“Yaşam beden değildir, zihin değildir, ruh değildir. Bir güçtür “yaşam”. Bu güçle yeni doğmuş bir bebek çocuğa, çocuk ergene, ergen yetişkine dönüşür, çoğalır, yaşlanır. Yaşam bedeni terk ettiğinde beden çözünür, toprak olur. Siz bedeninizden, zihninizden, ruhunuzdan geçen “yaşamsınız”. Bunu keşfettiğinizde, ama mantıkla, zihinle değil, “yaşamı” hissederek keşfettiğinizde çiçekleri açıp kapatan, sinekkuşunu çiçekten çiçeğe uçuran güç olduğunuzu göreceksiniz. Her ağaçta, her hayvanda, bitki ve taşta olan olduğunuzu göreceksiniz. Rüzgarı hareket ettiren, bedeninize nefes veren güçsünüz siz. Bütün evren bu güçle hareket eden yaşayan bir varlık ve o sizsiniz. Siz yaşamsınız”
“Kimi zaman kendini yargılama öylesine güçlüdür ki insanların kendi kendileriyle kalabilmeleri için kendilerini uyuşturmaları gerekir. Birisinden hoşlanmadığınızda yanından ayrılabilirsiniz. Bir topluluk hoşunuza gitmiyorsa uzaklaşabilirsiniz. Ama sevmediğiniz kendiniz ise kaçacağınız hiçbir yer yoktur. Kendinizle baş başa kalmamak, zihninizi kendinizden uzaklaştırmak için sizi uyuşturacak bir şeylere baş vurmanız gerekir.”
“insanlar bencil olmayı, yüreklerini mühürlemeyi öğreniyor. Sevgi açlığıyla kıvranıyor, yüreğin sihirli bir mutfak olduğunu bilmiyorlar. Sihirli mutfak sizin yüreğiniz. Açın yüreğinizi. Sihirli mutfağınızın kapısını açın ve sevgi dilenerek dört dönmeye bir son verin. Gereksindiğiniz bütün sevgi yüreğinizde. Kalbiniz yalnızca kendiniz için değil, bütün dünya için istediğiniz kadar sevgi yaratabilir.”
“bir şeyi reddetmek sizde suçluluk duygusu yaratırken, rıza göstermek ardında bir kırgınlık bırakacaksa suçluluğu tercih edin. Kırgınlık ruhun intiharıdır..”