yazma eylemi, onun varoluşunun bir parçasıydı; yazmazsa eksik kalacağını, bir yanının kuruyacağını biliyordu.
Sayfa 33·Kitabı okudu
"Üslup kişinin kendisidir"sözü doğruysa her üslubun da bir kişiyi yarattığını varsaymak yanlış sayılmaz.
Sayfa 9 - Alfa·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir kez düşün, ne bekliyordun bu gençlikten? Ne verdik onlara? İnanç mı? Bir baltaya sap olmanın erdemlerini mi? Sen ne diyorsun yahu, çocuklar önlerindeki örnekleri gördüler, diplomalı işsizler ordusu. Sen onu benim külahıma anlat. Ne ideali? Hangi umudu verdik. Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii intihara bile. Yanılıyorsun Senin tuzun kuru ve hep kuru kalsın istiyorsun.
Sayfa 51 - Ada Yayınları·Kitabı okudu
Eski Türkçede yazıt 'bengü' sözcüğü ile karşılanır. Bu ölümsüz, ebedi anlamına gelir. Bengü ya da bengü taş'a sahip olmak bir övünç durumudur. ..Kağanlığa ait yazıtlar biçimi, dili, görünüşü ile olduğu kadar adıyla da sıradan yazıtlardan ayrılıyor, bunlara "il bengüsi" deniyordu. Yazmak eylemi "bitimek", yazılmış şey de "bitig" olarak ifade edildiği için yazıtlara "bitig taş" ya da "bitigli taş" dendiği de olur. Yazıcılar "bitigçi" diye adlandırılır. Yazıtlardaki oyma türünden süslemeler "bediz" sözcüğüyle karşılanır. Bu işi yapanlar "bedizçi"dir. ..Göktürk yazısıyla ve Türkçe yazılmış yine bilinen en eski yazıt Moğolistan'da bulun­muş olan Çoyren Yazıtı'dır (688-92).
“Ama yazabilirim. Korkularımı, kaygılarımı, düşlerimi, düşüncelerimi yazdığım gibi bu eylemi de yazabilirim. Çünkü yazmak da bir eylemdir.”
Sayfa 146·Kitabı okudu
“Yozlaşma dönemlerinde herkes işin kolayını seçer. Üretmek yerine tüketmeyi. Düşünmek yerine konuşmayı.”
Sayfa 145·Kitabı okudu