Mehmet Evkuran

Mehmet Evkuran

Yazar
9.3/10
3 Kişi
·
19
Okunma
·
6
Beğeni
·
101
Gösterim
Adı:
Mehmet Evkuran
Unvan:
Dr.
Emevi yöneticilerinin din ile siyaset arasında siyasal güç lehine bir ilişki kurdukları ve bunun da o dönemin zihinsel ve epistemolojik koşullarında bile bir ölçüde kutsal değerlerin istismar edilmesi anlamına geldiği tezi olguya aykırı olmasa gerek
Ehl-i Sünnet zihniyet yapısına egemen olan selefi bakışın, iktidarların hoşlandığı ve bu yüzden destekledikleri teslimiyetçi bir niteliği vardır. Dinde taklid ve ittiba davranışları üzerine kurgulanan dindar kimlik, siyasal alanda ise boyun eğen, itaat eden ya da en azından siyasetten korkan apolitik bir zihniyetle örtüşmüştür.
Ulemanın yeni ve özgün fikirler üretemediği doğrudur. Ancak burada, yeni ve farklı düşünceleri hazmedemeyen sosyo kültürel yapının baskısını ve direncini de unutmamak gerekir.
"Hakikat konusunda insanların tarih boyunca içine dúştúkleri en büyük yanılgı, "seçilmişlik" yanılsamasıdır.
Seçilmişlik,diğer bir anlamda hakikati kendi mùlkù görme ve sahiplenme duygusu Kur'an da geçmiş dinî toplumlarda rastlanan en tipik hastalıklardan biri olarak gösterilir.
Kur'an'a göre bu seçilmişlik, duygusu, doğru yolda olmanın değil azğınlığın ve sapkınlığın bir göstergesidir."
Mehmet Evkuran // Ahlâk Hakikat ve Kimlik (İslam Kelâmında Ahlâk Problemi) sh,69 - Araştırma Yayınları
Mehmet Evkuran
Sayfa 69 - Araştırma Yayınları
Düşüncenin, realiteye teslim oluş süreci öyle bir aşamaya ulaşır ki, artık ahlaki ve düşünsel değerler ve kavramlar bile, var olan somut gerçekliğin gölgesi altında tanımlanmaya başlar. mevcut iktidar, alternatifi düşünülmemesi ve talep edilmemesi gereken tek gerçek iktidar olarak algılanır.
"Hakikati sahiplenmek bilgi ve ahlak sorunudur.
Yaratıcı kudreti kendi krallıklarının kozmik kralı olarak gören dini gruplar kuran tarafından eleştirilmiştir. Kendilerini Tanrının çocukları olarak gören ve diğer insanlarla kurdukları ilişkileri de kendilerini ayrıcalıklı bir eksene oturtan grupların dini ideolojileri hakikatin kaba istismarından başka bir şey değildir. "
Ayrıca bir şeyin istismar edilmesi o şeyin aslına duyulan ihtiyacı göstermez mi?
Baştan seçilmiş ırk olmadığı gibi lanetlenmiş kavim de olmaz. Bu düşünceler aynı özden beslenir Her kavim yaptıkları sayesinde kınamayı yada övgüyü hak eder...
Millet meclisinin durumunu geçici bir durum olarak gören ve çok geçmeden, asli ve tabii hal olarak niteliği halifenin Meclisin başına geçeceğini iddia eden Şükrü Bey'in sözlerini kesin ve net bir şekilde reddeden risalede, 'durum geçici değildir. Tabii ve asli hal budur. Asıl tabii olmayan hal bundan önceki idi. Geçen senelere kadar olan hilafet kurumunun dine hiçbir uygunluğu yok iken siz asla ağzınızı açıp itiraz etmediniz. Şimdi ise İslam'ın ruhuna en yakın ve en uygun bir hükümet şeklini ihya ettiğimiz halde, buna itiraz ediyorsunuz' denmektedir. risaleye egemen olan hava ve verilen mesaj, hilafet ve siyasal egemenlik konusunda ne Kur'an'a ne de usul-u fıkha aykırı olan hiçbir iş yapılmadığı, Türk milletinin kendi özgür iradesiyle ve zorunlu olarak içtihat hakkını kullanmış olduğu yolundadır.
İstikrarı sağlamak adına teslimiyetin bu kadar öne çıkarılmasının yarattığı psikolojik hava, düşünce ve ilim hayatını da etkilemiştir. Herkesin birbirine uyumu ve itaati telkin ettiği bir sosyo-kültürel vasatta, yeni ve farklı düşünceler ortaya çıkamamıştır. her bir yeni düşüncenin kuşkuyla karşılandığı, yoğun şekilde politize olmuş bir bünyede, düşünsel üretim eskilerin görüşlerini şerh etmekte kendini göstermiştir. Bu işe ilim ve bunu iyi yapana da alim denmiştir.
271 syf.
·Puan vermedi
...Burada anlamamız gereken şey siyasetin hayatımızda ne kadar yer tutması gerektiğidir.Siyaset, yaşamımızın bir bütünü değil yalnızca bir parçasıdır. Onu yaşamın tamamını kapsayacak şekilde anlamamız siyasetin doğasına terstir. Sorunların çözümünde siyaset amaç değil araç olmalıdır. Sorunların çözümünü ancak bilim üretebilir. Burada siyasetin rolü ise bilimin ürettiği çözümlerden en uygun olanını seçmektir. Bunu da en iyi şekilde yapacak olanlar siyasetçilerdir. Bu bizim tek çözüm noktası olarak gördüğümüz siyaset anlayışı ile ayrı düşmektedir.(ن)

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Evkuran
Unvan:
Dr.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 18 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.