Hâlid-i Bağdâdî

Hâlid-i Bağdâdî

9.4/10
17 Kişi
·
34
Okunma
·
11
Beğeni
·
825
Gösterim
Adı:
Hâlid-i Bağdâdî
Tam adı:
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî
Unvan:
Âlim ve mutasavvıf
Doğum:
Süleymaniye, 1779
Ölüm:
Şam, 1827
Zamanın ünlü hoca ve alimlerinden eğitim görmüştür. 1804 yılında Medine'ye , dört yıl sonrada Hicri 1224 yılında Hindistan'ın Cihanabad şehrinde Şeyh Abdullah Dehlevi'nin yanına giderek Nakşibendlik tarikatının eğitimine girmiştir. Burada Şâh Ghulam Ali Dehlevî'den "irşad icazeti" alarak beş ayrı tarikata halife olmuştur.

Nakşibendi,Kadiri,Sühreverdi,Kübrevi,Çeşti.

Süleymaniye'ye geri dönüp iki yıl sonra Bağdat'a giderek yerleşir. Burada öğrencilerine tefsir,hadis,tasavvuf,fıkıh gibi çeşitli dersler verir. On yıl sonra müridleri ve halifeleriyle birlikte Şam'a yerleşir.

Babası Pir Mikail'dir.Osmanlıya yakınlığı ile tanınır.Müslümanların birliğini Osmanlı Devleti'nin sağlıyacağı düşüncesindeydi. En büyük özelliği Medreselerinde eğitim dili olarak Osmanlıca,Arapça ve Farsça'nın yanında Kürtçe'yi kullanmış olmasıdır. İki temel inanç özelliği şeriata bağlılık ve Tasavvufa olduğunun tersine cerhî zikirden kaçınmak olarak özetleyebiliriz. Halifeleri aracılığıyla gerek Kuzey Irak'ta gerekse Şam,Kudüs,Bağdat ve Güney Anadolu'da binlerce müridi oldu. Sonradan "Mevlana" mahlasını aldı. 1827 yılında Şam'da veba hastalığından vefat etmiştir. Türbesi Şam'da Salihiye'de olup ziyarete açıktır.
Alemlerin hepsi, mümkündür ve hadistir. Yani yok iken var olabilir ve var iken yok olabilirler ve yok iken var olmuşlardır
...
Alemin hadis olduğunu gösteren ikinci bir delil de, alemin her zaman bozularak değişmesidir. Her şey değişmektedir. Kadim olan şey ise, hiç değişmez. Allahü tealanın zatı( yani kendisi) ve sıfatları böyledir. Bunlar hiç değişmez. (Halbuki alemde, fizik olaylarında, maddelerin hal değiştirmesi oluyor. Kimya reaksiyonlarında, maddelerin özü, yapısı değişiyor. Cisimlerin yok olarak başka cisimlere döndüğünü görüyoruz. Bugün, yeni bilinen atom değişimlerinde ve çekirdek reaksiyonlarında, madde, element de yok oluyor. Enerjiye dönüyor.) Alemlerin böyle değişmeleri, birbirlerinden hasıl olmaları, sonsuzdan gelemez. Bir başlangıcı olması, yoktan var edilmiş olan ilk maddelerden, elementlerden hasıl olmaları lazımdır.
Hâlid-i Bağdâdî
Sayfa 10 - Hakikat yayıncılık
[Atomdan, yıldızlara kadar her varlık birer hesapla, kanunla yaratılmıştır. Fizikte, kimyada, astronomide ve biyolojide keşif edilebilen kanunlardaki, bağlantılardaki nizam, akıllara hayret vermektedir. Darwin, (gözün yapısındaki nizamı, incelikleri düşündükçe, hayretten tepem atacak gibi oluyor) demek zorunda kalmıştır. Fen bilimlerinde okutulan bütün kanunları, ince hesapları formülleri yaratan, hiç noksan sıfatlı olur mu?]
Hâlid-i Bağdâdî
Sayfa 11 - Hakikat yayıncılık
Bedeninle dünyada ol, kalbinle de ahiretteymiş gibi ol.
bk. Hz. Ali'nin(r.n.) sözü; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ, 2/6(nr. 1430;Beyhakî, Zühdü'l-kendie, nr. 839)
Sonsuz sayıda isimleri vardır ama meşhur olarak bilinenler 1001 tanedir. 99 tanesi ise Kur'an ve hadis ile sabittir.
Hâlid-i Bağdâdî
Sayfa 45 - Semerkand
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a
Yolundan hiç ayırma yalvar güzel Allah'a
Her gün 5 namazı kıl Ramazan'da oruç tut
Malın çoksa Zekat ver yalvar güzel Allah'a
"Mâlâyâni (boş ve faydasız şeyleri) terk etmesi, kişinin Müslümanlığının güzelliğindedir."
Hadis-i şerif
Resimde gördüğümüz bu kitabın kapağına ya Kemahlı Feyzullah ya da Hüseyin Hilmi İşık yazar.Hüseyn Hilmi İşık hayattayken hiç bir kitabına ismini yazdırmazdı.Vefatından sonra ismi yazılmağa başlanmıştır.Takıla bileceğimiz nokta olduğu için yazıyorum.Daha eski baskılarda Kemahlı Feyzullah yazar ki, bu kitabın 66 sayfasına kadar, yazarı Mevlana Halid-i Bağdadi olan "İ'tikadname"nin mütercimidir.Kemahlı Feyzullah bu esere "Feraid-ül -fevaid" ismini vermiştir."Herkese Lazım Olan İman" adlı bu kitapta bu tercüme İman ve İslam başlığı altında basılmıştır.66 sayfadan sonra kitabın diğer kısımları Hüseyin Hilmi İşık tarafından hazırlanmıştır.Kendine ait bilgileri [ ] parantez içine aldığını itiraf etmektedir.
İslam dini ile diğer dinleri karşılaştırarak güzel bir eser ortaya koymuş yazarımız. Farklı dinde olan insanların geçmiş zamanda müslümanlığı acımasız din olarak görürler. Bu sonraya doğru elbette değişmiş. İslam dini düşündüklerinden daha güzel bir olduğunu görenlerin çoğu müslüman oluyorlar. Bunun gibi ve dört büyük kitap karşılaştırması da katarak bilgi dolu bir kitap ortaya koymuş. Kesinlikle tavsiye ederim.
Bu kitabı Kürt Tarihi dergisinde Mevlana Halid Hazretlerinin oğlu ve çocuklar için Kürtçe yazmış olduğu bir risalesinin olduğunu öğrenerek aldım. Malesef hazırlayan kişi eserin Kürtçe oluşundan ve Kürtçe'den çevrildiğinden dahi bahsetmemiş. LinkedIn uygulamasından yazara ulaştım. Yayınevinden değil kendisinin gözünden kaçan bir durum olduğunu yeni baskıda düzelteceklerini ifade etti. Nasıl bir gözden kaçmadır bu anlayamadım.

