Voltairine de Cleyre

Voltairine de Cleyre

Yazar
6.8/10
17 Kişi
·
41
Okunma
·
3
Beğeni
·
263
Gösterim
Adı:
Voltairine de Cleyre
Unvan:
Yazar ve öğretmen
Doğum:
Leslie, Michigan, ABD, 17 Kasım 1866
Ölüm:
Chicago, Illinois, ABD, 20 Haziran 1912
Michigan'da küçük bir kasaba olan Leslie’de doğdu, babasının ailenin geçimini sağlayamaması nedeniyle küçük yaşta zorunlu olarak Katolik manastırına verildi. Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu. Sarnia'da (Ontario, Kanada) bulunan Manastır’da geçirdiği zaman hakkında Cleyre şöyle demiştir: “Ölüm Gölgesi Vadisi gibiydi, ve o boğucu günlerde ihmalin ve batıl inancın yakıcı cehennem ateşinin bedenimde bıraktığı beyaz yara izleri var.” Voltairine de Cleyre buradan Huron Michigan Limanı'nı yüzerek ve 17 mil yol yürüyerek kaçma girişiminde bulundu, ailesinin arkadaşları ile karşılaşması ardından babasına haber verilerek geri gönderildi. Yeniden kaçan Cleyre bu defa bir daha geri dönmedi.

Ailesinin, abolitionist hareket (ABD’de köleciliğin kaldırılmasını savunan grup) ve Underground Railroad hareketi (ABD'li kölelerin bu ülkeden özgür ülkelere kaçmalarını sağlayan grup)ile bağları, bitmek bilmez amansız yoksulluk, ismini felsefeci Voltaire’den alan Cleyre'in yetişkin yaşlarında radikal söylemlere sahip biri olmasında ciddi katkıları oldu. Manastır eğitimi ardından, Cleyre seküler özgür düşünce hareketine katılarak entelektüel çevreye dahil oldu, burada dersler verdi ve bu hareketin gazetesine, makaleleri ile katkılarda bulundu.

1880'lerin ortalarında ve sonlarında, içinde bulunduğu özgür düşünce hareketi zamanında, de Cleyre özellikle Thomas Paine, Mary Wollstonecraft ve Clarence Darrow'dan etkilendi. Düşüncelerinden etkilendiği diğer isimler ise Henry David Thoreau, Big bill Haywood ve sonraları Eugene Debs’dir.

Haymarket eylemcilerinin 1887 yılında asılarak idam edilmeleri ardından anarşist olduğu kabul edilir. Otobiyografik makalesinde “O zamana kadar mahkemelerde Amerikan yasalarındaki adalet esasına inanıyordum" diye yazmıştır, “Bu olaydan sonra bir daha asla böyle düşünmedim.” diyecektir.

De Cleyre mükemmel bir konuşmacı ve yazar olarak tanınır – biyografi yazarı Paul Avrich’e göre, o “yazınsal alanda diğer tüm Amerikan anarşistlerinden daha büyük bir yetenektir" ve anarşist ideallere adanmış yorulmak bilmez bir savunucu olarak [Goldman’a göre ] “imanlı şevki giriştiği her işe damgasını vurmuştur.”

De Cleyre'in esin kaynaklarından biri Dyer D. Lum'dır; "onun öğretmeni, güvendiği kişi, yoldaşı", idi, fakat Lum 1893 yılında intihar etti.

12 Temmuz 1890'da Harry adında bir erkek çocuk dünyaya getirdi, babası özgür düşünce çevresinden James B. Elliot idi; fakat de Cleyre, Elliot ile birlikte yaşamayı reddettiğinde Harry ondan alındı.

Tüm hayatı boyunca hastalıklarla ve depresyonu ile mücadele etti, en az iki kez intihar girişiminde bulundu ve 19 Aralık 1902'de bir süikast girişiminden kurtuldu. Saldırgan Herman Helcher adında Cleyre'nin eski öğrencilerinden, akıl sağlığını yitirmiş biriydi, Cleyre süikast girişiminin hemen ardından Helcher’i affetti. Bu konuda “Akıl sağlığının yerinde olmamasından kaynaklanan bu eylemi nedeniyle onu hapishaneye göndermek medeniyete hakaret olurdu” diye yazmıştır. Saldırı ona, konuşmasını ve konuya yoğunlaşmasını olumsuz etkileyecek kronik kulak ağrısı ve boğaz enfeksiyonu bırakmıştır.

