10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
GÜZEL TEHLİKE (Söyleşi) Michel Foucault Fransız düşünür Michel Foucault ile eleştirmen Claude Bonnefoy arasında gerçekleştirilen bir söyleşi ile okumalarımıza devam ediyoruz. Kitap, Foucault’nun yaşarken yayımlanmasını istemediği konuşmalardan oluşur. Edebiyat, yazma eylemi, dil, çocukluk, düşünce ve kişinin kendisiyle ilişkisi gibi konular etrafında şekillenir. Burada yazarın kendi yazma serüveni ve dil deneyimi anlatılıyor. Eser, Foucault’nun düşünsel dünyasına kişisel bir pencereden bakmak isteyenler için çok elverişli. Merkezi şu fikir yer oluşturur: İnsan, yazı aracılığıyla, yalnızca dünyayı değil, kendisini de kurar. Yazmak, düşünceleri aktarmaktan çok bir dönüşme sürecidir. Yazı, kişinin kendi sınırlarını aşmasının ve başka birine dönüşmesinin aracıdır. ALINTILAR “Yazma zevkini keşfedebilmem için yurtdışına çıkmam gerekti.” “Tek gerçek vatan insanın öğrendiği dildir.” “Dilimin bir peyzaj oluşturduğunu fark ettim.” Kısa vr güzel bir kitap. Özellikle Foucault meraklıları için.
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 10. kitabı
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine", yüzeysel bilgi tüketimini eleştiren ve zihinsel berraklığı savunan entelektüel bir kılavuzdur. Eser, okuma eylemini pasiflikten çıkarıp düşünmeye dönüştürmeyi ve yazmayı gösterişten uzak bir varoluş hali olarak konumlandırmayı amaçlayan sarsıcı denemelerden oluşur.Yazara göre kötü ve niteliksiz kitaplar "zihnin zehiridir". Popüler olan her esere yönelmek yerine, zamanın süzgecinden geçmiş klasiklere odaklanmak şarttır.Değerli bir metni hemen rafa kaldırmak yerine, sindirmek ve tekrar okumak hakiki bilginin temelidir.Yazma eylemi konusunda son derece keskin ve yer yer iğneleyici bir dili vardır. Schopenhauer, sırf para veya şöhret için yazanları, kopyacıları ve karmaşık laf salatası yapanları sert bir şekilde eleştirir.Yazmanın tek bir amacı olmalıdır: Özgün ve kalıcı düşünceleri kağıda dökmek..sch. Sade, net ve doğrudan anlatım, entelektüel dürüstlüğün bir göstergesidir.Hayatın anlamına dair felsefi duruşunu bu bölümde yansıtır. Sürekli dışarıdan bir şeyler tüketerek (okuyarak veya gezerek) mutlu olunamayacağını; insanın ancak kendi içsel dünyasını ve düşüncelerini zenginleştirerek yalnızlığın ve boşluğun acısından kurtulabileceğini vurgular.Schopenhauer karamsar felsefesiyle tanınır. Bu nedenle kitap yer yer kuralcı, sert ve iddialı genellemeler içerebilir. Bazı okuyucular yazarın tekrar eden vurgularını yorucu bulsa da, satır aralarındaki derinlik ufuk açıcıdır.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,835 okunma
Reklam
Halden Anlayan Lider
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 00:00
