Hanife Albayrak

Hanife Albayrak

Çevirmen
7.8/10
275 Kişi
·
624
Okunma
·
0
Beğeni
·
35
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
448 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
“Anlaşma” çok severek okuduğum bir New Adult kitabı oldu. Kötü çocuk ve okulun sessiz sakin kızının bir araya gelmesiyle patlıyor hikayemiz ama bu sefer lisede değil de karakterlerimizin üniversitede olduğunu düşünün. Evett eğlenceliydi ama buna ek olarak çok da boş bir kitap değildi. Sevdim yani, bu ara böyle bir kitaba ihtiyacım varmış ;)

Garrett gibi hokey takımının kaptanı, yakışıklı, kendinden emin, başarılı, popüler, ego tavan hatta bazen adinin teki birinin okulun müzik bölümü öğrencisi, sessiz, sakin, Garrett gibi erkeklerden uzak durmaya çalışan, hatta başka bir erkekten hoşlanan Hannah ile karşılaştığını düşünün. Bummm resmen ortalık karışıyor. Hannah’ın felsefe dersinden yüksek not alması ve Garrett’ın aynı dersten çakması sonucu ikisinin yolları kesişiyor. Garrett’ın takımda kalabilmek için bu güzel kıza ihtiyacı var. Ya bu dersi geçecek ya da takımı ve hayallerini bir kenara koyması gerekecek. Hiçbir kız tarafında şimdiye kadar reddedilmeyi yaşamamış olan beyimiz Hannah’dan özel ders alabilmek için deyim yerindeyse sürüm sürüm sürünüyor. Hannah ise ondan uzak durmaya kararlı, taa ki Garrett onun zayıf noktası olan hoşlandığı erkeği fark edene kadar… Kartlar masaya açılıyor, aralarında bir çıkar ilişkisi başlıyor. Garrett Hannah’ın hoşlandığı erkeğin dikkatini çekmesi için yardım edecek, Hannah da Garrett’ın dersi geçebilmesi için…

Evett kabul ediyorum hikaye oldukça klişe ama karakterleri sevdim, işlenişini sevdim, çifti sevdim. Garret için de kötü çocuk dediğime bakmayın, böyle kötüye can kurban… Hani bazı insanlar vardır sadece dilindedir herşey kalbinde bişey yok deriz ya Garrett da öyle… Hannah’a takılmayı çok seviyor. Ben bu kadar temiz kalpli bir çocuk görmedim. Evet çoğu kıza tam bir adi gibi davranmış olabilir ama o da içinde bir çok kabuk bağlamış yarayı saklayan ama zerre belli etmeyen güçlü olanlardan… Hannah desek bu kızın azmine ve ayakta durma çabasına hayran kaldım. Bazı yerlerde beni sinir etse de yaşadığı travmaya rağmen yine de hayata tutunabilmiş çok güçlü bir kadın… Bu yüzden de kolay kolay Garrett’a teslim olmuyor, onu delirtiyor hatta cazibesine de kolay kolay kapılmıyor. Kabul adam taş gibi ama Hannah’da da maşallah iyi bir irade var ;)

Hikaye güzel, karakterler yaşadıkları tüm acılara rağmen eğlenceli, anlatım da gayet akıcı… Karakterler hissettiklerini, yaşadıklarını reddetmiyor kabulleniyor hatta üstüne gidiyor. Gereksiz kıskançlıklar, aşk üçgenleri, dörtgenleri falan yok. Hatta ben o kadar alışmışımki entrikalara falan hikaye çok farklı şekilde ilerleyecek sanmıştım ama hiç de beklediğim gibi olmadı. Çift olması gerektiği gibi önce arkadaş oluyor sonra da adım adım birbirini tanıyor. Sadece Logan’ın Hannah’a olan ilgisi meselesinden hoşlanmadım. O da serinin 2. Kitabı Logan ile ilgili olacağı için çözülür heralde… Kısacası Garrett candır, yerim ben onun kötü çocukluğunu :* Herkese iyi okumalar ;)
392 syf.
·8/10
Kitaba ne tür bir düşünceyle başladığımı bilmiyorum ama hiç beklediğim gibi değildi.Beklediğimden çok daha fazla duyguyla karşılaştım.Birçok aşk romanının tersine cinsellikten çok duygu vardı.Archer'ın üslubunu çok sevdim.Son olarak kitabın ismi ve anlamı beni benden aldı.
392 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Başka Dilde Aşk, çok sevdiğim romantik bir kitap. Ana karakterlerimizden biri dilsiz, yani kitapta koşulsuz aşk var. Gerçek sevgiyi içinde bulunduran, beni çok etkileyen ve bazı bölümlerini tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Romantik kitap severlere tavsiye ederim kesinlikle. Romantik kitap sevmeyenlere de tavsiye ederim çünkü yine de etkileneceklerini düşünüyorum.

