İbrahim Şener

İbrahim Şener

YazarÇevirmenEditör
7.8/10
680 Kişi
·
1.326
Okunma
·
2
Beğeni
·
867
Gösterim
Adı:
İbrahim Şener
Unvan:
Türk Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
240 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Wilde'in yayımlanmış tek romanı. Kendisi yerine tuvaldeki portresinin yaşlanması dileyen ve bu dileği gerçekleşince yoldan çıkıp yozlaşan haz ve güzellik tutkunu yakışıklı bir adam.... 1891 yılında felsefe kurgu tarzında yazıldı. Herkes öldürür sevdiğini...
K
K Mesele Ne Kadar İyi Olduğun Değil, Ne Kadar İyi Olmak İstediğin'i inceledi.
128 syf.
·9/10 puan
"Cesarette yoksun insanlar her zaman bunu maruz gösterecek bir felsefe geliştirirler"

Ara ara siyah sayfaları uyandırıcı.Olmak istediğiniz şey ya da olduğunuz her ne ise vizyonunuzu belirlemenize yardımcı olacak başkalarına yaptiklarınızin başkalarıyla değil sizinle alakalı değerler olduğunu en iyi şekilde öğreterek kendinizle ilgili parçalar bulacaginiz,yeteneğin ve sahip olduklarınız varoluşken vizyonun sizi ileri taşıyacağını gösteren/öğreten bir kitap.
Süslü dilden uzak olması avantaj.
248 syf.
·8/10 puan
İlginç araştırmalar ve tecrübelere dayanarak yazılmış bir Kişisel Gelişim kitabı olmasının yanı sıra kendinizi sorgulamanızı sağlayan bir eser...
"Gerçekte ne istiyorsunuz?" diye soran Paul Mckenna, kendi yaşanmışlıklarından ve seminerlerinde danışanlarından edindiği tecrübeler ile bilinçaltını yönlendirerek, kendi geleceğimizin temellerini atabileceğimizi savunurken olaylara gerçeklikle yaklaşıyor. Her ne kadar kitabın ismi ilgi çekici olsa da, istediklerimiz için çaba harcamadığımız sürece hiç bir şeyi elde edemeyeceğimizi de söylemeden geçemiyor...

Bu kitabı diğer benzerlerinden ayıran ise, daha detaylı yazılmış olması. Düşünce gücünün bir çok alanda kanıtlanmış olması dışında özellikle sporcuların başarıya inanıp, bilinçaltını kodlayıp, istedikleri sonuca ulaştıklarından örneklere sıkça yer verilmiş...

İnsanoğlunun olumludan çok olumsuz düşünceleri zihninde sürekli döndürerek, kendini engellediğini, bu kitabı da bir çok insanın kendi farkındalığını keşfetmesi için kaleme aldığını belirten yazarın dili sade ve akıcı. Anlatımlarını örnekleyerek, alt bölümlerde çalışma sayfalarına yer vererek, soruları cevaplayarak bilinçaltımızı kodlayıp, istediklerimize ulaşabileceğimizi öngörüyor. Söylediklerini yapıp, istediğini elde eden var mıdır, bilemem ama kitap iyi hissetmemizi sağlıyor...
Bu tarz kitapları okumayı seven okurlara tavsiye ederim :)
240 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Oscar wilde'nin okuduğum ikinci kitabı. İlk cümlesinden son kelimesine kadar harika bir baş yapıt. Dış görünüşü ile herkesi etkisi altına alan dorian gray, olaylara ve durumlara karşı herkes den farklı bir bakış açısıyla bakan lord henry'nin hayat hikayesinin anlatıldığı bu kitapta, eğer sizde benim gibi beğendiğiniz, yada ilginizi çeken anektod ve repliklerin altını çizmeyi seviyor iseniz bu kitabı okurken kaleminizi çok yakınınızda tutun derim. "Yaşamak bir düş kırıklığıdır" demiş bu kitapta Oscar wilde, umarım okurların hayatı bu cümleye zıt bir şekilde akıp gider...
Aysenur Kaya
Aysenur Kaya Mesele Ne Kadar İyi Olduğun Değil, Ne Kadar İyi Olmak İstediğin'i inceledi.
128 syf.
·2 günde·2/10 puan
Kitap inanılmaz derecede yazım hatalarıyla doluydu. Bir yerden sonra okumak çekici gelmemeye başladı çünkü öyle yazım hataları vardı ki sanki bir gece de çevrilmiş ve baskıya yetiştirilmiş hissi uyandırıyordu. Pegasus yayınları bu kitabı acil düzelterek yeni baskıya almalı. Aksi halde okuyucularına karşı saygısızlık yapmaya devam edecek gibi görünüyor.
426 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
"Bir zamanlar ömür boyu değişmeden kalan bir organ olduğu düşünülen beynin aslında kendini değiştirebildiği, farklı koşullara uyum sağlayabildiği ve sanılanın aksine son derece esnek olduğu kanıtlandı."

