Müjdat Gezen

Müjdat Gezen

YazarDerleyen
8.1/10
391 Kişi
·
1.064
Okunma
·
92
Beğeni
·
4.395
Gösterim
Adı:
Müjdat Gezen
Unvan:
Türk Tiyatro, Sinema ve Dizi Oyuncusu, Şair, Eğitmen.
Doğum:
Fatih /istanbul, 29 Ekim 1943
29 Ekim 1943 yılında İstanbul Fatih'de doğdu. Sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulu'nda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları' nda profesyonel oldu. Aynı yıl Vefa Lisesi'ni bitirdi. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü'ne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi.

Gezen, 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmasını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatroları'na girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-1966 yılları arasında askerlik yaptı ve oyun yazma denemelerinde bulundu. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncuları'nı kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon İstanbul Tiyatrosu'nda çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları ve film çalışmalarında ve aynı zamanda TV çalışmalarında bulundu. Aynı yıl Elif adlı kızı dünyaya geldi. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı[kaynak belirtilmeli]. 1999 yılı itibariyle 28 yayımlanmış kitabı vardır[kaynak belirtilmeli]. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur[kaynak belirtilmeli]. 1982 yılında bir yayınevi kurdu[kaynak belirtilmeli]. Yine aynı yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarı'nda Türk Tiyatrosu öğretmenliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte "Güldürü Üretim Merkezi"'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti[

1991 yılındaMüjdat Gezen Sanat Merkezi'ni kurmuştur.1992 yılında "MSM Ormanı"'nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları'nda oynandı. 1996-1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997 Devlet Tiyatroları'nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunu ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV Skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti[
Müjdat Gezen aynı zamanda şair. 74 adet şiirden oluşan "Şiirim geldi bırakın beni" isimli bir albümü var. Albümde kendisiyle birlikte Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Perran Kutman, Ali Poyrazoğlu, Rutkay Aziz ve Sunay Akın gibi isimler yer alıyor.
İlkelerin olacak
Seni satın alamayacaklar.
Aptalların uydurduğu
atasözlerine inanmayacaksın:
"Paranın satın alamayacağı şey yoktur."
"Herkesin bir fiyatı vardır."
gibi sözlere kanmayacaksın.
Onurunla, kimliğinle ve
beyninle akıllı yaşacaksın.
Üreteceksin, seveceksin,
sevileceksin, inançlarının
arkasında duracaksın.
Sevgilerin karşılıksız,
yardımların gizli olacak.
Seni attan, ottan ayıran
özelliğin farkına varacaksın.
Çünkü sen insansın,
ve bunu yakalayabildiğin gün,
bembeyaz yaşayacaksın.
Müjdat Gezen
İlkelerin Olacak
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
ÖNEMLİ NOT: Bu kitap baskıya girmeden önce Av. Celal ÜLGEN tarafından sansürlenmiştir.

Karşı gelecek insanların olduğunu bildiğim için en başa Müjdat Gezen’in savunmasını koyuyorum:
“Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini aynen yineleyerek, ‘Sen benim vatanseverliğimi yargılayamazsın, haddini bil!’ dedim. Burada ‘Haddini bil’ hakaret ise; Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok kullandığı sözler olduğunu bütün dünya biliyor.”


Müjdat Gezen, 12 Eylül Kenan Evren Darbesi’nden, beş yıl önce yazdığı “Çizgilerle Nazım Hikmet” kitabından dolayı tutuklanıp cezaevine tıkıldıktan sonra, ilk duruşmada beraat etmiştir.
“Eş dost bu olayı kitap yapmam için çok bastırdı. Beş yıl bekledim. Çünkü ‘Herif girdi, birazcık yattı çıktı, hemen bunu kitap yaptı,’ diyebilecek kitapsızları düşünerek yazmadım… Ama bu seferki öyle değil. Hemen yazıyorum. Çünkü artık yetti. Bunca yıl geçti, hiç mi ders alınmadı, demokrasiye hiç mi yaklaşamayacağız?.. Yazacağım… Konuşacağım… Oynayacağım… “

