Henüz baş başa kalıp da bir kelime konuşmadık. Henüz birbirimizin yanında bir dakika durmadık. Ben onun önünden geçip gidiyorum, o bana karşıdan bakıyor. Fakat her defasında aramızdaki sessiz anlaşma, sessiz sözleşme, bizi değme uzun, sevdalı konuşmalarından çok birbirimize bağlıyor. Gözle görülmez ve fakat çelikten daha kuvvetli teller ondan bana, benden ona uzanarak bizi bir ağ gibi içine alıyor.
Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse, başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir...