sırtıma biçilen kalın kimlikleri ve aklıma biçilen ince örtüleri de alın, bir yer açılsın bana, geniş bir yer, oraya evim diyeyim,,,
Sayfa 20 - Muhit
"Vaziyetimiz vaziyet değil, yerimiz yurdumuz yer yurt değil, hiçbir şeyimiz bir şey değildi. Bu hiçliğin ve hikayenin içindeki tek gerçek olmaya çalışıyorduk."
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Anne dünyaya baktığımız penceredir.
Ey ruhum, günün birinde gerçekten de iyi, sade, yalnız başına, tüm çıplaklığınla seni kuşatan bedenden daha görünür olacak mısın? Günün birinde sevme zevkini ve âşık olmanın doğasını tadacak mısın? Günün birinde tatmin olmuş, hiçbir şeye gereksinim duymayan, hiçbir şeyi istemeyen ve zevk bulacağın canlı veya cansız hiçbir şeyi arzulamayan biri olacak mısın? Hiçbir zaman bu eğlenceler için herhangi bir yerde daha uzun zaman, daha uygun bir yer, ülke, ılıman bir iklim ya da sana daha yakın olan insanlar istemeyen birisi olacak mısın? Şu anki durumdan hoşnut olacak mısın, sahip olduğun her şeyden haz duyacak mısın? Tanrıların sana verdiği her şeye razı olacak, senin için iyi olan her şeyin onlar için de iyi olduğuna ve olacağına inanacak mısın? Tanrıların kendisiyle aynı doğaya sahip olan başkalarını yaratmak için çözülüp ayrışan her şeyi yaratan, bir araya toplayan, kucaklayan o harika, iyi, adil varlığı korumak için gereken her şeyi vereceğine ikna edecek misin kendini? Günün birinde tanrılar ve insanlarla onları hiç suçlamadan, hiç kusur aramadan birlik olacak mısın?
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Məsələn, bilirik ki, İskəndəriyə kitabxanasının rəflərindən birində Samoslu astronomiya alimi Aristarxan əsəri olub; o öz əsərində Yer kürəsinin planetlərdən biri olduğunu, Günəşin ətrafında fırlandığını, ulduzların isə çox uzaqda olduğunu sübut edir. Bu nəticələrin hamısı doğrudur, lakin bu həqiqətlərin yenidən aşkar edilməsi üçün iki min il gözləməyə məcbur olduq. Aristarxın bu əsərinin itkisindən duyduğumuz kədəri yüz min dəfə böyütsək, yalnız o zaman klassik sivilizasiyanın ehtişamını və həlakının faciəsini dərk edə bilərik.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
"Ne ağır geçiyor böyle saatler "Hala da karanlık gün açılmadı "Güneşi istiyor kalbimde bir yer "Ne ağır geçiyor böyle saatler "Ruhumda ezel bir coşkunluk var "Sanki gülmek için doğmuş gibiyim "Bu uzun günlerim olsa bir rüzgâr "Yılları atlamak istiyor kalbim "Ne ağır geçiyor böyle saatler "Hâlâ da karanlık gün açılmadı."
Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor