Böylece başka bir yol bulundu: Kaçmak.
Ancak nereye? Insanların dünyasıydı bu, nereye gidersek gidelim, isimleri ve yüzleri farklı olsa da kalpleri ve zihinleri aynı olan onlarla karşılaşacaktık. Başka bir şey olmalıydı, başka bir yer. Güvenli bir yer. Saklanabilmek için değil, var olabilmek için değil, yaşayabilmek için.
Lloyd George, Türkleri savaştan başka bir şey bilmeyen Amerikan yerlilerine benzetiyor, onların Anadolu'yu tamamen boşaltmaları gerektiğini ilân ediyordu. Avrupa'da Haçlı zihniyetinin bir ifadesi olarak bütün yazılarda yer alan bu Türk imajı, sonradan Mustafa Kemal'in Türk tarihine verdiği önemin ne kadar yerinde olduğunu kanıtlamaktadır.
Bugünün toplumunun giderek dönüştüğü şeyde, Hep Aynılık Cehenneminde erotik deneyime yer olmamasının nedeni de budur. Erotik deneyim Başka’nın asimetrisini ve dışsallığını şart koşar.
"Kendi yalnızlığına terk edildiğinde insan, kozmik bir boşluk duygusunun saldırısına uğradığını hisseder. Bu boşluğu doldurma tarzı, onun kültür ve medeniyet tipini belirler; yani tarihî eğiliminin bütün iç ve dış niteliklerini gözler önüne serer.
Bunu yapmanın esas itibarıyla iki yolu vardır: Ya yere, yani ayaklarına doğru bakmak ya da bakışlarını gökyüzüne çevirmek.
Birinci bakışta insanın eşya yalnızlığı doldurulur. Onun egemen bakışı eşyaya sahip olmak ister. İkinci tür bakış ise düşünce yalnızlığını şekillendirir; sorgulayıcı bakışı hakikatin peşinde koşturur.
Böylelikle iki tip kültür doğar: Teknik kökenli imparatorluk kültürü ile ahlak ve metafizik kökenli medeniyet kültürü.
Din, insanın bakışını göğe yönelttiği yerde doğar. Peygamber kendini orada gösterir. Peygamber; yani misyon adamı, mesaj adamı, iletilecek düşünceleri olan adamdır. Hz. Yeremya, Hz. İsa ve Hz. Muhammed gibi.
Onca büyük adamın beşiği olan Avrupa, o hâliyle peygamber düzeyindeki dinî olayı reddetmiş gibidir. Sanki Avrupalının insani yanıyla tıka basa dolu tabiatı, ilahî olana yer bırakmamaktadır.
Buna karşılık Sami kavimler metafiziğe adanmış görünürler. İlahî yan, Sami kavimlerde dünyevî meşguliyetlere pek az yer bırakır.
Sami kavimlerle kuzeyli Aryenler arasında yarı yolda bulunan Grek ise kendi evrenini şekillendirecektir. Yalnızlığını güzellik duygusuyla dolduracak, sonunda da güzeli, Tolstoy'un sanat hakkındaki derin düşüncelerinde belirttiği gibi, iyi diye adlandıracaktır.
...
Gördüğümüz hususları iki örnekle pekiştirelim: Robinson Crusoe ve Hay ibni Yakzan.
Bu iki yalnız adam, gerçekte iki farklı kültür tipinin en yetkin örnekleridir. Dantel de foe, kahramanının macerasını araçların ve imkânların bütünüyle yokluğundan hareketle başlatır. İbn Tufeyl ise kahramanının serüvenini, bütün