"Nöroplastisite" denilen bu bilim dalı sayesinde, insanların ilaç tedavisine ve ameliyata başvurmadan beyinlerini değiştirebileceklerine ve geliştirilebileceklerine bu kitaptaki hikâyeler ve deneyler sayesinde inanabiliyoruz.

Okuduğunuz her hikâye ve her deney sonrası ağzınızı açık bırakabilecek etkileyici bir kitaptı. Beyni kandırarak (Ramachandran'ın ayna kutusu), yeni şeyler öğrenerek, hayal gücünüzü kullanarak beyninizi nasıl değiştirebileceğinizi, felçli hastaların bile uzuvlarını hareket ettirebilmelerinin mümkün olduğunu ve daha birçok şeyi bu kitabın içine girerek öğrenebilirsiniz

1. Bölümde kendini sürekli düşüyormuş gibi hisseden, bu yüzden de düşen bir kadının (Cheryl) hikâyesi var. Birçok alanda uzmanlaşmış olan Bach-y-Rita sayesinde kadın denge problemini çözüyor. Bach-y-Rita çok sayıda destekçisi olan lokalizasyonizme (beyin karmaşık bir makinedir düşüncesine) itiraz edip beynin plastisite (esnek) olduğunu iddia edenlerden biridir.

2. Bölümde asimetrik bir beyne sahip, hem zeka geriliği hem de müstesna yetenekleri bir arada bulunan Barbara'nın hikâyesi var. Luria isimli bir nöropsikoloğun kitabını ve Rosenzweig isimli bir filozofun makalesini okuduktan sonra beynin değiştirilebileceğini öğreniyor. Kendini dış dünyadan soyutlayıp çok sayıda yorucu haftanın sonunda birçok bozukluğunu ortalama düzeye getiriyor. Ve bir okul açarak başkalarının da iyileşmesini sağlıyor. Barbara öğrenme bozukluğu olan çocukların, sahip oldukları temel sorunu çözebileceklerini gösterdi. Kitabın asıl amacı olan nöroplastisiteyi (beyin esnekliğini) güzel örneklerle kanıtladı.

3. Bölümde beynin plastikliği konusunda dünyanın önde gelen araştırmacısı olan Merzenich'ın yaptığı etkileyici çalışmalar anlatılıyor. Yaptığı çalışmaları okurken ağzınız açık kalabilir. Gerçekten etkileyici bir bölümdü. Merz, beynimizi yeniden yapılandırabileceğimizi çok net bir şekilde kanıtladı.

4. Bölümde konu aşk olsa bile beyinde "kullanmazsan kaybedersin" ilkesinin geçerli olduğundan bahsediyor. Nöroplastisite ilkeleri sorunlu zevkler edinmemizi mümkün kılarken, aynı zamanda yoğun bir tedaviyle yeni ve sağlıklı zevkler edinmemizi, bazen de eski sorunlu zevklerimizden kurtulmamızı sağlar.

5. Bölümde Taub maymunlar üzerinde yaptığı deafferentasyon (duyu sinirlerinin kesilmesi) deneyiyle felçli hastaların uzuvlarını hareket ettirebilmelerinin mümkün olabileceğini gösterdi. Ayrıca Taub, zorlu şartlara ve engellere rağmen bir klinik açıp felçlileri tedavi etti.