HADDİNİ BİLMEK: değerinin, yeteneğinin ne olduğunu bilmek.
olarak tanımlanıyor. Oysa Recep Tayyip Erdoğan bu sözcükleri
Had: sınır
tarifinden hareketle “SINIRINI BİL” şeklinde kullanıyor. Ben de o anlamda kullandım. Haddini, yani hududunu, sınırını bil, çizmeyi aşma…


Hakaret eden Recep Tayyip Erdoğan, hakaretten yargılanan Müjdat Gezen.
#108616635

HALK TV’de Uğur Dündar’ın ARENA programına Metin Akpınar’la birlikte çıkan Müjdat Gezen, sıra kendisine geldiğinde; herkese parmak sallayan, herkesi azarlayan, önüne gelene “HADDİNİ BİL!” diyen Recep Tayyip Erdoğan’a, “Sen benim vatanseverliğimi yargılayamazsın, herkese ‘haddini bil’ diyorsun, sen de ‘haddini bil.’” der.
Ertesi gün Recep Tayyip Erdoğan, meydanlarda Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’i hedef göstererek “Bedel ödeyecekler” der ve savcılara ihbar eder.
Aynı gün, bütün bağımsızlığıyla (!) Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iki sanatçıya davetiye çıkarır.
Hemen ertesi gün kapıya polisler gelir, Müjdat Gezen ve Metin Akpınar adliyeye götürülür…

Müjdat Gezen, “Cumhurbaşkanına hakaret"ten, Metin Akpınar, “hem hakaret hem de halkı kin ve nefret...” suçlarından dolayı hakim karşısına çıkarlar.
“Dikkatimi en çok çeken, hem savcının hem yargıcın, konuşurken yüzümüze bakamaması oldu. Yargıç bana ‘Sadece bir gün imza vereceksiniz,’ dedi. ‘Bir de yurtdışına çıkma yasağı.’”
#108616466


Bu olaylar sırasında, “çok kaliteli Twitter kullanıcısı” sıfatına layık insanlarımız Twitter’da bu konuyu gündeme getirmişti bile.
Müjdat Gezen’den trollere cevap: “Bazıları da küfür edip terbiye sınırlarını aşan şeyler yazıp duruyorlarmış… Ne diyeyim?.. Küfür etmek rahatlatıyorsa etsinler. Çünkü onları tabure olarak bile göremiyorum. Tabure hiç olmazsa bir işe yarar.”


“Yılmaz ÖZDİL benim canım kardeşimdir. Bir yazısını izinsiz bu kitaba aldım. Buyrun.”

“Ayyaş” diyor.
İsmet İnönü’ye “Hitler” diyor.
“Hayır diyen darbecidir” diyor.
“Karakteri bozuk şehit babaları var” diyor
“Ananı da al git” diyor.
Feministlere “bizim dinimizle senin ilgin yok” diyor.
Metin Akpınar’a, Müjdat Gezen’e “sanatçı müsveddeleri, zehirli, alçak zihniyet, imansızlar” diyor.
Sözcü, 26 Aralık 2018


Klasik Recep Tayyip Erdoğan hareketi, kendine oy gelmeyecek bir kesim seçer, hakaret eder ve gündem değiştirir. Bu sırada dünyaya rezil olduğumuzu umursamaz tabii ki.
“Ya bana suçumun ne olduğunu söylersiniz, ya da yurtdışına çıkma yasağımı kaldırırsınız… Ya da ulusumu dünyaya rezil etmeye devam edersiniz… Tercih sizin.”
Müjdat Gezen, sf 49


“Bu topraklarda doğdum. Büyüdüm. Büyütüldüm. Borcum var. Bu topluma, bu toprağa borcum var. Onu ödemeden gitmem. (Yurtdışını kastetmiyorum. Çünkü zaten yurtdışına gitmem. Hele hele, hiç kaçmam. Ben kaçacakları biliyorum. Ama söylemem.)"
sf 67
Okuyunca keyiflendiren bir yazı. Aynı zamanda da biraz düşündürüyor. Hakikaten, biz bu insanlardan ne zarar gördük? Haberlerde, internette, günlük hayatta duyduğumuz bazı olaylardan dolayı sinir küpüne dönmüş olmamıza rağmen kitabı okurken hiç sinirlenmedim; aksine, içimi Müjdat Gezen’in samimiyeti kapladı. İyi ki varsın Müjdat Gezen!