Herhangi bir anlatımda karşı tarafı dinlemek hem önemli hem de işin de özü olabilir. Çoğu zaman tam dinlemeden hemen karşı saldırı gibi cevap vermeye çalışabiliyoruz. Yazarın kitabın içinde çokça dillendirdiği o "dinleme" eylemi unutulduğunda ya da göz ardı edildiğinde çatışmalar da ortaya çıkabiliyor. Bu durum ev, okul ve iş hayatında da olabiliyor. Yazar hizmet sektöründe uzun yıllar çalıştığı için bu kitap içinde anlattıkları da yine bu sektörün içinden geliyor. Hem kendi deneyimleri hem de genel bir çerçeveye ait bazı paylaşımları da barındırıyor. Örneğin, bir müşteri mağazaya geldiğinde bırakalım önce kendini, derdini anlatsın. İşte "dinleme" eylemi ilk olarak burada başlıyor. Müşteri daha ne istediğini tam anlatmadan pat... "sen şunu mu bunu mu onu mu" demek istiyorsun denildiğinde, "dinleme" bir anda "dinlememe" eylemine dönüşebiliyor. Bu da bazı sorunların da gün yüzüne çıkmasına sebebiyet verebiliyor. Eğer iyi dinleyip doğru sorular sorulursa çıkış kapısı da daha kolay bulunabilir. Halden Anlayan Lider kitabıyla Mert Karaibrahimoğlu, "insanı anlayan, geleceği inşa eder" diyerek çok önemli bir cümleyle bunu ifade ediyor. Pandemi zamanında müşteri tercihlerini anlamak, değişime ayak diremek yerine o talebi karşılayacak atılımlar içinde olmak hem kendisinin hem de yönettiği şirketi bir üst aşamaya çıkartmış. Peki, bu süreç içinde "saha da çalışanlar" bunun neresinde? Bir markanın yüzü, genel müdür, bol miktardaki genel müdür yardımcıları değildir. O müşteriyle diyalog içinde olan saha çalışanlarıdır. Burada bir sıkıntı oluştuğunda üst kademedekiler istedikleri kadar yıldızlı paketlerle hayal dağıtıp süslü cümlelerle yazılar yazıp büyük büyük laflar etseler bile, maalesef çoğu zaman bunların "saha da karşılığı olmuyor". Mert Karaibrahimoğlu da bunun fazlasıyla
İnsan ve Hayat
Halden Anlayan LiderMert Karaibrahimoğlu · Mona Kitap · 20267 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 01:04
•Yaratma Cesareti, yaratıcılığı sadece sanatla sınırlamayan, onu insanın varoluşunun merkezine yerleştiren bir kitap. Rollo May, yaratmanın “yetenek”ten çok “cesaret” meselesi olduğunu savunur. Ona göre insan, belirsizlikle, korkuyla ve içsel çatışmalarıyla yüzleşebildiği ölçüde yaratıcı olabilir. May, yaratma sürecinin çoğu zaman kaygı, yalnızlık ve hatta bir tür içsel gerilimle iç içe olduğunu açıkça söyler. Bu süreci romantize etmez. Bu yönüyle kitap, “ilham geldi ve yaptım” gibi yüzeysel anlatıların aksine, yaratımın daha gerçek ve insani tarafını ortaya koyar. Yani yaratmak, biraz da risk almaktır—kendini ortaya koyma riskini. May ayrıca toplumun birey üzerindeki baskısını da eleştirir. Ona göre modern insan, güvenli ama sıradan bir yaşam uğruna yaratıcılığını bastırma eğilimindedir. Bu yüzden yaratma cesareti, aynı zamanda “farklı olma” cesaretidir. •Dil olarak oldukça akıcı ama yer yer düşündüren, hatta durup sindirilmesi gereken cümlelerle dolu. Özellikle sanatla ilgilenenler için değil, kendini anlamaya çalışan herkes için anlamlı bir kitap. Çünkü burada “yaratmak”, sadece resim yapmak ya da yazı yazmak değil; kendi hayatını şekillendirme eylemi. •Ben de yıllar sonra yeniden resim yapmaya başladığım bir dönemde bu kitabı okudum. Kendimi ortaya koymaktan bazen çekinsem ve birçok içsel çatışma yaşasam da üretmeye devam ettiğim bu süreçte, kitap bana gerçekten iyi geldi. Hem ufkumu açtı hem de hissettiklerime anlam kattı.
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,198 okunma
Allah kimseyi bu hallere düşürmesin!
