Hans Fallada

Herkes Tek Başına Ölür yazarı
Yazar
8.4/10
448 Kişi
1.879
Okunma
120
Beğeni
13,2bin
Görüntülenme

Hans Fallada Yorumları ve İncelemeleri

Hans Fallada yorumları ve incelemelerini, Hans Fallada kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Hans Fallada puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Anne Tanrı'ya inanıyordu baba inanmıyordu...
10/10
·600 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 14:44
yazar hakkında HANS FALLADA 21 Temmuz 1893'te Almanya'nın Greifswald şehrinde doğdu. Asıl adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan yazar, l 920'de çıkan Der ]unge Goedeschal adlı ilk romanından başlayarak Hans Fallada takma adını kullandı. Altı yaşındayken ailesi Berlinıe taşındı. l 909ıda bir kaza geçiren ve ertesi yıl tifo olan Falladaının aldığı ağrı kesicilerle hayatı boyunca sürecek olan uyuşturucu sorunu başlamış oldu. Okula uyum sağlayamayan ve kendini yaşıtlarından soyutlayan Fallada birçok kez intihara teşebbüs etti. Yattığı sanatoryumda edebiyatla ilgilenmeye başladı. l 929ıda Suse Isselıle evlendi ve çeşitli gazeteler ile kitaplarının yayıncısı Rowohltıda çalışmaya başladı. Adını l 93lıde yayımlanan Bauem, Bonzen und Bombenı1e duyurdu. l 932ıde çıkan Kleiner Mann - Was Nun? büyük bir başa­ rı yakaladı ve Yahudi yapımcılar tarafından filme çekildi. Bu, yazarın l 935ıte Nazi Partisi tarafından tehlikeli yazarlar listesine alınmasına neden oldu. Maddi sıkıntılar çeken yazarın l 940ılara gelindiğinde uyuşturucu ile alkol bağımlılığı iyice artmıştı. Suse Ditzen'le boşandıktan sonra l 944ıte Fallada eski eşine bir el ateş etti. Silahı ele geçiren Suse Ditzen yazarın kafasına vurarak onu bayılttı ve polisi çağırdı. Fallada, Nazilerin akıl hastanesine kapatıldı ve burada şifreli bir şekilde, otobiyografik sayılabilecek romanı Der Trinkenı yazdı. Nazi Partisiınin dağılmaya başladığı 1944 kışında serbest bırakıldı. Morfin bağımlılığı yüzünden hastaneye kaldırılan Hans Fallada bugün en popüler kitabı olan Herkes Tek Başı­ na Ölür'ü bitirdikten hemen sonra, 1947'de hayata veda etti. *** Herkes Tek Başına Ölür 2.Dünya Savaşı yılları faşizmin, Hitler'in ,gestaponun doruk noktasında olduğu yıllar ...yahudilerden çok Alman halkının üzerindeki baskıları anlatan bir roman. Herkesin
Herkes Tek Başına ÖlürHans Fallada · Ketebe Yayınevi · 2024600 okunma
ÇokGüzel1DönemKitabı...
10/10
·608 syf.··
2022 390. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 21:31
"""Suskun kalanlar, olup biteni onaylayanlardır.""" Hans Fallada nın döneme farklı 1bakış açısı sunarak dönem içi zulümlerde toplum içindeki baskının çok tanıdık ve içimizden hissederek okurken dönem dönem yaşanan korkuları ve bastırılmaları anlatırken sanki yaşananların çok tanıdık durumlar olduğunu insan farkediyor, yani hep diyorum dönemler değişir, yapılan zulümler değişmez, sadece yöntemler değişir... Yahudi olayları içinde Alman halkının yaşadıklarına ayna tutan kitap konuyu, Alman tarafından anlatmasıyla beni ekstra etkilemiştir, yazdığı tüm cesaret isteyen gerçekleriyle... Gerçek 1hikayeden esinlenen Hans Fallada'nın "Herkes Tek Başına Ölür" kitabı, sıradan 1adamın Nazi yönetiminin zulmüne meydan okuma kararlılığının sürükleyici hikayesidir.1940 larda Berlin... Şehir ve sakinleri!!! korku dolu, zira dönem Almanya'sı içinde Nazi yönetimi altındaki kişilerin farklı şekillerde yaşamaya çalışmaları, zorbalık yapan Hitler yanlıları (en büyük tek gerçek o cinsinden ilahlaştırılarak) Persickes, Fromm ve diğer tarafta alçakgönüllü çift Otto ve Anna Quangel... Konusu, Quangel'ların oğullarının Fransa'da savaşırken öldürüldüğü haberini almasıyla sessiz varoluşları içindeki şokla, sessiz 1başkaldırı kampanyasına başlarlar. Evli