Voltairine de Cleyre, Chicago-Illinois’de St. Mary Nezaret Hastanesinde hastalığı septik menenjit nedeniyle 20 Temmuz 1912 yılında öldü
Hakikatin güzelliği;yapılan her yeni keşifte ilk düşündüğümüze kıyasla ne kadar derin ve geniş olduğunu fark etmemizdir.
Voltairine de Cleyre
Sayfa 7 - Altıkırkbeş yayın
Çünkü yaşam yaşamak için haykırır, ve Mülkiyet onun yaşama
özgürlüğünü reddeder ve Yaşam boyun eğmeyecektir.
Eğmemelidir....
...insan, vaaz verilecek ve kitaplardan kopyalanan düsturlarla ahenk içinde tutulacak ya da çıkarımlarla hareket edecek ya da duracak, beynin ön odasına bağlı, iyi düzenlenmiş, küçük fikirler yumağı değildir. Tuhaf hislerin dipsiz, dipsiz derinlikleri, nedeni anlaşılamayan nefret ve öfkenin güçlü fırtınalarını süpüren çalkantılı bir his denizi, hayal kırıklığının gözle görülmeyen bükülmeleri, ahlaksızlığın düşük cezirleri, deli eden ve kontrol edilemeyecek aşkın sarsıntısı ve ürpertisi. Sanki denizin tüm üzüntüsü ve kuzeyin çam ormanlarının ağıtları sırf senin duyabileceğin sessizlikte ağlamak için bir araya gelmişler gibi, dinlemek için eğilen kulağa çarpan hasretler, ağlamalar, yakınmalar. Tepeden bakmak buna, siyahlığı, gece yarısını, içindeki ölü çağları bilmek, içindeki ormanı ve canavarı hissetmek,—ve bataklığı ve gülümsemeyi, ve kalbin çaresizliğinin tenha çölünü hissetmek— en sonuna kadar görmek, bilmek, hissetmek,—ve sonra karşı kaldırımdaki arabada, zevkli, iyi giyimli, saçları düzgünce taranmış, adama bakmak, ve bu sıradan görünüşün altında ne yattığını merak etmek,— onun içindeki mağaranın çok altta bir yerde, senin mağarana giden dar bir koridoru olduğunu gözünde canlandırmak — ütülenmiş gömleğini, durgun ifadesini üzerine giyerken, onu belki de parmak uçlarına kadar sarsan acıyı hayal etmek — kendi kendine nasıl ürperdiğini ve kalbinin ateşinden nasıl kaçtığını, acı içinde kıvrandığını, kendisini görmeye cesaret edemediği hapishanesinde sızlandığını düşünmek —en yavan, en ümitsiz yaratığın, hatta en adi suçlunun öz-geçidinden saygılı bir şekilde geri çekilmek, çünkü kişi içindeki suçluyu ve değersizliği bilir —tüm suçlamalardan kaçınır çünkü insanın neden yapıldığını bilir ve hepsi kendisinin içinde olduğu için hiçbir şeyden kaçınmaz, ...
Cesaretin ruhu kendisini kanıtlamalıdır yeni özgürlükler talep etmelidir, çünkü eski özgürlükler mevcut üretim yöntemleri tarafından değersizleştirilmiş ve hükümsüzleştirilmiştir.
Kalıtım büyüdükten çok, çok sonra sürekli olarak tekrar etmeye; adaptasyon sürekli olarak formları bozmaya meyillidir. Başka isimler altında aynı eğilimler, organik olmayan dünyada da gözlemlenir.
57 syf.
·6 günde·6/10
