Merve Duygun

Merve Duygun

Çevirmen
7.8/10
831 Kişi
·
2.516
Okunma
·
4
Beğeni
·
707
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
332 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Öncelikle kitabın arka kapak tanıtım yazısını okumamanızı öneriyorum. Farklı beklenti içine girip, hayal kırıklığı yaşamanıza neden olabilir. Konu belli bir noktaya kadar çok yavaş ilerliyor ama bir noktadan sonra heyecanlı bir serüvene ulaşıyor. Kitabın konusuna gelince; Şehrin dışında yoksul insanların hayat mücadelesi verdiği bir bölgede, genç bir kadın ve çocuklardan oluşan bir yankesici çetesi sakin yaşamlarına devam etmektedirler. Bir gün çetenin gözdesi olan ikiliden bir çocuk bir mağazanın önündeki kadından değerli bir yüzük çalar. Ne yazık ki kadın polis şefinin karısıdır. Beklenmeyen olaylar sonucunda her şey birbirine karışır. Polis ve mafyanın adamlarından oluşan kalabalık grup, iki çocuk için bir sürek avı başlatır. Çocukların hayatta kalmak için tek şansları vardır; kaçmak ve görünmez olmak. Güzel bir kitap.
176 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ilk Osho kitabı. Genelde kitap almaya gittiğimde aklımda hiç isim olmaz bir kaç saat kitapların içinde gezerim sonra o an ki ruh halime göre ne almak istersen alırım. Bunu aldığım zaman da içimde bi korku vardı. Sanırım o yüzden aldım. İyi ki almışım. Aslında kişisel gelişim kitapları çok boş gelir. Ama şuan o tür kitaplara çok açığım. Ve gelgelelim Osho bizim kişisel gelişimcilerimiz gibi her yeri 'inanın', 'başaracağız', 'inanmak başarmanın yarısıdır' gibi sözleri doldurmamış. Konu göründüğü gibi 'KORKU' .

Kitapta Sevgili Osho birçok Korku'dan bahsetmiş. Sayfa 13te ;
"Bir insanı seversin ve bu sevgiyle, aynı pakette, korku da gelir - o insanın seni terk edebileceği korkusu. Zaten başka birini terk edip sana gelmiştir, o yüzden örneği de karşındadır; belki aynısını sana da yapacak. Korkarsın, midenin düğümlendiğini hissedersin. Öyle bağlanmışsındır ki, çok basit bir gerçeği göremezsin: Sen dünyaya yalnız geldin. Dün de buradaydın, o insan olmadan ve gayet iyi gidiyordun, midende düğümler olmadan. Yarın, eğer bu insan giderse... Düğümlere ne gerek var? Sen zaten bu insansız nasıl olacağını biliyorsun ve tekrar yalnız olabileceksin." diyor.

Osho'cuğumu bu alıntıdan sonra gerçekten sevdim. Sanırım bu sözleri kim söyleseydi onu sevebilirdim. Ve o an için denk gelen o oldu. Her neyse. Bir insana fazlasıyla bağlandığım için, onu kutsallaştırdığım için artık yaşam çok fazla zordu benim için. Çünkü o her gitmek istediğinde kutsal saydığım önemsediğim çok sevdiğim insan gitmek istediğinde sanki bir daha mutlu olamayacakmışım gibi geliyordu. Kendimi hep ona bağlı hissediyordum. Ve sonradan fark ettim ki evet o olmadan önce de ben vardım. Yine hayatıma devam edebilirim. Ah tamam tamam inceleme yapıyorum burda daha güzel yazmalıyım değil mi? Olduğu kadar sevgili okurlar.


Yine sayfa 32 de "Otururken otur, yürürken yürü, her şey bir yana, sendeleme." diyor Osho'cuğum.
Bunu yapınca hayat o kadar da zor değilmiş dedim :d. Bilemiyorum şuan böyle bir şeye ihtiyacım olduğu için mi benimsedim kitabı yoksa kitap baya iyi miydi..? Karmaşık. İyiydi. Kitap okurken sadece kitap okudum. Otobüs beklerken sadece otobüs bekledim. Bu bir nevi meditasyondu benim için diyebilirim.

