Stefan Zweig

Yazar 8,5/10 · 8530 Oy · 68 kitap · 20200 okunma ·  2646 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Stefan Zweig
  • Unvan:
    Avusturyalı Romancı, Oyun Yazarı, Gazeteci ve Biyografi Yazarı
  • Doğum:
    Viyana, Avusturya 28 Kasım 1881
  • Ölüm:
    Petropolis, Rio de Janeiro, Brezilya 22 Şubat 1942

Yazar İstatistikleri

2.646 okur beğendi.
8.530 puanlama · 4.525 alıntı
13 haber · 31.332 gösterim
20.200 okur kitaplarını okudu.
14.977 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
507 okur kitaplarını şu anda okuyor.
131 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Stefan Zweig'in Biyografisi

(Stefan Zweig, 30 Kasım 2014-6 Aralık 2014 tarihleri arasında 1000Kitap'ta haftanın yazarı seçildi.)
Stefan Zweig, (d. 28 Kasım 1881, Viyana/ Avusturya-Macaristan - ö. 22 Şubat 1942, Petrópolis/ Rio de Janeiro/ Brezilya)
Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı.

Yaşamı

Babası varlıklı bir sanayici olan Stefan Zweig, küçük yaşlardan itibaren kültür ve edebiyat alanında eğitim görmeye başladı. İngilizce, Fransızca , İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe öğrenimi gördü. İlk şiirlerini lisedeyken, Hugo von Hofmannsthal'ın ve Rainer Maria Rilke'nin eserlerinin etkisiyle yazdı. 1901'den sonra Fransızca yazan Paul Verlaine ve Baudelaire'in şiirlerini Almanca'ya çevirdi. 1907-1909 yılları arasında Seylan, Gwaliar, Kalküta, Benores, Rangun ve Kuzey Hindistan'ı gezdi, bunu, 1911'deki New York, Kanada, Panama, Küba ve Porto Riko'yu kapsayan Amerika yolculuğu izledi. 1914 yılında Belçika'ya Émile Verhaeren'in yanına gitti.

I. Dünya Savaşı'nda (1914-1917) gönüllü olarak Viyana'da savaş karargâhında "Savaş Arşivi"nde memur olarak çalıştı. Savaştan sonra Avusturya'ya dönerek Salzburg'a yerleşti. 1920 yılında, Frederike Von Winternit ile evlendi. Stefan Zweig Salzburg'da yaklaşık 20 yıl yaşadı. Kapuzinerberg'in yamacındaki villasında geçirdiği yıllar, Zweig'ın en verimli yıllarıdır. Kapuziner yokuşu, 5 numaradaki villayı, Friderike ile evli olduğu yıllarda satın aldı. Salzburg'da geçirdiği yıllar Zweig'ı edebiyatta doruğa tırmandırdı, en güzel eserlerini, kente ve Salzach’a yukardan bakan iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş villada yazdı. Kısa sürede ünlü insanlarla dostluk kurdu, onları sık sık Salzburg'da konuk etti. Romain Rolland, Thomas Mann, H.G. Wells, Hugo von Hofmannstahl, James Joyce, Franz Werfel, Paul Valery, Arthur Schnitzler, Ravel, Toscanini ve Richard Strauss, Zweig'in konuğu oldu.

Salzburg'da geçen yıllarında Zweig, Avrupa'nın düşünsel birliği için ağırlığını koydu; makaleleriyle ve konferanslarıyla aşırılıklara karşı uyarılarda bulundu; diplomatik çevrelere, akıl ve sabır çağrısı yaptı. 1927'de Almanya'nın Münih şehrinde "Duygu Karmaşası", "Yıldızın Parladığı Anlar" ve "Tarihsel Baş Minyatür" adlı kitapları yayımlandı, yine 1927'nin 20 Şubat tarihinde "Rilke'ye Veda" başlıklı konuşmasını yaptı. 1928'de Leo Tolstoy'un 100. Doğum Yıldönümü Kutlamaları'na katılmak üzere, Sovyetler Birliği'ne gitti.

1933'de, Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Yahudi kökenli Zweig'ın eserleri de yer alıyordu. 1934'te Gestapo'nun villasını basıp, silah araması üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldı ve İngiltere'ye, Londra'ya yerleşti. Ancak, kendini burada da rahat hissedemedi ve taşındı.