Hayatta bazı şeyleri ölçer, tartar, düşünür, inceler ve reddedersiniz. Ama bunların bazıları bir kenara konmalarına neden olan eksik ve çarpıklıklarının yanında öyle parlak nüveler barındırır ki; zaman zaman dönüp yeniden bakmak, bir daha düşünmek istersiniz: Belki ben değişmişimdir, belki o değişmiştir, belki daha önce göremediğim bazı şeyler vardır, belki...
İşte anarşizm benim için böyle bir ideoloji... Ama her yeniden bakışımda, önceki kararımı yeniden teyit etmekten öteye geçemiyorum. Coşun, enerjik, kararlı, ruh ve iradeye dayalı bir özveri ile dolup taşıyor tüm anarşist metinler... Hepsi tutkulu, hepsi yırtıcı ve hepsi sonsuz bir adanmışlıkla damgalı... Ama bu tutku, bu irade öylesine temelsiz bir kırılganlığa; öylesine köksüz bir zorlamaya dayalı ki... Hayatın gerçekleri karşısında savrulup gitmeye mahkum oluşu öylesine bariz ki...
Şöyle ifade edeyim; genç bir insanın umudu çok değerli bir şeydir. Hepimizin içinde güzel şeylere dokunur. Ama orta yaşı geçmiş, bir çok badireleri ve yılgınlık sınavlarını atlatmış bir insandaki umut ile; hayatın acı gerçekleri ile henüz yüzleşmemiş birinin umudu, aynı umut değildir ve bizde ikisi de aynı etkiyi bırakmaz.
Anarşizm gerçekliği öylesine idealist bir noktadan yorumluyor, olguları öylesine hayali ve kurgusal bir şekilde kavrıyor ki; o coşkun duyguların hepsi daha ilk rüzgardan havaya savrulacakmışçasına kırılgan görünüyor gözüme.... Sanırım biraz da bu sebepten, sadece gerçeklerden uzaklaşıp hayali dünyasında yaşamayı başarabilenler anarşist kalabiliyor... Çünkü gerçeğin çölünde anarşizmi besleyebilecek hiçbir gıda mevcut değil... Oysa hayatı değiştirmek için çölde yetişen bitkilere ve gerçeklerden beslenen tutkulara ihtiyaç var...
Bu uzun tatilde okuduğum bu kısa kitapçığın yazarı Amerikalı bir kadın anarşist; Emma Goldman'ın da övgüyle andığı Voltairine De Cleyre! Kitabında farklı anarşist öğretilerin ortak noktalarını vurgulamaya, hepsinde benzer olan özü yakalayıp kendi aralarında birlik duygusunu temellendirmeye çalışmış. Bunu yaparken amacı, doğrudan eylem çizgisini savunabilecek yegane öğreti olduğunu düşündüğü anarşizmin parçalı haline son vermek...
Yazar anarşistler arasında ortak noktaların ayrı noktalardan daha önemli olduğu tezini bence başarı ile kanıtlıyor. Ama bu ortaklığın idealist bir temele dayalı olduğu noktasını da benim açımdan ispatlamış oluyor. Diğer yandan 'doğrudan eylem' ile 'siyasal eylem' arasına çektiği kalın duvar, kendisinin idealist olduğu kadar diyakektik fakiri olduğunun da göstergesi. Ama yalnızca bu duvar aracılığı iledir ki doğrudan eylemi sadece anarşist ideolojiye mal edebiliyor. Oysa gerçeklik bundan çok daha derin ve doğrudan eylem anarşizmin dar sınırlarından çok da ötelere uzanıyor, taa siyasal eyleme kadar ;)
İçindeki tutkuya saygı duyduğum bu ideolojiyi okumaya devam edeceğim... Bir Marksistin en çok da gençlerden, toylardan, hayata hesapsız kitapsız balıklama dalanlardan ilham alması gerektiğinin bilinciyle yapacağım bunu...