TRT’den bahsetmesek olmaz tabii ki. Ne de olsa baskı yok (!)
TRT bir ünlü ile belgesel çekiyor. Spiker soruyor:
— Sizinle ilgili konuşmasını istediğiniz iki isim verir misiniz?
— Türkan Şoray, Müjdat Gezen, diyor ünlü kişi.
— Müjdat Gezen olmaz efendim…

"Baskı var mı yok mu?..
Baskı falan yok.. Demokrasi ile yönetildiğimiz bir gerçek. Ayıptır.
Öyle baskı rejimi, yasaklar ülkesi falan. Ayıptır… Bunların Tümü yalan!
Hakikaten yatacak yeriniz yok.
Dünyaya rezil oluyoruz. En çok gücüme giden yanı da bu."
sf 78

Maalesef kitabın sonuna geldik. Yılmaz Özdil ile mahkemeye verilmesi ile alakalı “Adli Skandal” başlığı altında iki bölüm var. Evrak okumayı sevmediğimiz için İncelemeye almak istemedim.

İncelemeyi, kitabın sonunda olan seçme destek mesajları, gazete haberleri ile bitirmek istiyorum.

Bunlar var ya bunlar: Demirel’i, Kenan Evren’i, Turgut Özal’ı, Mesut Yılmaz’ı, Tansu Çiller’i yalamamışlar. Boşuna heveslenmeyin, sizi de yalamazlar! Çünkü onlar sizin saray soytarılarına benzemezler. Onlar halkın gerçek sanatçılarıdır.

Onlara yapılan baskı ve haksızlık tüm tiyatroculara yapılmış sayılır. Korkmuyoruz, susmuyoruz, biat etmiyoruz!
Kadıköy Tiyatroları Platformu

Müjdat Gezen ve Metin Akpınar sabah erken saatlerde evden adliyeye davet edildikleri (!) için kahvaltı dahi yapmamışlardı. Defalarca bir şeyler yemeleri konusunda ısrarcı olduk ama kabul etmediler. Bir saat sonra adliye kantinlerinden birinde çalışan, orta yaşlı, gözleri sevgiyle dolu iki kadın, ellerinde tepsi içinde tost ve çayla geldiler. “Burada olduğunuzu duyduk, tost getirdik.” dediler.
Deniz Ülgen Şeren

“Sanatçının eleştirme hakkı var”
Kemal Kılıçdaroğlu

İktidar yanlısı TV ve radyolarda Atatürk’e hakaretler yağdırılıyor, halk tehdit ediliyor, iç savaş çağrıları yapılıyor ama kimse ses çıkarmıyor. RTÜK bunları görmüyor.
136 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Çizgilerle Nazım’ ı Müjdat Gezen’in kaleminden Savaş Dinçel’in çizimleriyle okumak gercekten cok iyiydi. Nazima yapilan haksizlilar, hukuksuzluklar da ele alinmiş. Bu kısa ve aytdinlatici bilgiler Nazım Hikmeti tanimak adina yapilmis basarili bir biyoğrafi olmuş.
Usta oyuncular Müjdat Gezen'in ve Savas Dınçel'in etkisi kesinlikle kitaba yansimiş.Eser okunmalı ve çizgi roman tarzı eserler daha çok yaygınlaşmalı. Tavsiye edilir!
72 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Oyuncuğu ile tanıdığımız Müjdat Gezen’in aynı zamanda bir yazar olduğunu; bu sevimli, küçükler için yazılmış şiir kitabı ile öğrenmiş bulunmaktayım.
Eserin ön sözünde:
“Öğretmen olmak isterdim, bildiklerimi öğretmek için
Hukukçu olmak isterdim, suçsuzları savunmak için
Yazar olmak isterdim, sizlere güzel şeyler yazabilmek için
Doktor olmak isterdim, hastalara yardımcı olabilmek için” cümlelerine yer veren Müjdat Gezen, aktör olarak bunların hepsini yaptığını dile getiriyor. Kısacası çocukluğunda düşünü kurduğu bütün hedeflere oyunculuk ile ulaştığını belirtiyor. Bu okuyacağınız şiir kitabı, şu ana kadar basılmış 60 kitabından biriymiş. Yetenekli oyuncuların birikimlerini insanlığın yararına kullanması hakikaten mutluluk verici. İlkokul sıralarında yazma serüvenine başlamış olan Müjdat Gezen’in bu işi aşkla yaptığını da söylemek lazım. Yani maddi kaygılar, eserlerin önüne geçmemiş... Ne mutlu ona, ne mutlu böyle olanlara... 1979 yılının “Dünya Çocuk Yılı” olması münasebetiyle yayım hayatına giren bu eseri, özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki öğrencilerinize okutun. Şiirleri sevmek adına güzel bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Sevgiyle kalın...
Müjdat Gezen Bir Bulut Olsam
136 syf.
...Biri kimliğini çıkardı: "Müjdat Bey bizimle geleceksiniz." dedi.
"Şaka mı?" dedim.
"Yok valla abi, emir var." dediler.
"Görebilir miyim?"

Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan geliyor. Benim beş yıl önce yazdığım, Savaş Dinçel'in de resimlediği "Çizgilerle Nazım Hikmet" adlı kitabımdan dolayı tutuklama kararı.

Suç: Neşir yoluyla komünizm propagandası yapmak. Adliyenin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif etmek. Devletin emniyet, muhafaza kuvvetlerini tahkir ve tezyif etmek.

...Telefonu çevirdim. Savaş çıktı.
"Ben Birinci Şube'deyim, seni de bekliyoruz, gel." dedim.
"Sen buraya gel ne güzel kafa çekiyoruz." dedi.
"Ben gelemem tutukluyum."
"Ben de gelemem alkollüyüm."
Sonunda Tayyar Bey (1. Şube Müdürü):
"Durum ciddi Savaş atla gel." dedi.

Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen'in yazdıkları kitap yüzünden yargılanma hikayesi işte böyle başlıyor.

Mahkeme için önce Diyarbakır'a gidiliyor. Ardından Diyarbakır Askeri Savcılığı görevsizlik kararı veriyor ve İstanbul'da sivil mahkemede yargılanmak için İstanbul'a geri dönüyorlar. Mahkeme Sağmalcılar'a yolluyor, birkaç gün sonra mahkeme hem Savaş Dinçel'in hem de Müjdat Gezen'in tahliyelerine karar veriyor.

Böylece bu tatsız hikaye zor geçen birkaç günün ardından kötü sonlanmıyor.

Kitap, Nazım Hikmet'i sevenler ve merak edenler için resimli bir biyografi niteliğinde. Nazım Hikmet'in yaşam öyküsü ve şiirlerine Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen gözüyle bakmak isteyenler kesinlikle beğenerek okuyacaktır.
56 syf.
·1 günde·8/10 puan
Kitabın ana karakterleri Küçük çocuk Cumhur ve dedesinin arkadaşı Halit Amca ile geçiyor. Halit amca hergün bir fıkra anlatıyor, Cumhur ise öğrendiği fıkraları okulda anlatıyor.
Kitap bizlere fıkra anlatabilmenin faydalarından, içinde saklanmış olan derslerden ve insanlıktan bahsetmekte. Herkese iyi okumalar.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
“insanız ve başımıza türlü türlü şeyler gelebiliyor. Ne yaşarsak yaşayalım,,ne olursa olsun önemli olan 'insan kalabilmek'”.

