V. S. Naipaul

V. S. Naipaul

Yazar
7.9/10
27 Kişi
·
68
Okunma
·
10
Beğeni
·
1.256
Gösterim
Adı:
V. S. Naipaul
Tam adı:
Vidiadhar Surajprasad Naipaul
Unvan:
Nobel Ödüllü İngiliz Yazar
Doğum:
Chaguanas, Trinidad ve Tobago, 17 Ağustos 1932
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul (d. 17 Ağustos 1932 Chaguanas, Trinidad ve Tobago) yazar.

Hayatı

1932’de Trinidad’da doğdu. 1950’de bursla geldiği İngiltere’de Oxford Üniversitesi'ni bitirdi. 1954’te ilk kitabını yazdı ve başka hiçbir işte çalışmadı. 1960’ta İngiltere dışına yolculuklar yapmaya başlayarak gezi türünde başarılı yapıtlar verdi.

Çalışmaları Hakkında

The Middle Passage’da (1962) Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’daki sömürgecileri ve işbirlikçileri anlattı. Yarı-otobiyografik romanı An Area of Darkness’da (1964) Hindistan’da geçirdiği bir yılda edindiği izlenimleri aktardı. The Overcrowded Barracoon (1972) seçilmiş makalelerinden oluşur; A Wounded Civilization (1977) Hindistan hakkında analitik bir çalışmadır. The Return of Eva Peron ve Killings in Trinidad (1980) gerilla faaliyetleri sırasında Arjantin’deki olayları, Mobutu’nun Kongo’sunu ve Michael X Black Power hareketini konu eder. Among the Believers: An Islamic Journey (1981), yazarın 1979 ve 1980’de İran, Pakistan, Malezya ve Endonezya’ya yaptığı yedi aylık bir yolculuktaki izlenimlerini anlatan geniş kapsamlı bir araştırmadır. Finding the Centre (1984); iki farklı anlatım biçimiyle yazma sürecini ve okuyucuyu bu sürece ortak etme çabasını anlatır. A Turn in the South (1989) Güney Afrika’nın derinliklerine yaptığı yolculuk hakkındadır. India: A Million Mutinies Now ise modern Hindistan’daki toplumsal huzursuzlukları konu alır.

V.S. Naipul 1993’te “yaşayan İngiliz yazarlarının yaşam boyu çalışmalarına” verilen David Cohen ödülünü kazandı.

