Güzel Tehlike

Michel Foucault
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
Ekim 2013
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
Le Beau Danger Entretien Avec Claude Bonnefoy
ISBN:
9789753421041
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·64 syf.··
2019 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2019 02:34
Felsefeyle arama mesafe koymuştum kafamı daha çok derslerimle meşgul etmek için ama sınavıma az bir zaman kala bu kitabın beni dağıtmasına müsaade ettim ve başlamadan önce şunu söyleyeyim; puanım 9/10 çünkü bu tadına doyamadığım sohbetin bu kadar çabuk bitmesine sinirlendim. Güzel kitaplar bu kadar çabuk sonlanmamalı. Ben Michel Foucault’u, şu an ismini yazarken kitabın kapağından yardım alacak kadar az tanıyorum. Sadece ismi kulağımda olan biriydi, kendisini çok duydum. Peki bu cahilliğimle bu incelemeyi yazmaya nasıl cüret edebiliyorum? Hiç inceleme yazılmamış ve yazmak istedim. Ayrıca kitabın bende uyandırdıklarına, bana kattıklarına da değinmek isterim. Yazma nedenimi kimseye açıklama zorunluluğum yok ama hani olur da Foucault’la ilgilenen biri gelip bu kitaba yazılan incelemeyi okumak isterse baştan ne bekleyeceğini bilsin. Ya da beklemeyeceğini 🤦‍️ Anladığınız gibi elde çok malzeme yok yani. Neyse devam... Ben bilinçli olarak kitap okumaya başladığımdan, geçen sene Martin Eden’le başlayan süreçten beri okuduğum ve içlerinde hiç bilmediğim denizlerde yüzdüğüm kitapların beni alıp başka limanlara bırakmasına izin verdim. Yani Jack London kitabında Nietzsche’den dem vurduysa gittim Nietzsche’yi araştırdım, okudum ettim. Nietzsche de bana Schopenhauer’ı verdi. Schopenhauer ile bambaşka bir alemin içine daldım. Okurken çok başka şeyler hissettim, deneyimledim. Sadece London için değil, bu devam eden süreçte kimi okuduysam onun uğradığı yerlere ben de uğradım. Bazen bu konaklamam çok uzun sürdü (Schopenhauer’ın birden fazla kitabını okumam gibi) bazen de Cioran ile ilgili 5 dakikalık bir YouTube videosu izlemek kadar kısa. Bu gezintilerim hâlâ daha devam ediyor. Birkaç hafta önce Martin Eden’ı tekrar okumuştum. İlk okumamda da Spencer dikkatimi çekmişti ama o zaman
Felsefe
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 124. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2020 15:10
Kendi dilimi kullanma imkansızlığı içinde bulunurken,dilimin bir yoğunluğu bir kıvami olduğunu soluğumuzun bir hava gibi olmadığını.. aksine kendi yasalari,kendi kestirme yolları,dehlizleri,çizgileri,yokuşlari ,yamaclari,girinti çıkıntisi,kısacasi kendi fizyonomisi olduğunu ,bir peyzaj oluştuğunu ve bu peyzajda kelimeler cümlelerin etrafinda dolasabildiğini,özetle önceden göremediğim bir bakıs aciları olduğunu farkettim.(Faucault)
Felsefe
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
Eserlerinde takındığı nesnellik sebebiyle özne olarak kendisini hep saklayan Foucault, bu defa tam aksine bir yazar olarak kendisini, hoşuna giden bir tehlikenin içine atmaya karar veriyor. Bonnefoy ile yaptığı söyleşide, kendisine yönetilen şahsi soruları dürüstçe cevaplarken, bir bakıma güle oynaya kendisiyle çelişiyor. ⠀ ⠀ Basın toplantılarındaki konuşmacıların dikte eden konuşmalarını yıkması ve Platoncu diyaloğun günümüze uyarlanmasını planlaması elbette bizi şaşırtmamalı. ⠀ ⠀ Roland Barthes’in yazar ve yazman ayrımına katılarak kendisini yazman olarak gören Foucault, gayet doğal ki yazma eylemini üretime değil tüketime dahil eder. Bireyi mutlu etmesi ve yazarın öznelliğinden korkması gibi kaygılarla yazı baştan sona bir tüketimdir. Fakat bu tüketime alışan birinin anlamsız olsa da kaçması da imkansız gibidir. ⠀ ⠀ Raymond Roussel gibi nevrotik ya da şizofren olduğu düşünülen birinin nasıl önemli edebi eserler ortaya koyduğu irdelerken; yazarın zihinsel durumunu bir kenara koyarak sosyolojik ve iktisadi bir betimleme ortaya koyar. Bir deli (!) olarak Raymond Roussel’i kıskaca almış Foucault’nun Ölüm ve Labirent adlı kitabını ilerleyen günlerde okuyup buraya taşıyacağım.⠀ ⠀ Kitap bir filozof, teşhisçi, yazman ve özne olarak insanın dil, yazı ve konuşma üzerine yol gösterici noktalarıyla tatmin edici. İşaret ettiği dipnot kitapları, tabloları ve isimleriyle de gayet hoş bir rehber.