Zweig, 1937'de ilk karısı Frederike'den ayrıldı ve bir yıl sonra Portekiz'e yanında Lotte Altman adında bir kadınla gitti. O sıralarda Avusturya, Alman Reich'ına katılmıştı ve Zweig da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat etti. 1939'da "Kalbin Sabırsızlığı" adlı romanı yayımlandı ve Zweig da, Portekiz seyahatine birlikte çıktığı Lotte Altman ile evlendi. 1940'ta İngiliz tabiiyetine girdi, II. Dünya Savaşı sırasında New York'a, Arjantin'e, Paraguay'a ve Brezilya'ya gitti. Zweig konferanslar için gittiği Brezilya'ya yerleşmeye karar verdi. Orada ünlü "Bir Satranç Öyküsü"nü kaleme aldı. Stefan Zweig, 1941'de Montaigne üzerine çalışmaya başladı ve "Dünün Dünyası - Avrupa Anıları" adlı otobiyografisini kaleme aldı. "Dünün Dünyası" kitabı, 1900’lerin başında gençliğini yaşamış bir yazarın yaşadığı dünyanın asla eskisi gibi olmayacağını farkettiğinde eski günlere düzdüğü bir övgüdür.

Avrupa’nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942'de Rio de Janeiro'da, karısı Lotte ile birlikte intihar etti. Buna Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden oldu.

Çalışmaları

Üretken bir yazar olan Zweig, birçok konuda denemeler yaptı. Lirik şiirler yazdı, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koydu. Freud ve psikolojiye olan ilgisi onu bu alana yöneltti. Biyografi alanındaki çalışmaları, dönemin birçok ünlü kişisinin hayatlarını gözler önüne serdi. Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski; Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche; Romain Rolland; Marie Antoinette; Magellan, Stendhal, Erasmus, Fouche eserleri bu biyografilerden birkaçıdır.

Stefan Zweig'in Kitapları Kitap Ekle

8,8/ 10  (2.999 Oy) ·  7.357 Okunma
8,1/ 10  (684 Oy) ·  1.570 Okunma
8,7/ 10  (512 Oy) ·  1.132 Okunma
8,5/ 10  (429 Oy) ·  1.006 Okunma
8,2/ 10  (197 Oy) ·  377 Okunma
8,1/ 10  (128 Oy) ·  376 Okunma
8,1/ 10  (156 Oy) ·  312 Okunma
8,4/ 10  (92 Oy) ·  212 Okunma
8,0/ 10  (83 Oy) ·  164 Okunma
7,8/ 10  (65 Oy) ·  138 Okunma
17. Amerigo (Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi)
7,4/ 10  (38 Oy) ·  83 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Dilemma, bir alıntı ekledi.
23 Haz 2015

Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 52)Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 52)
Aysel, bir alıntı ekledi.
17 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

... Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan ZweigBilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig
Ezgiperest, bir alıntı ekledi.
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.

Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig (Sayfa 69)Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig (Sayfa 69)
Sema Tekin, bir alıntı ekledi.
04 Ağu 2015 · İnceledi

''Dizleri titremeye başladı: BİR KİTAP! Dört aydır elime kitap almamıştım ve içinde insanın ard arda sıralanmış sözcükler, satırlar, sayfalar ve yapraklar görebileceği, başka, yeni, şaşırtıcı düşünceleri okuyabileceği, tanıyabileceği, beynini alabileceği bir kitabın hayali bile insanı hem coşturuyor hem de uyuşturuyordu.''

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 47)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 47)
Elif Kimya Salt, bir alıntı ekledi.
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 50)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 50)
Tesla Yunus, bir alıntı ekledi.
 17 Tem 22:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"İyilikle gülümseyebilen insanlar vardı hâlâ."

Satranç, Stefan ZweigSatranç, Stefan Zweig
Aysel, bir alıntı ekledi.
17 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan ZweigBilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig
Beytullah Ömer DUMLU, bir alıntı ekledi.
 24 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Satrancın çekiciliği tek bir şeyden kaynaklanır; stratejinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden.

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 53)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 53)
Oğuz Aktürk, bir alıntı ekledi.
11 Nis 10:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Peter Sturzentaler.
Günümüzde paradan, o lanet olası paradan başka bir şey geçerli değil, bir de yapabildiğiniz kadar reklam. Bunu yapamayan yok olup gidiyor.