Eleştiriler

Batının gözüyle doğuyu ve meselelerini ele alan yaklaşımı, bir başka ifadeyle oryantalizmi birçok kesim tarafından eleştirildi. 2001'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
"Bazen kendimden iğrenmekten nefesim tıkanıyor, bazen de her şey iyi gidiyordu."
V. S. Naipaul
Sayfa 87 - İletişim
"Bence bir insan, sadece umudu olduğunda, bir düzen vizyonu taşıdığında, üzerinde yürüdüğü toprakla kendisi arasında güçlü bir bağ olduğunu hissettiğinde savaşır. Ama benim gördüğüm düzensizlik, herhangi birinin yola sokabileceğinin çok ötesindeydi."
V. S. Naipaul
Sayfa 249 - İletişim
"Hiçbir vücuda, kendimizinkine gösterdiğimiz şiddeti uygulamayız; kendi vücudumuza, yaralarını hiç durmadan tırnaklayıp açan bir kedinin sapkınlığını yansıtırız."
V. S. Naipaul
Sayfa 86 - İletişim
"Kadınlarımız yaratıcılıklarını sürekli olarak evlerde ya da mobilyalarda yaptıkları değişikliklerle sınarlar."
V. S. Naipaul
Sayfa 74 - İletişim
"Pasta severim, bal severim,
Parayı reddedecek biri değilim.
Bir pamuk balyasının üzerinde uyuyabilirim,
Ya da bir ağaca tüneyebilirim.
Daha açık söylemem gerekirse,
Hiçbir şey beni incitmez diyebilirim."
V. S. Naipaul
Sayfa 172 - İletişim
Avrupalılar da herkes gibi altın ve köle istiyorlardı ama aynı zamanda köleler için iyi şeyler yapan insanlar olarak heykellerinin de dikilmesini istiyorlardı.
V. S. Naipaul
Sayfa 34 - can-2015
"Şehir, insan tarafından kurulmuş, ama onun kontrolünün dışına çıkmıştı."
V. S. Naipaul
Sayfa 62 - İletişim
"Bir zamanlar onda hayranlık duyduğum şeyler -özgüven, hırs, doğruluk- artık ona acımama yol açıyordu; bizi biraraya getirenin 'meşru müdafaa' olduğunu hissediyordum."
V. S. Naipaul
Sayfa 83 - İletişim
360 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
2001 Nobel Edebiyat ödülü sahibi V.S. Naipaul'un okuduğum ilk kitabı.Yazarın aynı zamanda en önemli kitaplarından biri.
Öncelikle şunu söylemeliyim.Kitapta muhteşem bir akıcılık var.Okumayı düşünenlerin bu konuda hiç tasalanmasına gerek yok.
Konusuna gelince; kitapta Afrika'nın doğu sahillerinde yaşayan ve nesiller önce Hindistan'dan taşınarak buraya göç etmiş Müslüman bir aileden gelen Salim'in, bu sahillerde durumun kötüleşme belirtileri üzerine,Afrika'nın daha içlerine doğru göç etmesi ve buradaki verdiği yaşam mücadelesi anlatılıyor.
Tabiiki bu mücadele,sadece Salim'in değil,o kasabada yaşayan yerlisiyle,yabancısıyla,köylüsüyle,kasabalısıyla herkesin verdiği yaşam savaşıdır.
Ülke bağımsızlık savaşı vermiş,bağımsızlığını yeni kazanmıştır.Görünürde her şey iyiye gitmektedir.Barış vardır artık ama unutulan bir şey vardır ki o da Afrika'da barış diye bir şey yoktur.İsyanlar,iç savaşlar,devleti yöneten diktatör başkanın akıl almaz uygulamaları,yeniden savaşlar,yoksulluklar,ayrıcalıklı yaşanan özel ve zengin hayatlar,çaresizlikler,cahillikler,ölümler,katliamlar....daha neler neler. Dedim ya burası Afrika ve Afrika'da hiç bir zaman huzur olmaz. İşte yazarın bize anlattığı şey Afrika'daki yaşamın ne kadar zor olduğudur.İnsan hayatının hiç bir öneminin olmadığıdır.Bağımsız görünen ülkelerin bile aslında bir şekilde sömürüldüğüdür.
Böylesine harika bir kitabın az kişi tarafından okunmuş olmasına inanın bana, çok üzüldüm. Oysa biz de dahil içinde bulunduğumuz coğrafyadaki tüm ülkelerin insanlarının,çok büyük dersler çıkarabileceği bir kitap özelliğini taşıyor.
Son cümle olarak kitabı,mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak değerlendiriyorum
440 syf.
Bir tablodan esinlenerek yazılmış otobiyografik bir eser. Anlatımını beğendim. Otobiyografi okumak zordur. Çevirinin hakkı verilmiş. Sömürge ya da sömürülen olmak nasıldır bir de bu ağızdan dinlemelisiniz.
440 syf.
·5 günde·4/10
Sürrealist ressam Giorgio de Chiricio'nun Gelişin Bilmecesi adlı dizi tablosundan esinlenilerek yazılmış otobiyografik bir eser. Deyim yerindeyse adeta vlog tarzında bir anlatımı var. Sömürülen olmanın etkilerini okuyoruz. Çevirinin ve çevirmenin hakkını yemeyelim gayet güzeldi. Ama genel olarak bu tarz eserler bana hitap etmiyor.
188 syf.
·9/10
Willie, hayatını bulma evresindeki bir genç. Hayatın ona gösterdiği yolların hepsine bir bakış atıyor, tabi bu yolların kimisi hüzün kimisi ise başarı ile sonuçlanacak, sürükleyici bir roman sizi Willie'nin hayatı'nın içine kadar sürüklüyor. Bir bakmışınız ışığın olmadığı ilkel bir toplumun yanındasınız...
260 syf.
·9/10
Bir ötekileşme hikayesi. Post-kolonici bir yazarın gözlerinden avrupa aslında o kadar da güzel değil. Hindistanlı bir gencin hayatını anlatan kitap Yarım Hayat adlı kitabın devamı niteliğindedir. Yarım hayattaki hikayenin devamında Berlin'e gelmiş olan Willie'nin biyografik hikayesine tanık olmaktayız.
360 syf.
Bir Afrika hikayesi.
Afrika'nın doğusunda ailesinin ve içinde bulunduğu cemaatin kurallarıyla yaşayan Arap kökenli Salim'in kendi geleceğini kendi istekleriyle şekillendirmek için kıtanın içlerine doğru yaptığı bir yolculuk etrafında şekilleniyor kurgu.
O coğrafyanın kabile yapılarının yönetimde etkilerini, inançlarını, sömürge dönemini, bağımsızlığa geçişte yaşanan idari sorunları, tek adam yönetiminin keyfiliklerini yazar bir ressam ustalığıyla resmediyor.
Özellikle Salim'in başkalarının kendine biçtiği rolleri reddedişinden itibaren sahip olmaya çalıştığı hayat uğruna geçirdiği psikolojik zorlukların anlatımı ustaca.
Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
V. S. Naipaul
Tam adı:
Vidiadhar Surajprasad Naipaul
Unvan:
Nobel Ödüllü İngiliz Yazar
Doğum:
Chaguanas, Trinidad ve Tobago, 17 Ağustos 1932
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul (d. 17 Ağustos 1932 Chaguanas, Trinidad ve Tobago) yazar.

