Yolculuk Nereye Hemşerim

7,1/10  (44 Oy) · 
267 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.570 gösterim
Kitabımın kapağı için ginger adlı aletin üzerinde fotoğraf çektirmemin iki sebebi var:

Birincisi, mizahi yönü. Bu aracı ve bu aracın üzerinde seyahat etme fikrini resim olarak eğlenceli buluyorum.

İkincisi daha önemli. Segway, veya halk arasındaki adıyla "Ginger", beklenen konuda, yani taşımacılık sektöründe büyük bir patlama gerçekleştirememiş olduğu halde, politika alanında son yılların en hayırlı, en içimin yağlarını eriten eylemine imza atmıştır: George W. Bush tabir ettiğimiz, zeki, çok sevdiğim, güzel insan, şimdiye kadar kimsenin "Hooop, yolculuk nereye hemşerim?" şeklinde hesap sormaya cüret edemediği barış güvercini (!) A.B.D başkanını, milyonların gözü önünde, üzerinden atmak, düşürmek, yere sermek!

Ve Ginger, sadece bunun için bile "asrın icadı" payesini sonuna kadar hak etmektedir.

Elinizdeki kitabın politik yazılardan, siyasi mizahtan oluştuğunu sanmayın. Konu yine şehir hayatının cilveleri, hepimizin yaşadığı şeyler.

Ama üzerime düşeni yapıp, bir yerde üçüncü kitabımı, kendi tarzımla, iki tekerlekli, pille çalışan, maksimum 20 kilometre hıza çıkabilen naif arkadaşım Ginger'a ithaf etmek istedim!
Bu da Bush'a kapak olsun!
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2005
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789753317788
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
pınar çiçek 
18 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mizahi yönü marjinal hatta genelleme yaparsak zaman zaman çıtanın üstünde oluyor.Kendini bile ti'ye alabilen biri Gülse BİRSEL.Bu da onu samimi ve farklı kılıyor.

Gülcan Beydilli (Küçük Şair) 
 21 Tem 01:38 · Kitabı okudu · 3 günde

Gülse Birsel'e ait ne varsa okuyun derim! İster köşe yazılarını takip edin, ister yayınlanmış kitaplarını okuyun, ne olursa, ama mutlaka tanışın onun mizahıyla! Ben onu Avrupa Yakası sayesinde tanıdım.
Kitaplarını almak için geç bile kalmışım :).
Karakteri, olaylara bakış açısı ve o bakış açısını mizaha dökerken ki ölçülü tavrı, keşke çevresinde tuttuğu o nadir insanların arasında olabilseydim dedirtiyor...
Yani sadece gülüp geçemiyor onun hayatının bir parçası olmak istiyorsunuz :) -Ya da ben biraz fazla kendime yakın hissettim-.
Her neyse, mutlaka okuyun! :)

Gülse Birsel'in karakterini ve düşüncelerini beğendiğim için yazılarını ve kitaplarını da severek okuyorum. İnce bir mizahı olduğunu düşündüğüm nadir kadın mizahçılardan ve bu kitabı da benim için en az ilk iki kitabı kadar eğlendiriciydi.

Ekrem Özkara 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

Çocuga sokaktan eve gelmesi gereken saati,ödevini yapmasını,spor çantasını eve getirmeyi hatırlatmalısını,çarpım tablosunu öğretemezsiniz!
Ama bütün Pokemon ekibinin ismini ve tarihçeleriyle karekter özelliklerini ezbere bilir!
Yanılıyormuyum !?
ve daha ilginç tesbitler...Tebrikler Gülse Birsel...

Ayşegül Ekri 
23 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gülse birsel kadının da mizahi yönünü ortaya çıkaran zeki kadınlardan .mizah yönü gelişmiş olanlar bana her zaman daha sempatik gelir :) bu kitap da gayet eğlenceli ydi ;)

Serdar Poirot 
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın anılarını ve gözlemlerini okuyucuları ile paylaştığı son kitabı. Kitaptaki son köşe yazısı diğerlerine göre daha ciddi bir yazı ve kitabın adını veren yazı. Diğer kitaplarda olduğu gibi ilginç ve güzel tespitleri var. Eğlencelik kategoride güzel bir kitap.

Kitaptan 17 Alıntı

Çocuğa sokaktan eve gelmesi gereken saati, ödevini yapmasını, spor çantasını eve getirmeyi hatırlamasını, çarpım tablosunu öğretemezsin! Ama bütün pokemon ekibinin ismini ve tarihçeleriyle karakter özelliklerini ezbere bilir! Yanılıyor muyum?

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 74)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 74)