6. Bölümde plastisiteyle, Obsesif Kompulfis Bozukluğunun nasıl tedavi edileceği açıklanmış.

7. Bölümde Ramachandran isimli nöroplastisite uzmanının hayalet uzuv sendromu hakkında yaptığı deney anlatılıyor. Hastanın beynini kandırmak için tasarlamış olduğu ayna kutusu ise gerçekten de dahice bir fikirdi.

8. Bölümde TMU'yu (beyin alanını aktive etmek veya onun işlevini engellemek için kullanılıyordu) kullanan ilk kişi Pascual-Leone'nin deneyleri anlatılıyor. Ayrıca düşüncelerimizin, beynimizin maddesel yapısını değiştirebileceği gösterilmiştir. Etkileyici bir bölümdü. Çünkü yalnızca hayal gücümüzü kullanarak beyin anatomimizi değiştirebileceğimiz anlatılıyordu.

9. Bölümde biz bir şeyler öğrenirken bireysel nöronlarımızın yapılarını değiştirdiğini ilk gösteren Kandel'ın deneyleri anlatılıyor. Ayrıca nöroplastik bir tedavi olan psikanaliz hakkında bilgiler içeriyor. Freud'un nöroplastik fikirleri anlatılıyor.

10. Bölümde 90 yaşındaki Dr. Karansky'ın yaşlı olduğu için hayatının giderek yavaşlaması gerektiğine inanmayıp beynini nasıl geliştirdiği anlatılıyor. Ayrıca beyni zinde tutmak için yeni şeyler öğrenmemizin önemine vurgu yapılıyor.

11. Bölümde yazar, beyninin sadece yarısıyla doğmuş bir kadını ziyaret ediyor. Sol yarım küresi olmamasına rağmen, sağ yarım küre eksik olan tarafın görevlerini de üstlenmişti. Bu kadın sayesinde beynin ne denli plastik olabileceğini bir kez daha anlayabiliyoruz.

UNUTMAYALIM; EĞER KENDİMİZİ GERÇEKTEN CANLI HİSSETMEK İSTİYORSAK, ÖĞRENMELİYİZ.
344 syf.
·36 günde·Beğendi·Puan vermedi
İnsan beyninin öğrenmeye ne kadar açık olduğu, plastisitesi sayesinde tek beyin lobuyla doğan bir insanın bile kendi yaşamını sürdürebileceği vakalar üzerinden anlatılmış. Tıbbi terimlerin ağırlıklı olduğu bir kitap. Bu nedenle anlaşılması güç. Okunma sayısı belki bu yüzden azdır. Ama beynimizin neler yapabileceğini, nasıl uyum sağlayıp değişebileceğini merak eden herkes okumalı
120 syf.
·10/10 puan
Friedrich’i ayrıntıya girmeden tanıdığımız, sevdiği terimleri, desteklediği düşüncelerini öğrendiğimiz, hangi eserine ne anlamlar yüklediğini gördüğümüz bir eseri.

Okurken F.Nietzche ile sarılacak bazı yerlerde “yok yahu bu kadar değilim ben yanlışın var N.” diyeceğinize eminim.

Bu kitap yükseltilerin ve olmayan ideallerin mutluluğunu aşılayan ve hayatındaki şoklar İle bazen ideallere düşebileceğini anlayan, bilgeden çok daha fazla düşünene önem verdiğini anlatıyor.

Benim gibi felsefe severler için uzun uzun notlar alınarak okunacak bir eser..
261 syf.
·2 günde
Edebi birşeyler okumak istiyorsanız kesinlikle tavsiye etmiyorum Kısaca bir akademisyenin öğrenme hakkındaki görüşlerine değiniyor diyebilirim.Eger mesleginiz öğretmenlikse ya da bu konulara meraklıysanız ders kitabı niteliğinde okuyabilirsiniz 🤦‍️
120 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap Karen Horney’in 1952 yılında ölmeden birkaç ay önce verdiği ders kayıtlarından oluşturulmuş.Çevirisi anlaşılır fakat yazarın daha önceki kitaplarından aşina olmayanlara biraz karmaşık gelebilir üslubu o yüzden başlangıç kitabı değil .

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Şener
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 1.326 okur okudu.
  • 93 okur okuyor.
  • 1.224 okur okuyacak.
  • 54 okur yarım bıraktı.