çift Quangel'ler ile hırslı Gestapo müfettişi Escherich arasında yakalama ve yakalanma güdüsü içinde 1kovalamaca başlar. Başka suçlularla da karışan kurgu içinde aldatma, ihanet ve cinayet baş gösterince işler iyice sarpa sarar değişmeyen acı gerçeklerle... Aman başıma birşey gelmesin denilen 1donem içinde, zaman kavramının sorgulandığı, en yakın dediklerimiz de bile kötülüklerin arttığı, korkunun ortalıkta hep var olduğu insanın kendisinden bile şüphe ettiği, bilmenin ağır geldiği, "ülke insanlarının yarısı öteki yarısını içeri atıyor, yok ediyor"
Edebiyat
Herkes Tek Başına ÖlürHans Fallada · Everest Yayınları · 2014600 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2023 195. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 02:28
Harika yazan yazarlar gökkubbesinde yeni bir yıldız doğdu benim için Fallada ile. Dostoyevski'nin kumarbazından esinlenerek yazılmış bu 'Ayyaş' kitabı, ama bence boynuz kulağı fazlasıyla geçmiş. Bir kaç günde okuduğuma bakmayın, zaman darlığı ve başka kitaplar engel oldu bir günde okumama, yoksa o kadar akıcı ve sürükleyici ki hikaye, hemen içine çekiyor sizi ve uzun zaman yakanızı bırakmıyor. Nasıl bir kurgu, nasıl yansıtılmış kahramanımızın iç dünyası... keyifle ve hayretle okuyorsunuz. Bir insanın alkolik olması ve hayatının bu derece hızlı altüst olması mümkün mü diye sormadım değil okurken, ama düşündükçe üzerinde, inandırıcı geldi. Eşine karşı olan gelgitleri, en sonunda onu hiç tanımamışım demesini okumak da epey bir düşündürücü ve etkileyiciydi. Sonunu hiç kestiremedim ve yine şamar gibi bir sonla bitiyor desem spoiler vermiş olur muyum bilmem. Ama ağır ve bunaltıcı bir havası var kitabın sonlara doğru, kasvet çöküyor insanın üstüne adeta. Kitap daha uzun olsaydı dayanbilir miydim bilmiyorum. Bu konudaki dayanma gücüm epey düşük artık. Hasılı kelam, Dosto kalitesinde insan okuma ve sergileme, harika şekilde akıcı bir kurgu ve düşündürücülük seviyesiyle dolu dolu bir eser. Sizi bilmem ama ben Fallada'ya kesinlikle devam edeceğim. Kitapla kalın...
Der TrinkerHans Fallada · Rororo Verlag · 1971217 okunma
9/10
·860 syf.··
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2023 00:00
Selamlar! Bugünün kitabı Hans Fallada'nın1931 tarihli romanı Köylüler Kodamanlar ve Bombalar. Ahmet Arpad çevirisi romanın bir de 1973 yapımı aynı ismi taşıyan filmi var. 1920'lerin sonlarına doğru Altholm şehrindeyiz. 1920 ile 1927 arasında kötüleşen tarımda bir kriz yaşanırken, birçok çiftçi kendini ciddi mali sıkıntılar içinde buldu. Savaş ve enflasyonla zayıf düşüp, üstüne yeni borçlar yüklenen çiftçi ve köylüler bunlar yetmezmiş gibi alınan vergilerle de çok zor durumda kaldı. İşte bu dönem, bir köylü hareketini ve boykotu örgütleyerek Schleswig-Holstein Kırsal Halk Hareketi'ne dönüştü. Nefret edilen Weimar Cumhuriyeti'ne ve sisteme karşı ilk büyük gösteriler yapılmaya başladı. Zaman ilerledi ve 1929 sonlarına doğru çiftçi ve köylülerin yanı sıra mahalleler de güvenli bir yaşam sürme hayalinden tamamen koptu. İşte tam da bu dönemde Fallada, bölgesel küçük bir gazetede çalışırken, Kırsal Halk Hareketi Davası'nı mahkeme muhabiri olarak takip etti. Kitabın geçtiği dönemden biraz bahsetmek gerekiyordu. Gelelim bizim karakterlerimize. Bauer Reimers, savaş ve enflasyonla zayıf düşen işçi ve köylüleri sosyal demokrat liderliğe karşı örgütlemeye başlar. Köylülerin malları yetmezmiş gibi hayvanlarını da haczeden vergi memurlarını köyden olaylı bir şekilde gönderen Reimars ve diğerleri tüm dikkatleri üzerine çeker. Gramzow'da gerçekleşen örgütlenme, Ağustos 1929'da düzenlenen bir gösteri ile hükümete karşı bir tehdide dönüşür. Yaklaşık 3000 köylü ve çiftçinin yürüyüşünde, yanlarında hareketin sembolü olarak getirilen siyah bayrağa el konur ve birkaç kişi hapse atılır. Buradaki olayları "Köylüler" gazetesi de "Günü Gününe" adındaki sosyal demokratlara yakın olan gazete de takip eder. Ve ardından boykotlar, bombalamalar başlar. Hepsinin sonucunda Kırsal Halk Hareketi Davası