Hayatı

1932’de Trinidad’da doğdu. 1950’de bursla geldiği İngiltere’de Oxford Üniversitesi'ni bitirdi. 1954’te ilk kitabını yazdı ve başka hiçbir işte çalışmadı. 1960’ta İngiltere dışına yolculuklar yapmaya başlayarak gezi türünde başarılı yapıtlar verdi.

Çalışmaları Hakkında

The Middle Passage’da (1962) Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’daki sömürgecileri ve işbirlikçileri anlattı. Yarı-otobiyografik romanı An Area of Darkness’da (1964) Hindistan’da geçirdiği bir yılda edindiği izlenimleri aktardı. The Overcrowded Barracoon (1972) seçilmiş makalelerinden oluşur; A Wounded Civilization (1977) Hindistan hakkında analitik bir çalışmadır. The Return of Eva Peron ve Killings in Trinidad (1980) gerilla faaliyetleri sırasında Arjantin’deki olayları, Mobutu’nun Kongo’sunu ve Michael X Black Power hareketini konu eder. Among the Believers: An Islamic Journey (1981), yazarın 1979 ve 1980’de İran, Pakistan, Malezya ve Endonezya’ya yaptığı yedi aylık bir yolculuktaki izlenimlerini anlatan geniş kapsamlı bir araştırmadır. Finding the Centre (1984); iki farklı anlatım biçimiyle yazma sürecini ve okuyucuyu bu sürece ortak etme çabasını anlatır. A Turn in the South (1989) Güney Afrika’nın derinliklerine yaptığı yolculuk hakkındadır. India: A Million Mutinies Now ise modern Hindistan’daki toplumsal huzursuzlukları konu alır.

V.S. Naipul 1993’te “yaşayan İngiliz yazarlarının yaşam boyu çalışmalarına” verilen David Cohen ödülünü kazandı.

Eleştiriler

Batının gözüyle doğuyu ve meselelerini ele alan yaklaşımı, bir başka ifadeyle oryantalizmi birçok kesim tarafından eleştirildi. 2001'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 68 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 71 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.