Yazarın anlatımı çok hoş, eğer bir solukta bitirmelik güzel bir aşk romanı okumak isterseniz şiddetle tavsiye ederim:) bence karakterleri de çok seveceksiniz. Keyifli okumalar:)
448 syf.
·5 günde·9/10
Klişe bir konuya sahip olmasına rağmen kesinlikle akıcı ve severek okunan bir kitap. Okurken kafanızı meşgul etmeyen, rahat okunan bir kitaptı. Okurken hep yüzümde koca bir sırıtış vardı. Karakterleri ve çifti aşırı sevdim. Kız karakter, Hannah, güçlü, aklı başında, yaşadığı acılara rağmen ayakta kalmayı başarmış bir karakterdi. Hannah'ın yaşadıkları karşısında güçlü duruşunu okurken onu takdir etmeden duramadım zira ben onun yaşadıklarını yaşasam aynı şekilde güçlü kalabilirmiydim diye sorgulamadan edemedim. Muhtemelen kalamazdım çünkü bazen okurken yaşadığı olayı bu kadar rahat ardında bırakması beni sarstı ve rahatsız etti. Graham'a gelecek olursak... Okuduğum en tatlı ve duyarlı erkek karakterlerden biriydi. O kadar sempatikti ki okurken gözlerimden kalpler çıktı resmen :D Aşk üçgenlerinin dönmediği, samimi ve sıcak bir aşk hikayesiydi kısacası.
288 syf.
·4/10
Şimdi şöyle bir şey var bu kitaba tek kelime yazmak gelmiyor içimden. Çünkü tartışılmaya bile değmez... Uzun uzun incelenmeyi hak etmiyor.