Köylüler Kodamanlar ve BombalarHans Fallada · Everest Yayınları · 201868 okunma
9/10
·336 syf.··
2020 239. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2020 18:10
Bu yıl ilk kez keşfettiğim ve istisnasız en beğendiğim yazarların en başında Hans Fallada geliyor. Yazardan okuduğum beş kitap da gerçekten birbirleriyle yarışacak kadar güzeldiler. Ancak “Ayyaş” kitabı okuduklarım içerişinde beni en çok tatmin eden kitabı oldu. Jack London’un “John Berleycorn”u (İntihar), Emile Zola’nın “Meyhanesi”nden sonra içki temalı kitapların en başarılı olanları arasına Fallada’nın “Ayyaş”nı da dâhil ediyorum. Söylediğim kitapları okumadıysanız da kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitap, yazarın hayatına dair çok fazla otobiyografik öğe barındırıyor. Yazar 1944’te karısını ölümle tehdit ettikten sonra akıl hastanesine kapatılır ve bu kitabı da orada yazmaya başlar. Yazarın yakalanma korkusundan dolayı kitabı şifreli bir şekilde yazdığını söyleniyor. Çünkü kitapta anlatılan ve eleştirilen kurumlar, düzen, sistem ve adalet mekanizması, o zamanın Almanyasında, Hitler rejiminin son yıllarında suç teşkil edebilecek unsurlardı. Kitap günlük formatında olmasa da okura öyle bir izlenim veriyor. O kadar akıcı, sade ve dokunaklı bir dil var ki ortada yazarla adeta baş başaymış, sanki çok samimi bir arkadaşınızla bir içki masasına oturmuş dertleşiyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitabın başlığına bakarak konuyu tahmin etmek zor değil ancak alkolizm burada sadece paravan bir konudur. Açıkçası kitap bir ayyaşın hayatı ya da eylemleri üzerine değil. Yazar bir kez daha aile içi geçimsizliği ve evliliği ele alıyor. Buradaki ana problem her şeyden önce bir evliliğin çöküşüdür. Magda ve Erwin Sommer’in çok mutlu bir evlilik hayatı olmuştur. Karşılıklı çabayla başarılar elde etmiş, yıllarca sıkıntılara birlikte göğüs germiş, aşkları her daim onları stres ve baskıdan korumuştur. Ancak orta sınıfa ait bu çift zamanla birbirlerinden duygusal olarak uzaklaşmaya başlar.
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012217 okunma
10/10
·476 syf.··
Beğendi
·
2024 153. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2024 13:49
Okuduğum en güzel romanlardan birisiydi desem, abartmış olur muyum? Hayır! Hans Fallada gönlümde ebediyyen bir tahta sahip oldu. Mest oldum okurken, hem güldüm hem ağladım. Babasının ölümünden sonra kasabadan Berlin'e, onu fethetmeye giden azimli delikanlıyı sevmemek ve bazen ona kızmamak mümkün müydü? Adaletsizlikler karşısında takındığı asil tavir, bir yerlere gelme konusundaki azmi, edindiği ve sürdürdüğü güzel dostluklar kesinlikle iç ısıtıcıydı. Öte yandan gönül işleri... Ah, o gönül işleri... Allah iyi insanlara denk getirsin derler ya hani. Karl Siebrecht sadece iyi insanlara denk gelmiyor, birbirinden güzel ve her biri kendince değerli olan üç kadınla tanışıyor. Bir iş tutturma, ekonomik ve sosyal alanda yükselme, dostluk ve aşk... Hiçbiri kolay kolay elde edilmeyen, elde edildiğinde bile tutması her zaman mümkün olmayan, ulaşmak ve sahip olmak kadar tutmasının da zor olduğu şeyler. Bu kitapta Karl'ın bunlarla uğraşış ve baş etmeye çalışışını okuyacaksınız, umarım benim kadar sürüklenerek ve zevk alarak. Hayata dair, insana dair o kadar çok şey var ki kitapta. Şapka çıkarıyorum gerçekten Fallada, büyük ama pek bilinmeyen bir yazarsın...
Ein Mann will nach obenHans Fallada · Rowohlt Verlag · 197039 okunma