Kitabın arka kısmında el yazma eserin orjinal nüshası eklenmiş. Ordan okuyayım dedim Kürdçesini, lakin fotokopi olması, el yazısı ve Soranî lehçesinde olduğu için okurken zorlanıyorum. Yazara bunu en azından latînîze edin, yeni Kürtçe öğrenenler faydalansınlar dedim. İslam harfleri önemli değiştirilmemeli falan filan. Yine İslam'ın bütün enkazı Kürtlerin üstüne kaldı anlayacağınız. Ben latînîze edeceğim mecburen. Kitabın Türkçe kısmı Latin harflerle yazılmış.. Bari onları da İslam harfleri ile yazsa idiler. Sonra Kürtçe öğrenen Kürtler başka ideolojilerin dilini okuyunca, bu Kürtler neden dinsiz imansız oluyorlar diye de konuşurlar.

Gelelim kitabın güzel konusuna, ilk kısmı özet olarak yazarı olan Mevlana Halid hazretlerinin hayatından bahsediyor. İkinci kısım İslam nedir, iman nedir inancın temel noktalarını ele alıyor. Benim için hem bir tekrar hem yeni şeyler öğrenmeme vesile oldu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hâlid-i Bağdâdî
Tam adı:
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî
Unvan:
Âlim ve mutasavvıf
Doğum:
Süleymaniye, 1779
Ölüm:
Şam, 1827
Zamanın ünlü hoca ve alimlerinden eğitim görmüştür. 1804 yılında Medine'ye , dört yıl sonrada Hicri 1224 yılında Hindistan'ın Cihanabad şehrinde Şeyh Abdullah Dehlevi'nin yanına giderek Nakşibendlik tarikatının eğitimine girmiştir. Burada Şâh Ghulam Ali Dehlevî'den "irşad icazeti" alarak beş ayrı tarikata halife olmuştur.

Nakşibendi,Kadiri,Sühreverdi,Kübrevi,Çeşti.

Süleymaniye'ye geri dönüp iki yıl sonra Bağdat'a giderek yerleşir. Burada öğrencilerine tefsir,hadis,tasavvuf,fıkıh gibi çeşitli dersler verir. On yıl sonra müridleri ve halifeleriyle birlikte Şam'a yerleşir.

Babası Pir Mikail'dir.Osmanlıya yakınlığı ile tanınır.Müslümanların birliğini Osmanlı Devleti'nin sağlıyacağı düşüncesindeydi. En büyük özelliği Medreselerinde eğitim dili olarak Osmanlıca,Arapça ve Farsça'nın yanında Kürtçe'yi kullanmış olmasıdır. İki temel inanç özelliği şeriata bağlılık ve Tasavvufa olduğunun tersine cerhî zikirden kaçınmak olarak özetleyebiliriz. Halifeleri aracılığıyla gerek Kuzey Irak'ta gerekse Şam,Kudüs,Bağdat ve Güney Anadolu'da binlerce müridi oldu. Sonradan "Mevlana" mahlasını aldı. 1827 yılında Şam'da veba hastalığından vefat etmiştir. Türbesi Şam'da Salihiye'de olup ziyarete açıktır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 29 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.