"Eğer cennete gitmek istemezsen, seni hiçbir rahip korkutamaz." dediğinde durdum ve geri döndüm sevgili Osho'cuğum. Aslında dikkat edilince bu çok güzel bir cümleydi. Korku için söylenecek, altı çizilecek en önemli cümlede olabilir, benim için. Çok ince ve üstünde düşünülürse eğer çok işe yarar bir cümle olabilir. Ben eğer hiçbir yere gitmek istemezsem beni hiç kimse korkutamaz.

Böyle alıntıları toplayıp size hakkında bilgi verebilirim. Ama bunu burada bırakıp şuradan devam edeceğim :p ;

İlerde psikoloji okumayı düşünen biri olarak kitabın çok fazla işime yaradığını ve ilerde de diğer Osho kitaplarıyla beraber daha çok işime yaracağını söyleyebilirim. Okuduğumu kendi halimde karşımda bana bir şeyler anlatan insanlara aktardığım zaman bu onlarda da güzel, olumlu sonuçlandı. Kişisel gelişim okumak pek hoş gelmezdi. Ama eğer ne için okuduğunuzu bilirseniz, önyargısız olursanız belki yine sizlere de faydası olacak bir kitap olabilir.
Osho'nunda dediği gibi "Korkulacak hiçbir şey yok." sakin olalım. Korkuyorsan korkuyorsun. Bu kadar büyütme kabul et ve korkunu sevginin önüne geçirme.

Umarım kitap hakkında yardımcı olabilmişimdir.

Mutlu kalın :d (incelemeyi kendim için yazdım faydası olmamış olabilir ama dursun bi köşede)
432 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle belirtmeliyim ki son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi...

"Yapboz" kitabını yazan Ted Miller Brogden'ın yayınlanmış iki eserinden bir tanesi olan bu kitabı büyük bir merak ile okudum... Umarım yazar daha çok eserini bizler ile buluşturur...

Kitabın konusuna gelirsek ...
Cape Thomas başarılı bir pilottur. Çocuk yaşta ailesini kaybetmiş, disiplinli, dindar büyükbabası onu yetiştirmek üzere yanına almıştı. Cape'in büyükbabasının tek bir şartı vardır oda Cape'in uçaklardan uzak durmasıydı...

Cape, gençlik yıllarında bir gecelik bir ilişki yaşamış ve yirmi beş yıl sonra vizyon olarak ilişki yaşadığı kadını kucağın da bir bebek ile bahçesinde görmüştü. Bu olayı anlamlandırmasada, adını bile bilmediği bu kızı aramaya başlamaya karar vermiş, zorluklar ile karşılaştıkça hayatına yeni giren insanların; kendinin yardıma ihtiyacı olmasına rağmen, onlara yardım elini uzatmakta yapabileceğinden fazlasını yapmaya başlamakta acele edeceğinden habersizdi...

Çalıştığı hava yolları uçuş lisansını iptal etmek için geçmişinde var olan Grace'in eşi onu köşeye sıkıştırmak için uğraşıyordu...

Cape bir tarafta kendi hayatı için, bir taraftan yeni tanıştığı Ally'nin karşı karşıya kaldığı suçlamaları bertaraf etmek için mücadele ederken, geçmişin yapbozlarının eksik parçalarını da bir araya getirmeye çalışıyordu....

Bir dedektif gibi iz süren ve kendi iç dünyası ile konuşan, esprili, cana yakın Cape, girdiği bu savaşlardan, acımasız politikacıların tuzaklarından ve aradığı kadını bulmakta başarılı olabilecek miydi?

Bulmaca tarzı kitaplardan hoşlananlara kesinlikle tavsiye ederim...
224 syf.
·9/10
"Tanrıya daha yakın olmak, insanlara daha yakın olmaktır."

