Ayşe Atıcı Arayancan

Ayşe Atıcı Arayancan

Yazar
7.0/10
7 Kişi
·
35
Okunma
·
2
Beğeni
·
501
Gösterim
Adı:
Ayşe Atıcı Arayancan
Unvan:
Türk Yazar, Eğimci
Doğum:
Adana, 16 Mart 1978
Ayşe Atıcı Arayancan, 16 Mart 1978 yılında Adana’da doğdu. Lisans öğrenimini 1997–2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Doğu Dilleri Bölümü, Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında tamamladı. Yüksek Lisan söğrenimini 2003–2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü, Genel Türk Tarihi Anabilim Dalında “Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda Bâtınî Hareketleri, Hasan Sabbah ile İlk Halefleri ve İran Nizari İsmâilîleri (1090–1157)”başlık tez çalışması ile tamamladı. .Doktorasını 2005–2010 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Bölümü, Ortaçağ Anabilim Dalında “ Karakoyunlu Hükümdarlarından Cihanşah ve Dönemi 1438–1467(Dini-Siyasi-Kültürel, Sosyal) “başlıklı tez ile tamamlayıp, DR. unvanını aldı. Farsça ve İngilizce bilmektedir.
2003–2007 yılları arasında Türk Tarih Kurumu -“Türkiye’nin Sosyal ve Kültürel Tarihini Araştırma Projesi’nde” görevli, 2005–2006 Vakıflar Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, TÜBİTAK (ULAKBİLİM), TÜBA -“Türkiye’de Kültür Mirası Envanterleme Çalışmaları” projesinde Alt Komite Üyeliği, 2005–2007 Kültür Bakanlığı ve Türk Tarih Kurumu - “Ortak Ara Yüzle Kültür Envanteri Sorgulama Projesi” Komite Üyeliği yaptı.
2007 yılında Azerbaycan Milli İlimler Akademisinde ( Azerbaycan National Academy of Science, İnstıtute of Oriental Studies named After Academician Z.M. Bunyatof) Şark Masası Bölümünde “Türkmenler ve Karakoyunlu Hükümdarlarından Sultan Cihânşah Dönemi ile ilgili misafir uzman olarak araştırmalarda bulundu. Ardından 2007–2008 TİKA aracılığı ile 4 ay boyunca “İran Alzahra Üniversitesi ve Tahran Üniversitesi Dil Edebiyat, Tarih Fakültesinde doktora konusu ile ilgili araştırmalar yaptı. 2008 yılında 4 ay boyunca TÜBİTAK Yurt Dışı Araştırma Programı kapsamında İRAN’nın çeşitli şehir, üniversite ve kütüphanelerinde yine doktora konusu ile ilgili araştırmalarda bulundu, arşiv ve kütüphanelerde çalışmalar yaptı. Aynı zamanda The Journal of İnternational Social Research adlı derginin Yayın Kurulu Üyesidir.
Giderek sayıları artan kişiler Selçuklu askerinden birçoğunu kendi taraflarına çekmeyi başarırlar. Kendi görüşlerini kabul etmeyen askerleri ölümle tehdit ederken, dönemin önemli siyasi kişilerine ve komutanlarına, vezirlerine, emirlerine suikastleri arttırırlar. Bu dönemde İsmaililere karşı olan komutanlar ve vezirler, evlerinden dışarı zırh giymeden ya da koruma almadan çıkmaya cesaret edemez hale gelirler. Hatta korku öyle bir hal alır ki, sultanın önüne çoğu zaman korumayla çıkmak zorunda kalırlar.
Salahaddin Eyyubi, Halep'in kuzeyindeki Ezaz'ı kuşattığı dönemde, İsmaililerin ikinci kez suikastine uğramış ise de üzerindeki zırhlar sayesinde yine kurtulur.
Hasan Sabbah hakkında söylenilen bütün rivayetlere rağmen zahid, takva sahibi bir adamdı. Otuz beş yıllık egemenliği süresince ibadeti bırakmamış sofu, çilekeş ve kanaatkar bir hayat sürmüş, içki içmediği gibi, kimseye de içirmemiştir. Hatta bu ilke doğrultusunda iki oğlundan biri olan Muhammed'i şarap içtiği için öldürtmüştür.
Rivayete göre; Suriye baş daisi Raşidüddin Sinan'dan bölgedeki tüm Arap ve Frenk hükümdarları korkmakta idiler. Sinan kendisine birçok hançer yaptırarak, her birinin üzerine krallardan birinin adını yazdırır, vakti geldiğinde Sinan bu hançerlerden birini fedailerine verir, suikast zamanı geldiğinde öldürecek adam denizin göbeğinde de olsa bulunur ve emri yerine getirilirdi.