Yazar klişe bir konuyu farklı bir şekilde yazmak istemiş ama üzgünüm, pek başaramamış. Son elli sayfaya kadar hiçbir şey olmaz. Son elli sayfa bir anda final kararı alan dizi gibi son yapar. Gerçekten hiç heyecan verici değildi. Zaten kitabın adı Leo yani ne bekliyordum ki. Farklı ve güzel bir kitap olmayacağını anlamalıydım çünkü Başka Dilde Aşk'ı hiç sevmemiştim. Genel olarak Mia Sheridan sevmiyorum. Bundan sonra da okumam, Mia Sheridan oku diyen olursa da Wattpad okumasını tavsiye ederim. Orada daha kaliteli aşk hikayeleri var. Ve sonu saçma sapan bağlanmayan.
392 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Merhaba.Beni derinden etkileyen bir kitapla geldim. Bütün beklentilerimi paramparça eden bu kitaptan, kelimelerimin yettiği kadar bahsedeceğim...
Archer... Dünyanın en güzel sesine sahip, yaralı adam. Onu okumaktan çok büyük bir keyif aldım. Yazar, karakteri öyle bir işlemiş ki birçok yerde sanki elimi uzatıp ona dokunacağım sandım. Archer'ı okurken onu sarıp sarmalayıp bütün her şeyden koruma duygusu beni hiç bırakmadı. Çocukluğunda başlayan ve Bree ile tanışmasına kadar devam eden sancılı dönemlerini okurken çok etkilendim. Ailesi, yaşayış tarzı, herkesin ona karşı tavrı, yalnızlığı ve Bree ile tanıştıktan sonra onu kaybetme korkusunu okumadım, yaşadım.
Bree... Archer için yaralı adam dedim ya Bree de bir o kadar yaralı. Yeni bir hayata başlamak için geldiği kasabada sadece yeni bir hayat değil bir aşk bulacaktı. Geçmişi, ailesinin yasını tutarken ayakta kalma çabası... Kitap okurken en sevdiğim yerlerden biriydi güçlü kadın karakterleri; tıpkı Bree gibi. Hem güçlü hem de hassas. Yazar bu ince çizgeyi tutturmuş ve harika bir karakter yaratmış. Yaşadıklarından dolayı başlarda bazı gelgitleri vardı ama bu beni rahatsız etmedi. Yeni bir hayat kuruyor ve geçmişin etkisi devam ettiği için gözüme çarpmadı bile.
Archer'ın sesi diye tanımlıyorum onu.
Aslında her şey küçük bir karahindiba tohumlarıyla başladı ve bitti. Bree adım adım Archer'e çekildi ve sevgisini kabullendikten sonra onun tek tek duvarlarını yıkıp Archer'ı gün yüzüne çıkardı. Bizim için çok basit olan şeyler Archer için kocamandı. Ve hayattında ilk defa terk edilme korkusunu yaşadı Bree ile.
Bree ise kimsenin dönüp bile bakmadığı adama sadece bakmadı onu hissetti, kalbiyle konuştu...
Archer ve Bree'nin hayatı, aşkı, yaşadıkları ve yeniden doğuşlarını okurken büyük bir keyif aldım. Kısa da olsa Archer'ın geçmişine gidip onun küçükken neler yaşadığına ortak oluyoruz ki bu benim için çok önemli. Archer'ı iyi anlamamız açısından.
Derinden etkileyen karakterler, sağlam bir hikaye, ilmek ilmek işlenmiş aşk ve duygular...
Travis var bir de önemli bir karakter bence. Onu ilk başlarda sevemedim ama sona doğru tatlı birisi oldu.
Önemli detaylar hakkında bilerek bilgi vermiyorum çünkü okuyun diye. Okuyun ki benim hissettiklerimi anlayın. O ikilinin büyüsüne kapılın ve aşkın farklı dilini konuşun güzel karakterler tanışın.
Şiddetle tavsiye ediyorum! Okuyun okutturun.
"Seni Breeyorum." Kahkaha atıp ben de işaret ettim. "Ben de Archerıyorum. Tanrım, Seni çok Archerıyorum."
456 syf.
·Beğendi·7/10
Üç kitabın tek kitapta birleşmiş olması güzel çünkü tek bir kitap oluşturacak kadar uzun bir kurgusu yok . Kitap çerezlik kitaplardan kafa dağıtmak için okunabilir. İlk kitapta Jessen ve Lucius çiftini , ikinci kitapta Sorcha ve Lorian ciftini , üçüncü kitapta ise Ella ve Paxon çiftini okuyoruz olaylar dışında çiftler arasında herhangi bir farklılık pek yok.
304 syf.
·8/10
İlk kitabini okuyali cook zaman oluyor. Anlamiyorum yazarlar neden ayni kitabi bi de erkek karakterin gozunde yazip uzatyrlar. Farkli bi hikayedr diye dusunup almstm kitabi ama deil imis. Bu sefer de olaylar Leo'nun gözünden anlatiliyor. Keske sadece bu kitap olsaymis. Guzeldi Leo'yu da begenmistim. Evie ve Leo kucukken birbirlerine soz veriyorlar ama aradan 8 yil gecmesine ragmen Leo'dan hic haber alamiyor Evie. Bu kitapta Leo'nun neler yasadigini. Evie'ye karsi neler hissettigini okuyoruz.
456 syf.
·2 günde·4/10
Aslında çok güzel olabilecek bir hikayeymiş.
Ama çok basite indirgenmiş.
Her hikaye sanki üç paragraftan oluşuyor gibiydi...
Tanışma - Zıtlaşma - Kaynaşma...
Başka da bir şey yoktu.
Yazar çevreyi, o dünyayı bize daha iyi sunsaymış iyi bir etki bırakabilirdi.
1-2 karakteri de merak bile ettim aslında...
Neyse okunmasa bir şey kaybedilmez.
456 syf.
·8/10
Hmm fantastik bir kitap daha. Yazar 3 kitabı 1 kitapta birlestrms. Buradan tesekkurlerimi sunuyrm :D beklemk gibi bi azabi yasatmadigi icin bize.
Kitabn adindan da anlasildigi gibi kanatli bir seri ama melek degil de ejderha olanlarnndan. Eşlerini hissedip koruma altina alma ic guduleri var ve buna Ruh atesi diyorlar. Favori ciftim Lorian ve Sorcha idi ikisi de cok gucluydu.
Ejderha adamlarn eslerini ve onlara bagliliklarini anltyr. Tabi bir de dusmanlar onlar olmazsa olmaz. Morgon deniyor bu kanatlilara ve Gece kanat klani da morgonlarn cok guclu bi klanı. Hatta en onde gelenleri bile diyebilirz. Insanlarla ayni yerlerde yasiyorlar. Tabi bazi kurallar cercevesnde. Guzeldi. Tadinda bi seriydi. Yolculk boyunca okdum bitti :)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 624 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 205 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.