Selahattin Yazıcı

Selahattin Yazıcı
@yaziciman
Sorgulamayı seven, çok cahil (fakat kendince tatmin olmak için çaba içinde), suça karışmış sınıfında olmayan, sadece sonunda iyi hissedeceğime inancım olan işler yapmak için nefes alıp verme tutkusuna sahibim.
Programlamacı
Üniveriste
Kendini ait huzurlu hissettiğim her yer.
2004
10 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Atasını bilmeyen it peşinde gezer. #part4
Puan vermedi
Kitap, 19. yüzyılın sonundaki Osmanlı İmparatorluğu’nun kasvetli ve "Hasta Adam" olarak nitelenen atmosferiyle başlar. Kinross, Selanik’in kozmopolit yapısını ve Mustafa’nın babası Ali Rıza Efendi’nin modern dünyayla kurduğu bağı anlatarak başlar. Milli Mücadele dönemi, Ankara’nın bozkırındaki yalnızlık ve imkansızlıklar içinde örülen bir destan gibi anlatılır. Devrimler bölümünde ise Kinross, Atatürk’ün "hızına" vurgu yapar. Bir milletin kıyafetinden alfabesine kadar nasıl bir "şok terapi" ile modernize edildiğini hayranlıkla aktarır. Lord Kinross, bu eserinde Atatürk’ün "Realist" yönünü çok iyi işler. Ona göre Atatürk, hayallerin peşinden koşan bir maceracı değil, imkanları sonuna kadar zorlayan ama ayağı daima yere sağlam basan bir matematikçidir. Atatürk
Biyografi
AtatürkLord Kinross · Altın Kitaplar · 20232,470 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Atasını bilmeyen it peşinde gezer. #part3
Puan vermedi
Aydemir, Atatürk’ü anlatırken aslında çöken bir imparatorluğu, uyanan bir milleti ve bu uyanışın "tek bir beyinde" nasıl kristalleştiğini anlatır. Diğer yazarlar "Atatürk ne yaptı?" sorusuna odaklanırken, Aydemir "Şartlar onu neden yapmaya zorladı?" sorusuna cevap aramıştır. Aydemir, "Tek Adam" ismini bir övgü olarak değil, bir tarihsel gereklilik olarak kullanır. Bir yerden sonra "Tek Adam"ın yerini "Millet"in alması gerektiğini, Atatürk’ün de en büyük isteğinin bu olduğunu vurgular. "Dolmabahçe’de-yatan, sadece bir faniydi. Fakat dışarıda; alfabesi değişmiş, hukuku laikleşmiş, sanayisi kurulmuş yepyeni bir dünya vardı. 'Tek Adam', görevini yapmıştı; o, kendini yok ederek bir milleti var eden tarihteki nadir şahsiyetlerden biriydi." Tek Adam - Cilt 2 Tek Adam - Cilt 1 Tek Adam - Cilt 3
Biyografi
Tek Adam - Cilt 1Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi · 20193,466 okunma
Atasını bilmeyen it peşinde gezer. #part2
Puan vermedi
Bu kitap bir "araştırma" değil, bir "tanıklık" kitabıdır. Falih Rıfkı, Atatürk’ün en yakın dostlarından, sırdaşlarından ve meşhur "sofrasının" gediklilerinden biridir. Falih Rıfkı, o meşhur sofrayı bir "akademik laboratuvar" olarak tanımlar. "O sofra, bir ziyafet yeri değil, bir okuldu. Mustafa Kemal orada sadece yemek yemez, kafasındaki devrimlerin provasını yapardı. Bazen sabahın ilk ışıklarına kadar bir harf, bir yasa veya bir tarih tezi üzerine tartışırdık. Yorulmak bilmeyen bir zekânın karşısında hepimiz bitap düşerdik." Falih Rıfkı, kitabın sonunda Atatürk’ün son yıllarını, hastalığının ilerleyişini ve o büyük dehanın fiziksel çöküşünü büyük bir hüzünle aktarır. Ancak bu hüzün, umutsuzluk değil; devrilen bir çınarın yerine kocaman bir orman bırakmış olmasının huzurudur. Çankaya
Biyografi
ÇankayaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 20215bin okunma
Atasını bilmeyen it peşinde gezer. #part1
Puan vermedi
Gözümde en tarafsız ve akademik Atatürk biyografisidir. Bir "yabancının" gözünden, ancak Türkiye'yi ve Türk kültürünü çok iyi bilen birinin kaleminden çıkmıştır. Birinci cilt Osmanlı’nın son dönemini, ikinci cilt Milli Mücadele’yi, üçüncü cilt ise devrimleri ve Cumhuriyet’in inşasını işler. Atatürk'ün düşünce yapısını, hangi kitaplardan nasıl etkilendiğini ve "devrimci" kimliğinin nasıl evrildiğini en derinlemesine bu eserde bulabilirsin. Atatürk: Modern Türkiye'nin Kurucusu
Biyografi
Atatürk: Modern Türkiye'nin KurucusuAndrew Mango · Remzi Kitabevi · 2004821 okunma
Yeryüzünde kendi kendine hoş olan hiçbir şey yoktur; güzellik,hoş olan kişinin o mevcuda bakış açısıdır.Alem keder ve zahmetle dolu kötü bir yerdir; iyi olarak tanımladığımız ise unutmuş halde yalnızca gözümüzün gördüklerine ve o anki hislerimize kandırılmaktır. Üzgünüm.