okurken eğlendim ama çoğu kişinin yorumundaki gibi kahkahalar da atmadım...
Tavsiye ederim okumanızı...
Bir Gülse Birsel kitabı daha ve yine eğlenceli geçen saatler diyebilirim. Öyle güzel ve etkileyici başlıklar atıyor ki yazılarına, zekâsına hayran kalmamak mümkün değil.
http://www.bumesele.com/yazlik-gulse-birsel/
Mizahi yönü marjinal hatta genelleme yaparsak zaman zaman çıtanın üstünde oluyor.Kendini bile ti'ye alabilen biri Gülse BİRSEL.Bu da onu samimi ve farklı kılıyor.
Bi çırpıda okudum bitti,su gibi aktı gitti çünkü konuşma diliyle yazılmış samimi konulardan,kısa kısa yazılardan oluşuyordu.Çerez niyetine okunacak bir kitap.Gülse Birsel sayesinde “Downton Abbey” isimli 1990 lı yıllarda geçen, Amerikayı kasıp kavuran bir dizinin de varlığını öğrendim.Hatta bir kaç bölüm izledim.Ayrıca Kemal Pamuk isimli Türk birisini canlandırdıkları bölümü izlemenizi de tavsiye ederim
Kitabının sonunda "Evelallah yaparsınız Gazanfer Bey..." başlıklı yazısı ile büyük ustayı andığı duygu dolu, kadirşinas yazısı ile güldürürken ağlatmayı da başardığı çok keyifle okuduğum bir Gülse Birsel kitabı. İnsan kitabı okurken; 'ne güzel, ne akıllıca mizah yapan bir Türk kadını' diye düşünmeden edemiyor.
Gülse Birsel'e ait ne varsa okuyun derim! İster köşe yazılarını takip edin, ister yayınlanmış kitaplarını okuyun, ne olursa, ama mutlaka tanışın onun mizahıyla! Ben onu Avrupa Yakası sayesinde tanıdım.
Kitaplarını almak için geç bile kalmışım :).
Karakteri, olaylara bakış açısı ve o bakış açısını mizaha dökerken ki ölçülü tavrı, keşke çevresinde tuttuğu o nadir insanların arasında olabilseydim dedirtiyor...
Yani sadece gülüp geçemiyor onun hayatının bir parçası olmak istiyorsunuz :) -Ya da ben biraz fazla kendime yakın hissettim-.
Her neyse, mutlaka okuyun! :)
Gayet Ciddiyim kitabından sonraki kitabı.Çevresine farklı bakış açılarını anlatmaya devam etmiş.Kısa metinler olduğu için ara sıra çok rahat okunabilir.
Eğlenmek ve güzel vakit geçirmek için okunabilecek bir kitap özellikle ilk kısımlar daha eğlenceliydi.. g.a.g. metinleri de bulunuyor içinde.Avrupa Yakası ve g.a.g'dan da bilenler bilir Gülse Birsel eğlendirir :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülse Birsel
Tam adı:
Gülse Şener Birsel
Unvan:
Türk gazeteci, yazar, oyuncu, sunucu, senarist ve yapımcı
Doğum:
Cihangir, İstanbul, 11 Mart 1971
Gülse Şener Birsel (11 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, oyuncu, sunucu, senarist ve yapımcı.

Yaşam öyküsü
Eğitimi

Liseyi, Beyoğlu Anadolu Lisesi'nde okuyan Gülse Şener Birsel, lise son sınıfın yaz tatilinde üç aylığına İsviçre’de leydi okuluna gitmiştir. “Normalde iki sene boyunca yemek yapmaktan çiçek aranjmanına, "Batı Avrupa prensine nasıl hitap edilir?"den, "Ortadoğu prensi nasıl karşılanır?"a kadar hayatta karşılaşmayacağın birçok şeyi öğrendiğin bir yer orası.” diye tanımladığı okula Orta doğu'dan, Avrupa'dan, Güney Amerika'dan genç kızlar gelmektedir.

Lisans eğitimine Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nde devam etmiştir. Üniversitenin ikinci yılında gazeteciliğe merak sarmış ve Aktüel dergisinde muhabir olarak çalışmaya başlamıştır.Üniversiteden mezun olduktan sonra 1994-1996 yılları arasında ABD, New York, Columbia Üniversitesi 'nde sinema üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır.

Meslek yaşamı
Basın-yayın

1996'da Türkiye'ye dönen Gülse Şener Birsel, üç ay boyunca ATV'de kahvaltı bülteninin dış haberlerini yazmıştır. Ardından bir yıl boyunca Esquire dergisinin yayın yönetmenliğini yapmıştır. Buradan Harper's Bazaar dergisinin yayın yönetmenliğine geçmiştir. Aynı zamanda Bazaar Gelin ve Orange dergilerinde görev yapmıştır. 2001 ve 2002 yıllarında “Harper's Bazaar”, FHM, “House Beautiful” ve Gezi dergilerinin yayın danışmanlığını yürütmüştür. Aralık 2001'de, Sabah gazetesinde köşe yazarlığına başlamıştır.Şu an Hürriyet gazetesind köşe yazarlığı yapıyor.