Kısa ce öz anlatımıyla herkesin okuyabileceği çok güzel bir kitap.
Kıymeti bilinmesi gereken muhteşem bir Sanatiçı ,, örnek alınması gereken değerlere fazlasıyla sahip Eğitmen, Öğretmen. .
114 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Müjdat Gezen'in ilk okuduğum kitabı. Onun Kemalist, dobra, renkli ve esprili kişiliğini çok severim. Tanıdıklarım kitabını bir çırpıda okumuştum. Sohbet havasında sanki sana anlatıyormuş gibi yazmış Sevgili Müjdat Gezen. Yaşayan/yaşamayan dostlarından, sevdiklerinden, tanıdıklarından bahsetmiş. Bir de verdiği tavsiye çok güzel; "Hayatım boyunca insan biriktirdim diyor, bu beni mutlu etti. Tavsiye ederim insan biriktirin. Lazım olur diye değil, iyi geldiği için.." O güzel dostlarına gelince; Mustafa alabora, Perran Kutman, Levent Kırca, Tarık Akan, Uğur Dündar, Zülfü Livaneli, Zeki Alasya bunlardan sadece bir kaçı..İyi hissetmek için okuyun derim.
64 syf.
·8/10 puan
Bir kapı çalınmasıyla başlayan ve gelen komşu çocuk Hakan'ın elinde bir köpek yavrusuyla gelip köpeği bırakıp gitmesi ile devam ediyor. Kitap genel olarak hayvan sevgisini köpekler başlığı altında çok güzel bir şekilde anlatıyor. Kitaba ismini veren Maske'nin çeşitli zamanlarda çekilmiş fotoğrafları da kitaba renk katıyor. Maske'den hariç 3 köpeği bulunan komşu amca ve küçük çocuk Hakan ile ikili diyalog şeklinde yazılmış. Hayatında köpekle haşır neşir olmuş insanların mutlaka okuması gerekir.
120 syf.
·Puan vermedi
Çağrıldığım ajanstan verilmişti, öylesine bir okuyayım dedim ve gerçekten çok beğendim.
Gerçek bir ustanın kaleminden yazılmış bir kitap.
Usta çırak diyalogları şeklinde kurgulanmış, özellikle tiyatroya ilgisi olan herkesin okumasını isterim.
136 syf.
·1 günde
Savaş Dinçel'in çizimleri ve Müjdat Gezen'in anlatımlarıyla bir Nazım Hikmet resimli biyografisi diyebiliriz kitap için. :) Özellikle Savaş Dinçel'in büyük emeği geçmiş kitaba. Çizimleri şahaneydi. Fakat kitap, benzerlerine göre biraz uzamış, daha kısa tutulabilirdi. Çünkü cidden sıkıcı bir etki yaratmaya başlıyor bir süre sonra. Yine de yayım tarihimizde böyle bir kitabın olması bir zenginlik edebiyatımız için.

Yazarın biyografisi

Adı:
Müjdat Gezen
Unvan:
Türk Tiyatro, Sinema ve Dizi Oyuncusu, Şair, Eğitmen.
Doğum:
Fatih /istanbul, 29 Ekim 1943
29 Ekim 1943 yılında İstanbul Fatih'de doğdu. Sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulu'nda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları' nda profesyonel oldu. Aynı yıl Vefa Lisesi'ni bitirdi. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü'ne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi.

Gezen, 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmasını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatroları'na girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-1966 yılları arasında askerlik yaptı ve oyun yazma denemelerinde bulundu. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncuları'nı kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon İstanbul Tiyatrosu'nda çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları ve film çalışmalarında ve aynı zamanda TV çalışmalarında bulundu. Aynı yıl Elif adlı kızı dünyaya geldi. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı[kaynak belirtilmeli]. 1999 yılı itibariyle 28 yayımlanmış kitabı vardır[kaynak belirtilmeli]. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur[kaynak belirtilmeli]. 1982 yılında bir yayınevi kurdu[kaynak belirtilmeli]. Yine aynı yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarı'nda Türk Tiyatrosu öğretmenliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte "Güldürü Üretim Merkezi"'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti[

1991 yılındaMüjdat Gezen Sanat Merkezi'ni kurmuştur.1992 yılında "MSM Ormanı"'nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları'nda oynandı. 1996-1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997 Devlet Tiyatroları'nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunu ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV Skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti[
Müjdat Gezen aynı zamanda şair. 74 adet şiirden oluşan "Şiirim geldi bırakın beni" isimli bir albümü var. Albümde kendisiyle birlikte Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Perran Kutman, Ali Poyrazoğlu, Rutkay Aziz ve Sunay Akın gibi isimler yer alıyor.

Yazar istatistikleri

  • 92 okur beğendi.
  • 1.064 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 417 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.