Ev kadınlığı zor iştir. Annelerimizden biliyorum. Boşuna mı gazeteci, senarist menarist olduk? Madende çalışmak, cellatlık, mezarcılık vb. hariç, çoğu meslek ev kadınlığından iyidir!
Şartlara bir göz atarsanız bana katılacaksınız:
Bütün gün çalışacaksın, ama karşılığında para vermeyecekler! Emeğinin karşılığında sadece ihtiyaçların, bütçe dahilinde karşılanacak!
Çalışma süren zaman zaman günde on iki saati geçecek.
Sigortan yok, emekliliğin, fazla mesain, yıllık iznin yok! Haftasonun yok!
İş gezisi hiç yok! Pazar alışverişi dışında! Çalışma arkadaşların büyük ihtimalle aynı kültür düzeyinden gelmeyecekler. Hatta bazı günler çalışma arkadaşın olmayacak. Zaten olanlar da senin yaptıklarına yardım etme karşılığında, akşam altı gibi, paralarını alıp gidecekler!
Öğle tatili çevre kafeler, restoranlar, en azından sohbet edilebilen bir yemekhane yerine, yalnız başına, mutfakta geçiştirilecek.
Sosyalleşme, "Ay bugün de işe giderken şunu giyeyim" gibi heyecanlar, eğlenceler, ofis dedikoduları, ofis partileri söz konusu bile değil. Depresif bir durum!
Patronlarının biri hariç, hepsi senden yaşça en az 20-25 yıl küçük olacak!
Başka şirkete transfer edilmen söz konusu olmadığından, özel bir iltifat, bir teşvik, prim olmayacak. Hatta, özellikle senden 20-25 yaş küçük olan patronların, bir yandan işlerin iyi gitmediğinden şikayet ederken, bir yandan da yaptıklarını bozacaklar!
Çalışmanın sonucunda kalıcı bir eser, bir sonuç olmadığı gibi, her hafta aynı iş düzeni tekrarlanacak.
Terfi sözkonusu bile değil.
Şan şöhret, ödül vs. hak getire!
Üstelik işinden bahsetmeye başladığın anda herkes sıkılıp kaçacak delik arayacak!
Ve en kötüsü: Kimse senin çalıştığını kabul etmeyecek!
Komşunun haftada iki saat İngilizce dersi veren 16 yaşında kızı bile "çalışıyor" görünecek, sen ise "işsiz"!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 133)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 133)

Kendi düğünümde duvak kullanmadım. "Duvak" konseptini "sıradan" bulduğum ve çok havalı, müthiş, eşsiz bir insan olduğum için, saçma beyaz çiçeklerden bir taç taktım!
Ancak derginin dördüncü sayısına gelindiğinde, mecburen duvak modelleri konusunda ansiklopedi çıkaracak derinlikte bilgiye sahiptim!
Kaderin bir cilvesidir. Zaten hayatımın her döneminde, sık sık, yukarıdan, en az benim kadar gülmeceye meraklı ve kara mizah seven birisinin veya birilerinin, beni seyredip, olan bitene püskürerek güldüğünü düşünürüm!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 17)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 17)

Uykusuzum!
Bedenim, bebekliğimden beri, gece ikiden önce uykuya dalınmasını, sabah ondan, hatta on birden önce kalkılmasını manasız buluyor!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 21)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 21)

Hayat sigortası is-te-mi-yo-rum!
Sigorta nedir? Başına bir iş gelir, zarara uğrarsın, sigorta maddi kaybını karşılar. Hastalanırsın, tedavi parasını alırsın, evini su basar, tadilat parasını alırsın, değil mi? Ölünce bana ne gibi bir servis vermeyi taahhüt ediyorlar?

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 126)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 126)

Eyvah misafir geliyor!
Yemekli misafirin değişmez kuralları:
- Muhakkak son anda sofrayla ilgili bir problem çıkar. (Aman Allahım örtüde leke var veya şarap bardaklarının biri kırıldı veya "Eee, bizim çorba kasemiz altı tane?")
- Muhakkak bir misafir evde olmayan birşey ister! (Vişne suyu, ketçap, cin-tonik...)
- Muhakkak teknik bir aksaklık çıkar, çünkü burası Türkiye'dir. (Fırın bozulur, elektrik kesilir, müzik sistemi çöker, aspiratör durur...)
- Muhakkak zamanlamayla ilgili bir problem yaşanır. (Çerezler erken biter, şişman bir erkek misafir "Yahu acıktık" der ancak siz bir saat sonra yemeğe oturmayı planlamışsınızdır! Veya zayıf bir hanım "Ay daha acıkmadık şekerim, sohbet tatlı" der ve rosto fırında kurur!)
- Muhakkak bütün misafirler bekleyip bekleyip aynı anda damlarlar ve siz kimin çiçeğini vazoya koyayım, kimin paltosunu asayım, kime içki vereyim derken, üstünkörü 'hoşgeldinler' yaparsınız ya da koşturmaktan tıknefes olursunuz.
Hanımlar, kendinizi bana daha yakın hissetmiyor musunuz?!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 139)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 139)

Hayat sigortası is-te-mi-yo-rum!
Bir de o "Kayıtlarımızda var" hikayesi... FBI'mısınız, nesiniz? Kayıtlarında varmış! "Gülse Hanım, dün öğlende Nişantaşı'nda bir kafede salata yediğiniz esnada, masanın üzerindeki kolonyalı mendillerden üç tanesini gizlice çantanıza attığınız görüldü. İnkar etmeyin, kayıtlarımızda var!"

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 126)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 126)

Sabah ansızın uyanmanın iki çeşidi vardır. Zararsız bir durumla geçici olarak uyanırsın. Yanlışlıkla kurduğun saat çalar, odada bir şey düşer, vesaire. Bir dakika sonra yine uykuya dalarsın. İkinci çeşit uyanma ise 'gerginlik yaratan uyanma'dır. Seni uyandıran şey, apartmanda sürekli zamansız başlayan tadilat, bayram çocuklarının kapıyı çalıp çalıp kaçması, insanı sinirlendirir ve sinirli bir insan bir daha asla dalamaz!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 47)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 47)

Uykusuzum!
Uykuya dalmamak için her türlü numarayı yapan, dayanıklı bir vücut, gevşeyemeyen kaslar, gergin bir sinir sistemi, yavaşlayamayan bir beyin var! İş var, güç var, sorumluluklar var, geceleri aniden hoplayıp zıplamaya başlayan bir hayal gücü var. Bu kadar uğraşın arasında gel de uyu!

Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 21)Yolculuk Nereye Hemşerim, Gülse Birsel (Sayfa 21)
2 /