Mart 2003'te köşe yazıları ve bazı g.a.g. metinlerinden olusan "Gayet Ciddiyim" adlı ilk kitabını yayımlayan Gülse Şener Birsel'in şu ana kadar yayımlanmış beş eseri vardır. Genellikle mizah duygusu yüklü, eğlenceli, hicivli kolay okunabilen kitaplar yazmaktadır. Kitaplarını nasıl yazdığını “Geceleri beynin muhabbeti gündüzden daha eğlenceli oluyor. Kendi akışına bırakıyorum, çenesi açılınca ben sadece tuşlara basıyorum. Aslında herkesin aklına gelen şeyler bunlar ama benim farkım oturup yazmak galiba!” sözleriyle açıklamıştır.

Genelde yazmayı konuşmaya tercih etmesini “Yazmayı bin kere tercih ederim. Aslında çekingen biriyim. Çok sevdiğim, güvendiğim insanların yanında rahat konuşup komik olabilirim. Onun dışında mesafeliyim. Ama yazarken daha güvende hissediyorum kendimi.” sözleriyle açıklayan Gülse Şener Birsel, röportajlarını bile yazılı sunmak istemektedir.

Televizyon-sinema

Gülse Şener Birsel'in televizyon ekranlarında ilk kez yer alması Mart 2002'de Atv'de yayınlanan g.a.g. reklam-eleştiri-komedi programının metin yazarlığını ve sunuculuğunu yapmasıyla olmuştur.

Şubat 2004'te atv'de yayınlanmaya başlamış olan Avrupa Yakası adlı dizinin yazarı ve oyuncusu olmuştur. 190 bölüm [4] çekilen dizi Haziran 2009'da sona ermiştir. Bu dizide başarılı bir oyunculuk sergilemiştir. Türkiye'de izlenme rekorları kıran dizi birçok hedef kitleye yayılmıştır.[6] Ayrıca Turkcell, Whirlpool ve TTnet gibi birçok markanın reklam yüzü olarak TV reklemlarında da rol almıştır.

Yer aldığı ilk sinema filmi projesi olan 2005 yılında gösterime giren "Hırsız Var" adlı sinema filminde Binnur rolünde oynamıştır. Ayrıca 2009 yapımı Yedi Kocalı Hürmüz filminde "Safinaz" karakterini canlandırmıştır.

2012 yılında, oyuncu kadrosunu bizzat seçtiği, Altan Erkekli, Beyazıt Öztürk, Olgun Şimşek gibi oyuncularla beraber oynadığı ve senaristliğini yaptığı Yalan Dünya adlı diziyle ekranlara tekrar dönüş yapmıştır. 4. Sezon başlangıcında beklenmedik şekilde 90. Bölümü ile dizi final yaparak ekrana veda etmiştir.

Şu anda Tv8 ekranlarında yayınlanan Komedi Türkiye isimli yarışma programında jürilik yapmaktadır.

Özel yaşamı

Özel hayatı ile gündeme gelmek istemeyen oyuncunun özel hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. Kendisinden 15 yaş büyük bir ağabeyi, 13 yaş büyük bir ablası olan Gülse Şener Birsel en küçük çocuktur. Babasının adı Gültekin annesinin adı Semiha olan senaristin adını annesi ve babasının isimlerinin ilk heceleriyle oluşmuştur. Gülse Şener Birsel bu konuda 'Son çocuk olunca yaratıcılığımızı kullanalım demişler' der. Cannes’da Ayşe Arman 'ın tanıştırdığı, gazeteci ve televizyoncu Murat Birsel ile 1999 yılında evlenmiştir. Karakterine uymadığı ve anne olmaya uygun olmadığı görüşüyle çocuk sahibi olmaya sıcak bakmamaktadır. Nişantaşı'nda yaşamaktadır ve Nişantaşı'nda yaşamaktan memnun olmadığını Bu Nişantaşı Beni Bitirecek! yazısıyla Yolculuk Nereye Hemşerim? kitabında belirtmiştir. Olimpiyat oyunlarının meşale taşıma geleneğini gerçekleştirmek üzere, 2008 Pekin Olimpiyatları meşalesini İstanbul Şişli'de taşıma görevi kendisine verilmiştir.

İşini severek yaptığını, Cumhuriyet Gazetesi ile yaptığı röportaj da “Valla ben bayılıyorum yaptığım işe. Yapımcılar bunu duymasaydı iyiydi ama neredeyse üzerine para veririm!” sözleriyle ifade etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 366 okur beğendi.
  • 2.385 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 619 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları