Kitapta altını çizdiğim çok fazla yer var. Milleti elimden geldiğince alıntıya boğmamak için(yine de boğdum gibi, affola) bunlardan sadece yetişkin olanlara yönelik alıntıları seçip paylaşmaya çalıştım. Paylaştığımdan çok daha fazla çocuklara yönelik tespitler mevcut.
Kitabı okurken yetiştirilmemden ve çevremde gördüklerimden kaynaklı olarak kitap yer yer çok fazla ütopik geldi. Ya da çocuklara yönelik kitaptaki gibi bir bilinç ve tutuma sahip olmak zor geldi. Kitaptaki bilgileri kabul etmek, hazmetmek, hele ki bolca yanlış yapılarak yetiştirilmişseniz, kolay değil.
Bence kitabı öncelikle okuması gereken asıl kitle çocuk sahibi olmak için evlenmeyi düşünen bekarlar ya da henüz çocuk sahibi olmayan çiftler. Kitapta bahsedilen şekilde bir anne-baba olmanın ne kadar zahmetli ve zor olduğunu görmek çocuk yapma konusunda insanları tereddüte düşürebilir; düşürmesi de gerekir. Örneğin ben de çocuk sahibi olma isteğim, arzum konusunda sorgulamada bulundum. Dünyaya getiriliş amacımın babama yaşlılığında bakmak olduğu babam tarafından ifade edilirken(İfade etmediği bir diğer amaç da kesin "Kapıcı Cafer" gibi bir şeyi elinin altında bulundurmaktı. Zira küçüklüğümde kaç bin defa markete, fırına vs. gittiğimi hatırlamıyorum. Bu durumu o kadar kanıksamışım ki bir başka çocuk bakkala vs. gitmek istemeyip ebeveynlerine itiraz edebildiğinde şaşırır, kafamda direk şımarık etiketi belirir, o çocuğa öfke duyardım.(bu duruma karşı duyduğum öfkemin altındaki değersizlik hissini şimdi daha iyi anlıyorum) Normal olmayan bir tutumla yetiştirilince normal bir tutumu, tavrı benimsemek çok zor oluyor...) ben hangi amaçla çocuk sahibi olmayı düşlüyorum? Özellikle küçük bebekleri çok sevmem, bir kız çocuğumun olması hayalinden duyduğum mutluluk, baba olmayı istemem için yeterli mi? Ya da