Kuşkusuz, yirminci yüzyılın çok saygı duyulan yazarlarından birisi olan; şair, filozof ve sanatçı kimlikleri ile de ön plana çıkmayı başarabilmiş Cibran'ı, öyle bir kaç satıra sığdırmayı biz sevenlerinin de istemeyeceği gibi zor olduğu su götürmez bir gerçek. Bu eserinin ilk incelemesi şerefine nail olmak da benim mutluluğum diyerekten ufak bir giriş yapmış olayım.

Bilgeliği, zekası, duyarlılığı, gözlemleri, fikirleri, cana yakınlığı-can hıraşlığı, naifliği , sade ve anlamlı yazıları, çığır üstüne çığır açan felsefesi, engin görüşlülüğü, insanların doğasına dair düşünceleri vb.. birçok güzel ve nadide örnekliğiyle milyonları hayrete düşüren, kendine hayran bıraka bıraka gönüllülerimize tahtını kurmayı başarabilmiştir. Lübnan'da 1883 yılında doğmuş olup 1931 yılında vefat etmiştir.Kendi deyimiyle ; "Hayalleri ve arzuları olmayan efendilerdense, fark edilecek fikirleriyle mütevazıların arasında bir hayalperest olmayı yeğlerim." öyle de yapmıştır.. Gibran'n bizlere taşıdığı mesajlarının en bilindik özelliği tarzındaki basitliktir.Bu okuyucu kitlesine hitap noktasında hem faydalı hem de etkileyici olmuştur.Diğer özellikleriyle harmanlaması ona uluslararası bir ün kazandırmıştır..

Bu kitap, yirmi üç bölümden oluşuyor. Sözlerini, şiirlerini ve öykülerini bir araya getiriyor, eserin orijinal ismi "THE KAHLIL GIBRAN REDAER - INSPIRATIONAL WRITINGS" olup eser bire bir olarak çevirilmiştir. Sevgi, dostluk, güzellik, zenginlik, hüzün, fedakarlık, hayal , zaman, ruh, dünya, insanlık, hırs ve kader gibi çeşitli konulara değiniyor. Mesela onun için;
"Sevme gücü, Tanrının insana en büyük hediyesidir. Çünkü seven insandan asla geri alınamaz."

Sizler tarafından da okunup, bilahare daha etraflıca incelemerinizle birçok kişinin ellerine ulaşsın istiyorum. Bu zor yaşam şartları altında vermiş olduğumuz mücadeleler, meyus ve girift bir gençlik döneminden geçiyor olmamız, önemini yitirmiş olduğumuz ve halen yitiriyor olduğumuz tüm erdemler, türlü türlü arayışlar edindiğimiz lakin bir türlü tatmin olamadığımız, cevapsızlıklarla ve bekleyişlerle akıp giden merhametsiz zamanın eşliğinde, kalbimizi ve ruhumuzu unutarak yaşamak gerçekten çok üzücü bir durum.Bu kitabı senelerdir tekrar tekrar okumaya kendimi mahkum kılmam da bundandır."Bizler hala deniz kabuklarını incelemekle meşgulüz, sanki yaşam denizinden gün ve gecenin kumsalına vuran bir tek onlarmış gibi."okuyunca zaptedilemez bir duygu değişikliğine uğruyor insan, olaylara getirmiş olduğu yorumlarla insana farklı bir bakış açısı katıyor. Misal olarak " Ölüye duyduğumuz üzüntü, bir tür kıskançlık olabilir." demesiyle, insanın cevri dönüyor bir bakıma...

Şimdi, bu incelemeye eklemeyi düşündüğüm yüzlerce sözü ve düşüncesi olan bir insanın derleme kitabı bahis mevzusuysa, küçük bir özeleştiri getirerek kısaltmalıyım incelemeyi. Ne demişler:
"Söz kifayetsiz kalacaksa, susmalı insan..."

"ÖZ" ve "GIBRAN" , Martin Wolf'un deyimiyle; "ölümsüz öğretileri, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan -varsa da çok ender rastlanan- nadir ve ayrıcalıklı bir bilgelik ve tasavvuf aromasına sahiptir."