7/10
·48 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 16:40
"Neden düşene hep gülünür ki?" Adalet Ağaoğlu’nun "Düşme Korkusu" adlı eseri, yazarın 1996 yılında geçirdiği ağır trafik kazası sonrası yaşadığı fiziksel ve ruhsal iyileşme sürecini anlattığı, felsefik düşünce şeklinde hikaye tarzında bir kitaptır. " 'Hayat' denen girdili çıktılı, iyilik ve kötülüklerle dolu gidişatın, kimlere ne zaman ne yapacağı hiç belli olmamakta..." "Para insana en çok yaşlılıkta lazımdır. Elin ayağın tutmadığı, çalışamadığın, para kazanamadığın zamanlarda kendine en iyi şekilde para sayesinde baktırarak, şanınla, şerefinle ölürsün," der dururdu. kitapta geçen haklı bir alıntı. Fiziksel ve Ruhsal Travma olarak Ağaoğlu, kazadan sonra uzun süre yatağa bağımlı kaldığı dönemde, sadece bedensel dengesini değil, hayata karşı olan tutunma noktasını da sorgular. "Düşme" eylemi burada hem gerçek anlamıyla (yürürken düşmekten korkmak) hem de metaforik olarak ele alınır. "İnsanlar alışkanlıklarını çok kolay terk edemezler. Yenilerin eskilerden daha iyi, daha güzel ve anlamlı olduğunu anlamaları zaman ister." Aydın Sorumluluğu ve Gözden Düşme olarak yazar, kişisel travmasını toplumsal bir boyuta taşır. Türkiye’nin o dönemdeki siyasi ve sosyal yapısını, bir aydının toplum nezdinde "gözden düşme" kaygısını ve değerlerin yozlaşmasını sorgular. “Gözden düşme korkusu gözden düşürmeye yaramış oluyor demek ki. ”... "Kendi düşen ağlamaz." Yaşlılık ve Kırılganlık: Yaşlanma ile gelen bedensel zayıflığın, yazarın o güne kadar ördüğü güçlü ve bağımsız kadın kimliğiyle olan çatışmasını işler. Yazma Süreci: Yazmak, onun için bu korkuyu yenmenin ve hayata yeniden bağlanmanın temel yoludur. Kitap, bir sanatçının en zor anlarında bile gözlem yapma ve üretme yetisini nasıl koruduğunu gösterir. Özetle; Hayatın her anında hissettiğimiz, görünmez ama her zaman
Düşme KorkusuAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 2025515 okunma
《 BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU 》
Puan vermedi·251 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 07:54
Bir kitap okumaya başladığımda zihnimde her zaman "bu kitap bana ne anlatıyor, hangi mesajları veriyor?" sorularıyla ilerlerim. Bu sorular okuma serüvenime anlam katan, kitapla konuştuğum, tartıştığım bir yolculuk sunar bana. Lâkin bu kitabı okurken uzun bir süre ne anlattığını anlayamadım. Kitabın başlarında, "Bu kitap ne anlatıyor?" diye sorulsaydı cevabım şu olurdu: youtube.com/shorts/vVcvi32p... :))) Böyle bulanık bir kitap daha hatırlamıyorum diye düşünsem de, ilerledikçe taşların yerine oturmasıyla biraz daha rahatladım. :) Kitabın içinde yarıda bırakılmış 10 farklı türde roman var. Kitap numaralandırılmış bölümlerden ve bu bölümler arasına dağıtılmış 10 roman girişinden oluşuyor. Yazar kitaba başlarken, okuru muhatap alarak onu ilk roman olan "Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu" romanını okumaya hazırlıyor. Diğer bölümde, bu romana başlıyor ve roman yarısında kesiliyor.Bu kitabı okuyan erkek okur (ismi yok) ve kadın okur Ludmilla, bunu ifade etmek için kitapçıya gidiyorlar ve orada tanışıyorlar. Bu tanışmayla birlikte aralarında okur arkadaşlığı oluşuyor. Bu süreçten sonra yazar, sanki bir denize dalıyor gibi romanlara daldırıyor. Ama derine inmeden çıkararak erkek okur, Ludmilla, ablası gibi karakterlerle; okumak, yazmak üzerine felsefi sohbetlerle, düşündüren bir kurgu oluşturuyor. Bu sohbeti o bölümde bırakarak diğer bölümde başka romana başlıyor ve tekrardan farklı bir romana daldırıyor ve yine roman yarıda kesiliyor,ve yine derinleşemeden yüzeye çıkılıyor. Bu şekilde on roman ve aralarda karakterlerin okuma üzerine olan muhabbetleriyle kitap tamamlanıyor. Yazar, en heyecanlı yerlerinde romanı keserek okurun okuma arzusunu diri tutma gayesi güdüyor. Sanırım yazara göre bir kitabı bitirmek bir anlamda o dünyayı öldürmektir. Ona göre
Edebiyat & Roman
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20223,599 okunma
Reklam
Reklam