Mürebbiye, Stefan Zweig (Sayfa 40 - İş Bankası Kültür Yayınları)Mürebbiye, Stefan Zweig (Sayfa 40 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Bütün Alıntıları Göster

Stefan Zweig ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Arkadaşımın sayesinde tanıdığım yazar.Kitaplarındaki gerçeklik ve kurgu hep uyum içinde.Verdiği mesajlar,kolay ve akıcı dili kitaplarının değerini gösteriyor.En son satranç kitabını önerdiler ama bulup okuyamadım ilk fırsatta bulup okumaya çalışacağım.Yazarın intihar etmeside üzücü bir olay önünde belki üretmesi gereken kaç yıl daha vardı.Buna rağmen arkasında birçok kitap bırakmış.Saygı duyulması gereken bir yazar.

Kitaplarındaki karakterlerin psikolojilerini inanılmaz bir şekilde anlatan bir yazar.Her kitabında karakterleri yaşarsınız.

"İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya çalışmaktan zevk alıyorum."
(En sevdiğim yazar Stefan Zweig)

Kimdir Stefan Zweig? Ünlü 'Satranç' kitabının yazarı, Avusturyalı, Yahudi asıllı oyun yazarı ve gazeteci. O kadar başarılı bir yazar ki , okurken öykülerinin içine giriyorsunuz ve çıkmak, gerçek dünyaya dönmek epey bir zamanınızı alıyor.
Okurken kitaptaki her bir karakterin kafasının içine giriyorsunuz ve her birisi size ayna oluyor. Kitabına başlıyorsunuz ve bitirmeden de bırakmak istemiyorsunuz.

'Satranç ' ve 'Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu' ve "Amok" kitapları ile birlikte tüm öyküleriyle mutlaka okunmalı... Ayrıca biyografi tarzı kitapları da okuyucu sıkmadan hazırlanmış harika kaynaklar.

Yalnız yazarın hazin sonu beni üzdü , çünkü ünlü yazar, Rio de Janeiro'da, 1942 yılında, Avrupa'daki Hitler egemenliğinin süreceği karamsarlığı içinde karısı ile birlikte intihar etmiş.
Stefan Zweig, ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedenini, "Hitlerin yarattığı kaos ve faşist düzenin kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı büyük bir umutsuzluk, duyması" olarak belirtmiştir.

Kesinlikle içine kapanık, insanlara karşı nazik ve sevgi dolu, ancak verdiği kadar kıymet görememiş bir insan. Okuduğum öykülerinin her birisinde bunu o kadar iyi hissettim ki, önemsiz görülen insanların bilinç altına o kadar güzel ve derin öyküler yerleştirmiş ki. Hayatını sonlandırılması okuduğum öykülerin tamamındaki hayal dünyası ile yaşayan kahramanların sonunda yaptığı eylem olduğu için, kendisi için de farklı bir çıkış bulamamış olmasını olağan ama üzüntü ile karşılıyorum.

kendime en yakın bulduğum yazarlardan. insanı sevme ustası. incelikli, anlayışlı, merhametli.

başka yazarlardan bahseden yazarları severim. yani işin edebiyat eleştirmenliği ve tarihçiliği kısmına da bulaşmış yazarlar bana göre ekseriyetle çok iyi yazarlardır. ve daha önemlisi çok da iyi insanlardır. çünkü egolarını önemli ölçüde törpülemişler demektir. zweig böyledir. bir de bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama ilk kitap okumaya başladığım zamanlarda bu denli meşhur değildi sanki. değerli ama kıyıda köşede kalmış yazarlardan biriydi. böyle bir izlenimim vardı, ne kadar doğru bilmiyorum. romain rolland'a çok benzetirim mesela bu açıdan. ki zweig onun hakkında da yazmıştır. bugünse, kitap sitelerinde en çok okunan yazarlardan biri olması çok sevindirici. ben kendisiyle balzac dostoyevski ve dickens'tan bahsettiği bir kitabıyla tanışmıştım. 7.sınıf filandı herhalde. ve peygamberane ölümü de karakterini fazlasıyla yansıtıyor.

yeryüzünün en güzel intiharını yaşamış, kalbime taht kurmuş güzel insan.