Büyük bir çaresizlikle sonuçlanan bir analiz girişiminden sonra, önemli bir üniversitedeki bir grup araştırmacı ancak şunları söyleyebilmiş; " Gibran hiçbir zamana sığmayan gerçekleri, okura sanki sessiz bir ormanda yürüyüş yaptığını ya da serin bir nehirde yıkandığını hissetirecek şekilde yazar, ruhu sakinleştirir.Ama aynı zamanda ateş gibi ağır sözlerle de yazabilir." Ve o büyük "nasıl" sorusuyla bizleri de baş başa bırakıyor.

Son olarak, Gibran'ın da dediği gibi;
"Ben asla hatasız konuşmam, çünkü benim sözcüklerim soyut bir dünyadan, ifadelerim ise kaynaklardan gelir."
Eksik, kusur varsa bana aittir. Mükemmel bir derleme olan bu kitabın, gerek içeriği, gerek yazarının kalitesine dayanarak gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar, iyi arınmalar diliyorum.
176 syf.
Korku
Osho
Daha önce her yerde duyduğum, defalarca denk geldiğim fakat henüz okumadığım bir yazardı sevgili Osho.
'Korku' kitabıyla tanışıp ilk adımı attım sevgili yazarımıza. :) Neden daha önce Osho'yu ikinci plana atıp bu kadar geç kaldım bu kitaplara ve yazaraa?? Neyse
Sevdiğim Bi kaç iletiyi bırakayım buraya
48. Sayfa ve son cümle. 'Bir insan doyasıya yaşamalı ve doyasıya ölmelidir.'
53. Sayfa  "Kimse dünyaya isimle gelmez. Tüm isimler verilir - üzerine etiketler yapıştırılır - ve sen etiket olursun."

Şimdi beğendiğim cümleleri yazmaya kalksam kitabın tümünü buraya aktarmış olacağım en iyisi kısa kesmek :) Ben beğendim çok güzel muhteşem bi kitap okumanızı tavsiye ederim okumakla kalın.
Rezaletti! Böyle bir kitabın basildiğina hala inanamiyorum. Hayatimda bu kadar iğrenç kitap gormedim. Cinsellik dişinda birsey yoktu.. Okumayın, okutturmayin!
632 syf.
·Beğendi·6/10
Birkaç yıl önce okuduğum ve unutamayacağım romanların arasında yer alan bir kitap. Zaman zaman arkadaş dost çevreme tavsiye etmek için yanıp tutuştuğum fakat adını bir türlü hatırlamadığım bu kitabı , takip etmekte olduğum bir arkadaşın kitaplığında görünce hatırladım. Hiç yorum yapılmadığını görünce kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.
İlk belirtmek istediğim kolay okunan, sürükleyici ve enteresan bir kitap olduğu. Temelde gerçek dostluğun nasıl yaralı ruhlara merhem olduğu anlatılırken , hırsların esiri olanların çürüme süreçleri irdeleniyor. Arka fonda sevgiyi, nefreti, tevazuyu, hırsı, aşkı, dostluğu, ihaneti, kıskançlığı, düşmanlığı,öfkeyi ve kini bulabilirsiniz. Kısaca renkli, girift kurgusuyla heyecanlı, ilahi adaletiyle kırıkta olsa mutlu son diyebileceğiniz, mutlaka okunmalı değilde; empati yeteneğiniz siz farkında bile olmadan gelişirken hoşça zaman geçirebileceğiniz bir kitap.
528 syf.
·3292 günde·Beğendi·5/10
Laure, Améline ve Melanie'nin hayatlarının anlatıldığı bu kitap da 3 genç kızın hataları, mutluluklarını, üzüntülerini okuyoruz. Genç kızlıktan yetişkinliğe doğru bu arkadaşların hayatlarında ne kararlar aldıkları neler yaşadıkları yazar tarafından bize aktarılmış...

Afrika kıtasında olması durumunu sevdim. İlişkilerin boyutları ve içerikleri yer yer Aşk-ı Memnu tarzı bir hava sezdirmiş olsada çok benlik bir kitap değildi. :)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 2.516 okur okudu.
  • 78 okur okuyor.
  • 1.668 okur okuyacak.
  • 69 okur yarım bıraktı.