Hasan Sabbah'ın dini kimlik ve ideolojilerle başlattığı hareket, uyguladığı propaganda usulleri açısından silahlı bir örgüte dönmüş, kurulan iktisadi ve sosyal altyapısı içerisinde uzun süre varlığını koruyan otonom bir devlet hâlini almıştır.
Daha sonrasında Cevher'in eski kölelerinden biri olan Emir Abbas, Cevher'in İsmaililer tarafından öldürülmesi üzerine, onlardan intikam almak için öncelikle ve çevresini ele geçirir, bölgenin mallarını toplamaya başlar. Sultan Sencer'e ve Sultan Mesud'a karşı kuvvetlenerek, büyük bir ordu ile İsmaililer üzerine saldırıp, yaklaşık yüz binden fazla adam katleder. Hatta bunların kafataslarından Rey'de bir minare yaptırır ve müezzinlere bu minareye çıkıp ezan okumalarını söyler.
Tarih boyunca din adına çok kan akıtılmış, cinayetler işlenmiş, dini katl ortaya çıkmıştır.Dinin alet edilmesi ile işlenen cinayetlerdeki asıl hedef; siyasi güç ve iktidarı ele geçirmektir.
318 syf.
·14 günde·7/10
Hasan Sabbah ve Haşhaşiler her zaman için merak uyandırıcı bir konudur. Bu konu sadece tarihle sınırlı kalmamış, edebiyat, müzik, sinema gibi hemen her alanda işlenmiştir. Bunun olumsuz sonuçlarından biri olarak da bilgi kirliliği oluşmuş, doğru bilinen yanlışlar ortaya çıkmıştır. Bu kitap Hasan Sabbah ve onun müridleri ile ilgili tarihsel gerçek bir bilgi öğrenmek isteyenlerin okuyacağı bir eser. Yazarın doktora tezi ve gayet dolu bir kaynakçaya sahip. Eser kısa kısa başlıklar altında konu ile ilgili merak edilen hemen her şeye değinmiş. Merak edenlerin okumasını tavsiye ederim.
318 syf.
·67 günde·Puan vermedi
Hasan Sabbah gibi önemli bir tarihi kişilik hakkında yapılmış bana göre en iyi çalışmalardan, en iyi kaynaklardan biri, kitap oldukça kapsamlı ve kaynakların tahlili bakımından güzel bir çalışma ortaya konmuş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Atıcı Arayancan
Unvan:
Türk Yazar, Eğimci
Doğum:
Adana, 16 Mart 1978
Ayşe Atıcı Arayancan, 16 Mart 1978 yılında Adana’da doğdu. Lisans öğrenimini 1997–2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Doğu Dilleri Bölümü, Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında tamamladı. Yüksek Lisan söğrenimini 2003–2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü, Genel Türk Tarihi Anabilim Dalında “Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda Bâtınî Hareketleri, Hasan Sabbah ile İlk Halefleri ve İran Nizari İsmâilîleri (1090–1157)”başlık tez çalışması ile tamamladı. .Doktorasını 2005–2010 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Bölümü, Ortaçağ Anabilim Dalında “ Karakoyunlu Hükümdarlarından Cihanşah ve Dönemi 1438–1467(Dini-Siyasi-Kültürel, Sosyal) “başlıklı tez ile tamamlayıp, DR. unvanını aldı. Farsça ve İngilizce bilmektedir.
2003–2007 yılları arasında Türk Tarih Kurumu -“Türkiye’nin Sosyal ve Kültürel Tarihini Araştırma Projesi’nde” görevli, 2005–2006 Vakıflar Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, TÜBİTAK (ULAKBİLİM), TÜBA -“Türkiye’de Kültür Mirası Envanterleme Çalışmaları” projesinde Alt Komite Üyeliği, 2005–2007 Kültür Bakanlığı ve Türk Tarih Kurumu - “Ortak Ara Yüzle Kültür Envanteri Sorgulama Projesi” Komite Üyeliği yaptı.
2007 yılında Azerbaycan Milli İlimler Akademisinde ( Azerbaycan National Academy of Science, İnstıtute of Oriental Studies named After Academician Z.M. Bunyatof) Şark Masası Bölümünde “Türkmenler ve Karakoyunlu Hükümdarlarından Sultan Cihânşah Dönemi ile ilgili misafir uzman olarak araştırmalarda bulundu. Ardından 2007–2008 TİKA aracılığı ile 4 ay boyunca “İran Alzahra Üniversitesi ve Tahran Üniversitesi Dil Edebiyat, Tarih Fakültesinde doktora konusu ile ilgili araştırmalar yaptı. 2008 yılında 4 ay boyunca TÜBİTAK Yurt Dışı Araştırma Programı kapsamında İRAN’nın çeşitli şehir, üniversite ve kütüphanelerinde yine doktora konusu ile ilgili araştırmalarda bulundu, arşiv ve kütüphanelerde çalışmalar yaptı. Aynı zamanda The Journal of İnternational Social Research adlı derginin Yayın Kurulu Üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.