Felsefe
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
"Yazar Değilim"
8/10
·64 syf.··
2019 32. kitabı
Az sayfalı bir kitap olmasına karşın; Foucault ''nun en nev-i şahsına münhasır düşünür kimliği hallerini rafine ve derinlikli bir özet olarak ortaya koyması kitabı ilginç kılıyor. Bugünkü "nehir söyleşileri"nin de ilk örneklerinden. Bu nehir söyleşilerinin hangi ihtiyaçtan ortaya çıktığını anlamak bakımından da kitabı önemsiyorum. Kitapta en çok aklımda yer eden paragraf şöyle başlıyor; "Yazar değilim çünkü benim yazdığım yazı, her sabah yaptığım küçücük çalışma kendi temeli üstünde durmaya, kendi saygınlığıyla ayakta kalmaya devam eden bir an değil. Eser oluşturmak gibi bir izlenimim, hatta bir niyetim bile yok. Bir şeyler söyleme tasarım var". Ve; "Sonuçta tek gerçek vatan, insanın ayağını basabileceği tek toprak, başını sokabileceği, sığınabileceği tek ev çocukluğundan itibaren öğrendiği dildir" M.Foucault Çok yoğun bir mülâkat, "memlekette kaç sosyolog, kaç gazeteci böyle bir mülâkatı hakkıyla yapabilir?" @Metiskitap çev, Savaş Kılıç
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
GÜZEL TEHLİKE (Söyleşi) Michel Foucault Fransız düşünür Michel Foucault ile eleştirmen Claude Bonnefoy arasında gerçekleştirilen bir söyleşi ile okumalarımıza devam ediyoruz. Kitap, Foucault’nun yaşarken yayımlanmasını istemediği konuşmalardan oluşur. Edebiyat, yazma eylemi, dil, çocukluk, düşünce ve kişinin kendisiyle ilişkisi gibi konular etrafında şekillenir. Burada yazarın kendi yazma serüveni ve dil deneyimi anlatılıyor. Eser, Foucault’nun düşünsel dünyasına kişisel bir pencereden bakmak isteyenler için çok elverişli. Merkezi şu fikir yer oluşturur: İnsan, yazı aracılığıyla, yalnızca dünyayı değil, kendisini de kurar. Yazmak, düşünceleri aktarmaktan çok bir dönüşme sürecidir. Yazı, kişinin kendi sınırlarını aşmasının ve başka birine dönüşmesinin aracıdır. ALINTILAR “Yazma zevkini keşfedebilmem için yurtdışına çıkmam gerekti.” “Tek gerçek vatan insanın öğrendiği dildir.” “Dilimin bir peyzaj oluşturduğunu fark ettim.” Kısa vr güzel bir kitap. Özellikle Foucault meraklıları için.
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Dil ve Birey
Puan vermedi·64 syf.··
2026 69. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 13:13
Michel Foucault Güzel Tehlike dilsel harmoninin ikliminde var olan insanın hayat ve yaşantı diyagramında var oluşuu anlatmakatadır. Bu var oluşsallığın çözümlenmesi için Michel Foucault sorulan sorular muvazenesinden insanın oluşsallığına bakıldığında bir hiç ili var arasında gergef gibi işlenen bir yaşamdan öteye gidilmediğini görürüz. Buradan hareketle eser bireyin var oluşunu kelimeler yani harfler en derini üzerinden söyleyecek olursak dil ile varoluşsallığını beyan ettiğini anlarız. Kısacası söyleşi veya röportaj havasında geçen bu eser dilin hermenetik çeperini ortaya koymaya çalışmıştır diyebiliriz. Bundan dolayıdır ki birey veya toplum olarak bütün varoluşsallığımızı nasıl ki biyolojik olarak canlı sayılmamız için nefes almamız, nabız atışı veya beyin ölümü gerçekleşmemiş olarak tanımlıyabiliyorsak; aynı ölçütte dil kullanma becerimiz de bizi canlı kılan bir diğer unsur olarak algılayabiliriz. Ve bu kullandığımız sil bizim en arı ve çıplak halimizin yüklemi olarak okunur. Çünkü doğduğumuzun yerin veya çevremizin dilsel hazinesi bizi beslediğini unutmamız gerekir. Dilimizin zengiliği ve fakirliği etkileşimde bulunduğumuz başkası ve ötekiyle durduğumuz konum kuvvetine bağlı ve bağımlıdır. Aksi takdirde kök salacağımız bir benin inşası dahi mümkün olmayacaktır. Kısacası benin inşası bir dil etrafında düşünüldüğünde Kelimeler ve Şeyler eseri bize kendimizi anlamızı ve kendimizden hareketle insanılıkla yek vücut olmanın tıpkı ayı bedendeki hücreler gibi davranmamız gerektiğinin vaazını dinlemekteyiz. Ancak bu vaaz dinlerken kendi kimliğimizin düsturlarını, normlarını ve formlarını başkası ve öteki için yerle yeksan yapmadan hayatta tutarak yaşamla bir bulmacak gibi eşit ve denk gelmemizi dilsel bir perspektiften anlatmını sağlamaktadır.