Yazarın biyografisi

Adı:
Voltairine de Cleyre
Unvan:
Yazar ve öğretmen
Doğum:
Leslie, Michigan, ABD, 17 Kasım 1866
Ölüm:
Chicago, Illinois, ABD, 20 Haziran 1912
Michigan'da küçük bir kasaba olan Leslie’de doğdu, babasının ailenin geçimini sağlayamaması nedeniyle küçük yaşta zorunlu olarak Katolik manastırına verildi. Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu. Sarnia'da (Ontario, Kanada) bulunan Manastır’da geçirdiği zaman hakkında Cleyre şöyle demiştir: “Ölüm Gölgesi Vadisi gibiydi, ve o boğucu günlerde ihmalin ve batıl inancın yakıcı cehennem ateşinin bedenimde bıraktığı beyaz yara izleri var.” Voltairine de Cleyre buradan Huron Michigan Limanı'nı yüzerek ve 17 mil yol yürüyerek kaçma girişiminde bulundu, ailesinin arkadaşları ile karşılaşması ardından babasına haber verilerek geri gönderildi. Yeniden kaçan Cleyre bu defa bir daha geri dönmedi.

Ailesinin, abolitionist hareket (ABD’de köleciliğin kaldırılmasını savunan grup) ve Underground Railroad hareketi (ABD'li kölelerin bu ülkeden özgür ülkelere kaçmalarını sağlayan grup)ile bağları, bitmek bilmez amansız yoksulluk, ismini felsefeci Voltaire’den alan Cleyre'in yetişkin yaşlarında radikal söylemlere sahip biri olmasında ciddi katkıları oldu. Manastır eğitimi ardından, Cleyre seküler özgür düşünce hareketine katılarak entelektüel çevreye dahil oldu, burada dersler verdi ve bu hareketin gazetesine, makaleleri ile katkılarda bulundu.

1880'lerin ortalarında ve sonlarında, içinde bulunduğu özgür düşünce hareketi zamanında, de Cleyre özellikle Thomas Paine, Mary Wollstonecraft ve Clarence Darrow'dan etkilendi. Düşüncelerinden etkilendiği diğer isimler ise Henry David Thoreau, Big bill Haywood ve sonraları Eugene Debs’dir.

Haymarket eylemcilerinin 1887 yılında asılarak idam edilmeleri ardından anarşist olduğu kabul edilir. Otobiyografik makalesinde “O zamana kadar mahkemelerde Amerikan yasalarındaki adalet esasına inanıyordum" diye yazmıştır, “Bu olaydan sonra bir daha asla böyle düşünmedim.” diyecektir.

De Cleyre mükemmel bir konuşmacı ve yazar olarak tanınır – biyografi yazarı Paul Avrich’e göre, o “yazınsal alanda diğer tüm Amerikan anarşistlerinden daha büyük bir yetenektir" ve anarşist ideallere adanmış yorulmak bilmez bir savunucu olarak [Goldman’a göre ] “imanlı şevki giriştiği her işe damgasını vurmuştur.”

De Cleyre'in esin kaynaklarından biri Dyer D. Lum'dır; "onun öğretmeni, güvendiği kişi, yoldaşı", idi, fakat Lum 1893 yılında intihar etti.

12 Temmuz 1890'da Harry adında bir erkek çocuk dünyaya getirdi, babası özgür düşünce çevresinden James B. Elliot idi; fakat de Cleyre, Elliot ile birlikte yaşamayı reddettiğinde Harry ondan alındı.

Tüm hayatı boyunca hastalıklarla ve depresyonu ile mücadele etti, en az iki kez intihar girişiminde bulundu ve 19 Aralık 1902'de bir süikast girişiminden kurtuldu. Saldırgan Herman Helcher adında Cleyre'nin eski öğrencilerinden, akıl sağlığını yitirmiş biriydi, Cleyre süikast girişiminin hemen ardından Helcher’i affetti. Bu konuda “Akıl sağlığının yerinde olmamasından kaynaklanan bu eylemi nedeniyle onu hapishaneye göndermek medeniyete hakaret olurdu” diye yazmıştır. Saldırı ona, konuşmasını ve konuya yoğunlaşmasını olumsuz etkileyecek kronik kulak ağrısı ve boğaz enfeksiyonu bırakmıştır.

Voltairine de Cleyre, Chicago-Illinois’de St. Mary Nezaret Hastanesinde hastalığı septik menenjit nedeniyle 20 Temmuz 1912 yılında öldü

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 41 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.