"Ne diren, ne zorla. Yolunu degistirene izin ver. Sana uramak istemeyenin yoluna çikma.
Birlikte yürümen gerektigin kisiyle, kendi yolunda yürürken karsilasacaksin. Kendine ve yoluna odaklan. Daha iyi olmaya, daha mutlu olmaya odaklan. Senin olan seni bulacaktir.“
Yorgunsak eğer, bu daha önceden çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? Ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?
Tanrılar dışında kimse, dışarıdan gelmemiş bir düşünceye sahip olmadı. Adem, muhtemelen zeki biriydi. Fakat kafasının içi dışarıdan gelenlerle dolana kadar, bu ona fayda sağlamadı. En küçücük şeyi bile üstünkörü icat etmeyi başaramadı. İyiyle kötü arasındaki fark kavramının gölgesinden dahi haberi yoktu. Bu fikri dışarıdan edinmek zorunda kaldı.