Duygu ve Düşünce
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Kadife Yazı
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2022 50. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2022 00:18
Blanchot’nun, Yazınsal Uzam eserinin ardından bu kitabı okumak, benim için söyleşiyi çok daha anlamlı kıldı. Foucault ve yazıyla ilişkisini, yazma olgusunun nelerden etkilenerek geliştiğini birinci ağızdan anlatan, değerli bir kaynak olduğunu düşünüyorum.
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 126. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 17:12
Söyleşide söz konusunda yaptığı deneyi daha ileri taşır. İsveç, Polonya, Almanya ve Tunus'ta geçirdiği uzun bir sür­günün ardından altmışlı yılların sonunda Fransa'ya döndük­ ten sonra, söyleşi yapmak için Foucault'ya Fransa ve yurtdışından sık sık teklif gelir.Çoğunu kabul eder ve çalışma tarzını, benimsediği konumlan, gazete ve dergilerdeki çalış­malarını açıklar. Ancak verdiği bunca söyleşi içinde özellik­ le dördü öne çıkar, çünkü bunlar filozofun işgal ettiği iktidar konumunu terk etmeyi amaçlayan gerçek söz deneyleridir.
İnsan ve Hayat
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2022 07:25
Kendisini savunabilen bir yetişkin dayak yediği zaman ona vuran cezalandırılıyor da kendisini savunamayan çocuk dövüldüğü zaman neden kimse cezalandırılmıyor?
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 2. kitabı
Yazmakla ilgilenen insanlar için faydalı olacağını düşündüğüm bir söyleşi. Foucault'nun anlattıklarını, dilini karmaşık bulanlar için bu düşüncelerini aşmaları için bir fırsat bu kitap.
Güzel TehlikeMichel Foucault · Metis Yayınları · 2013239 okunma

Yazar Hakkında

Michel FoucaultYazar · 54 kitap
Michel Foucault Fransız düşünür, sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog ve sosyolog. 15 Ekim 1926’da Poitiers'de doğdu. Babası, oğlunun kendi kariyerini takip etmesini isteyen bir cerrahtı. Foucault, Saint-Stanislas Okulunu bitirdikten sonra, saygın bir okul olan Paris’teki 4. Henry Lisesi’ne girdi. 1946’da, daha önce sınavlarında başarısız olduğu École Normale Supérieure’e kabul edilen dördüncü öğrenciydi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Poitiers, Alman ordularının işgali altında kaldı. Maurice Merleau-Ponty ile felsefe çalıştı. 1948’de felsefe diplomasını, 1950’de psikoloji diplomasını aldı ve 1952’de psikopatoloji diplomasıyla ödüllendirildi. 1950-1953 yılları arasında Fransa Komünist Partisi'nde yer almıştır. Partiye girişi Louis Althusser aracılığıyla olmuştur. Ancak Stalin'in Sovyetler Birliği'nde izlediği politikalar onu partiden soğutmuş ve bir süre sonra partiden ayrılmıştır. 1954’ten itibaren dört yıl İsveç’te Uppsala Üniversitesi’nde doktora tezini yazdı. Zamanın Uppsala Üniversitesinin pozitivist damarı Foucault'un tezini bilimsel bulmayıp kabul etmedi. Birer yıl da Varşova ve Hamburg Üniversitelerinde Fransızca öğretti. 1960’da Fransaya Clermont-Ferrand Üniversitesine felsefe bölüm başkanı olarak döndü. "Delilik ve Medeniyet" (Folie et déraison. Histoire de la folie à l'âge classique) kitabındaki teziyle doktorayla ödüllendirildi. Aynı yıl Foucault, kendinden on yaş küçük olan felsefe öğrencisi Daniel Defert’la tanıştı. Defert’ın politik aktivizmi çalışmalarında ona yol gösterdi. Foucault, Defert’la aralarındaki ilişki için çok sonraları bunun zaman zaman da aşka benzeyen uzun soluklu bir tutku ilişkisi olduğunu söyledi. Foucault’nun ikinci önemli eseri "Kelimeler ve Şeyler" (Les mots et les choses) 1966’da yayımlanan karşılaştırmalı bir ekonomi, doğa ve dil bilimleri çalışmasıydı. Çok satan bu kitap Foucault’nun adının tanınmasında büyük rol oynadı. 1966-1968 arasında Defert’la birlikte Tunus’a gitti ve birlikte tekrar Paris’e döndüler. Foucault, Vicennes’deki Paris-VIII Üniversitesi’nde Felsefe bölüm başkanı oldu, Defert da sosyoloji bölümünde ders vermeye başladı. 1968 öğrenci hareketinden oldukça etkilendiler. Aynı yıl Foucault başka aydınlarla beraber Hapishane Bilgilendirme Grubu’nu (Groupe d'information sur les prisons) kurdu. 1969’da "Bilginin Arkeolojisi"’ni (Archéologie du savoir) yayımladı. 1970’de en önemli araştırma enstitülerinden biri olan Fransa Koleji’ne Düşünce Sistemleri Tarihi profesörü olarak seçildi. 1975’te belki de en etkili kitabı olan "Hapishanenin Doğuşu"’nu (La naissance de la prison) yayımladı. Ömrünün kalan yıllarında kendini "Cinselliğin Tarihi" (Histoire de la sexualité) çalışmasına adadı. 1976’da ilk cildini yayımladı, çalışmasını tam bitirememiş olsa da ikinci ve üçüncü ciltler 1984’teki ölümünden hemen sonra yayımlandı. 1978'li yıllarda İran'da Şah karşıtı gösteriler ayyuka çıktığında Foucault, Corriere della Sera ve Le Nouvel Observateur dergilerine muhabirlik yapmış, İran'ı ziyaret etmiştir. Paris'te Ayetullah Humeyni ile görüşmüş, İran'daki muhalefet liderleri ve gösteriye katılan insanlarla mülakatlar gerçekleştirmiştir. İran'a ilişkin "Ruhsuz dünyanın ruhu" gibi yazdığı makaleler ve kullandığı "siyasi ruhanilik" kavramı ilginçtir. Bu makaleler İngilizceye çok sonradan tercüme edilmiş, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından ilgi görmüş; siyasal İslam, İran-Batı ilişkileri bağlamında incelenen metinler olmuştur. Michel Foucault, daha çok toplumdaki daimi doğruları inceleyen bir filozoftu. Nietzsche ve Heidegger’in düşüncelerinden oldukça etkilenen Foucault, çalışmalarında çoğunlukla Karl Marx ve Sigmund Freud’un fikirleriyle mücadele etti. Hapishaneler, polis, sigorta, delilik, eşcinsellik ve sosyal haklar konularında çalıştı. Bütün çalışmalarını modernitenin bireyler üstündeki etkisi ve getirdiği yeni iktidar ilişkileri üstüne kurdu. Öte yandan Gerard Raul'a verdiği röportajda post-modernist yahut post-yapısalcı olarak tasnif edilmeyi reddettiğini söylemiştir. 25 Haziran 1984'te Paris'te yakalandığı AIDS hastalığı nedeniyle vefat etmiştir. Foucault' un felsefi yönünün anlaşılması, bir sosyal bilimler öğrencisi için aşılması ayrıcalık getirecek bir eşiktir. Foucault toplumdaki daimi doğruların oluşum sürecini modernist bir bakış açısı olarak görür ve kökten reddeder. Postmodernite kendini genel geçer doğruların aksine hareket eden bireylerde ve düşünüşlerde bulur. Bu nedenledir ki Foucault deliler üzerinde araştırmalar yapmıştır. Deliler ona göre toplumun daimi doğrularına uygun hareket edemeyen bireylerdir. Toplumun genelini bir oda içerisinde gören Faucault bütün düşüncelerin, hareketlerin bu daimi doğrular çerçevesinde yahut kıskacı altında ortaya çıktığını iddia eder. Gay, lezbiyen, transseksüel, biseksüel oryantasyonlar daimi doğrulardan ayrı doğrular çerçevesinde oluştukları için postmodernitenin varoluşunu ve moderniteden çıkıldığını gösterir (modernite bu kavramları asla kabul edemezdi). Foucault kendi çalışmalarının bile genel geçer daimi doğrulardan olmaması gerektiğine inanır ve çalışmalarının kullanıldıktan sonra atılmasını öğütler.