Hakikatte Abdullah Efendi, ömürlerinin sonuna kadar kendileri olmaktan kurtulamayan... etrafındaki havaya kendilerini en fazla bıraktıkları zamanda bile, içlerinde, tıpkı alt katta geçen bütün şeyleri merakla takip eden bır üst kat kiracısı gibi... ikinci bir şahsın mevcudiyetini... duyan insanlardan biriydi. Ah bu ikinci Abdullah Efendi, bu sessiz seyircinin bakışları altında hayatının her lezzetinin birdenbire zehir kesildiğini bütün ömrünce görecekti. Ah, onu uyutabilse, bir an için sarhoş olsaydı! O zaman bütün işler değişecek ve Abdullah bu sofrada ve hayatının bütün sofralarında yepyeni bir adam olacaktı.