Ufukları Açan Bir Sert Bilimkurgu
8/10
·536 syf.·
2026 15. kitabı
Spoiler içerir. Genel Görüşlerim Kitabı elinize aldığınız andan itibaren resmen akıp gidiyor. İki zamanlı bir anlatım kullanılmış ve iki anlatım hikaye boyunca sürekli birbirini tamamlıyor. Bu kitap size okumaya değer bir hikayeyi anlatmak için kaleme alınmış; bir Lev Tolstoy eseri gibi uzun, edebi betimlemeler beklemek hatalı olacaktır fakat yine de kitap ince mizahı ve akıcı üslubuyla sizi içine çekmekten geri kalmıyor. Bu kitapta klişe olan "Amerika dünyayı kurtarıyor" anlatımından oldukça uzak durulmuş, kitapta dünyada neler olduğu (yani geçmiştekiler) anlatılırken adeta dünya turu yapıyoruz. Her şeyden önemlisi ise: Bir bilimkurgu eserinde olabilecek maksimum şekilde gerçeklikten kopulmamış. Hikayedeki unsurların birbirini tamamlaması gerçekten zekice tasarlanmış. Kendileri hariç tüm mürettebatları ölen kahramanlarımızın birbirini sahiplenmesi, diğer tüm mürettebatını kaybeden Rocky'nin Grace'in hayatını kurtarması, kahramanların güçlerini birleştirerek yeni sorunlara çözümler bulması, kendi hayatını insanlık için feda etmeyen Grace'in hikayenin sonunda Erid için kendini feda etmesi. Bunların hepsi bu hikayenin -edebi olarak müthiş olmasa da- güzel kurgulandığını gözler önüne seriyor. Bilimkurgu Ögeleri Şunu söyleyerek başlayayım: Kitaptaki bilimin kaç sayfa anlatılacağını herkese uygun seçmek ve bu anlatımdan herkesin sıkılmamasını sağlamak mümkün değil. Bu bir sert bilimkurgu (Hard Sci-Fi) örneği, bu kitapta aslında bolca bilimsel anlatım bulunması gerek fakat yazarımız cidden bunu minimumda tutmuş. Ben bir bilim meraklısı olarak; Grace dünya yerçekimi etkisi altında olmadığını anlarken, bunu tüm detaylarıyla okumak ve hatta hesapları kendim yapmak isterim ama yazar yine de pek detaya inmemiş, kitapta yazılı olan tek bilimsel formülün 1/2gt² olduğu
İnsan ve Duygular
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,695 okunma
1/10
·207 syf.··
2026 8. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 13:47
Kitap zor okunuyor. Alınıp okunabilecek bir kitap değil. Felsefi alt yapısı ben dahil, herkese hitap eden bir kitap değil. Wiel'in yer yer katıldığım düşünceleri olsa da genel olarak bomboş kurmacadan başka bir şey değil. Zaman kaybı. Alınıp okunabilecek bir kitap değil.
Yerçekimi ve İnayetSimone Weil · Doğu Batı Yayınları · 2019149 okunma
Reklam
8/10
·198 syf.··
2026 16. kitabı
KARMA VE KADER YAYINEVİ: ELPİS YAYINLARI YAZAR: MUAMMER AKBAŞ SAYFA SAYISI: 198 PUANIM: 10/8 Bugün Aylin Karadamak moderatörlüğünde @elpisyayinlari çıkan #karmavekader kitabı ile geldim ' Kader mi, karma mı?' Kader ve karma kesişir mi?' Diyerek başlamak istedim. Çünkü bir çoğumuz herşeye Kader der fakat asla karmayı kabul etmez. Peki sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz. Muammer Akbaş kaleminden" Kadere yürüyen karma mı, yoksa kendi karmasını yaratan Kader mi?" sorusu zihnimi baya meşgul etti. Bu kitap tam da bu ince çizgide bizi bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Kitap, karmayı sadece bir "ceza-ödül" sistemi olarak değil; tıpkı yerçekimi gibi işleyen, evrensel ve doğal bir yasa olarak ele alıyor. Sayfaları çevirdikçe antik Vedalar’dan Upanişadlar’a, Jainizm’den Budizm’e kadar bu kavramın tarihsel ve felsefi evrimine adım adım şahit oluyoruz. Bu kitap bana, yaşadığımız her anın aslında bir "ekim" zamanı olduğunu hatırlattı. Kader dediğimiz şey, belki de geçmişte attığımız niyet tohumlarının bugün çiçek açmasıdır. Karma bir borç ya da kredi gibi; bazen bu yaşamda, bazen gelecek döngülerde karşımıza çıkıyor. Ama en umut verici yanı şu: Eylemlerimizin sorumluluğunu alarak bu sonuçları değiştirme gücüne de sahibiz. ​Eğer siz de ruhsal gelişimle ilgileniyor, "Neden bunlar benim başıma geliyor?" sorusuna felsefi bir derinlikte cevap arıyorsanız, bu rehber niteliğindeki kitabı mutlaka listenize eklemelisiniz. ​ Peki ya siz? Karmanın bir "ilahi adalet" mi yoksa tamamen bizim niyetlerimizin bir yansıması mı olduğuna inanıyorsunuz? Yorumlarda buluşalım! #alıntı " Kaderin ne olduğunu iyi bilen biri, yıkılmak üzere olan bir duvarın birindedurmaz." " Dolayısıyla, Kader bir resmin genel çerçevesini çizerken karma bu çerçevenin içindeki renkleri, fırça darbelerini
Karma ve KaderMuammer Akbaş · Elpis Yayınları · 20252 okunma
Puan vermedi·175 syf.·
2026 16. kitabı
Bir rüyanın sadece beynin uyku esnasındaki rastgele nörolojik bir aktivitesi olduğunu düşünmek, kendimizi güvende hissetmek için uydurduğumuz zayıf bir yalandır. Novalis’in Heinrich von Ofterdingen’i, o yalanın tam ortasında patlayan, zamanı ve mekanı kendi üzerine katlayan felsefi bir bombadır. Peşine düşülen "Mavi Çiçek", doğada yetişen biyolojik bir bitki veya edebi bir metafor değildir; o, zihne ekilmiş ve kök saldıkça kurbanının gerçeklik algısını tümüyle çökerten bir fikirdir. Tıpkı zihnin en karanlık odasına yerleştirilmiş yıkıcı bir "başlangıç" (inception) anı gibi. Heinrich’in yolculuğunu düz bir zaman çizelgesinde, naif bir aydınlanmaya giden klasik bir büyüme hikayesi (Bildungsroman) olarak okumak, koca bir mimarinin sadece vitrinine bakmak anlamına gelir. Oysa Novalis, kusursuz bir zihin labirenti inşa etmiştir. Heinrich’in yolda karşılaştığı her figür —tüccarlar, yeraltının karanlık sırlarına hakim madenci, kılıcın ve doğunun bilgeliği arasında sıkışan şövalye ve şair Klingsohr— aslında onun parçalanmış psikolojisinin farklı katmanlarında yankılanan birer projeksiyondur. Madenci ona yeryüzünün damarlarını gösterirken, aslında bilinçaltının derinliklerine inmenin kurallarını ve entropiyi öğretir. Karşısına çıkan her yeni karakter, bir sonraki rüya katmanını ayakta tutan bir sütundur. Novalis bu metni "ruhun akustiği" olarak tanımlar. Ses dalgalarının karanlık ve dipsiz bir kanyonda yankılanıp asıl kaynağını unutturması gibi, bu kitapta da rüya ve uyanıklık arasındaki sınır tamamen silinmelidir. Heinrich’in rüyasında gördüğü o Mavi Çiçek ve yaprakların arasından beliren yüz, gelecekte karşılaşacağı büyük aşkı Mathilde’dir. Ancak burada şu ölümcül soruyu sormak zorundayız: Zaman gerçekten geçmişten geleceğe mi akar? Yoksa Heinrich, o rüyayı gördüğü andan
Heinrich Von OfterdingenNovalis · Doğu Batı Yayınları · 201449 okunma
İzafiyet Teorisi
Puan vermedi·144 syf.··
2026 44. kitabı
Albert Einstein tarafından 1916 yılında kaleme alınan "İzafiyet Teorisi: Özel ve Genel Kuram" (Über die spezielle und die allgemeine Relativitätstheorie), karmaşık fiziksel kavramları matematikçi olmayan okurların da anlayabileceği bir düzeyde açıklamak amacıyla yazılmıştır. Kitap genel olarak üç ana bölüme ayrılır: Özel Görelilik, Genel Görelilik Bütün Olarak Evren Üzerine Düşünceler 1. Bölüm: Özel Görelilik Kuramı (The Special Theory of Relativity) Bu bölüm, Newton fiziğinin mutlak zaman ve mutlak mekan kavramlarını yıkarak yerine gözlemciye bağlı bir evren modeli koyar. * Geometrik Temeller ve Hareket: Einstein, klasik mekanikteki "hareket" kavramını sorgular. Bir trenin içindeki gözlemciye göre duran bir nesne, dışarıdaki bir gözlemciye göre hareket halindedir. Buradan hareketle, tüm hareketlerin bir referans sistemine göre tanımlandığı sonucuna varır. * Işık Hızının Mutlaklığı: Teorisinin en radikal adımıdır. Işığın boşluktaki hızı (c), gözlemcinin veya ışık kaynağının hareketinden bağımsız olarak her zaman sabittir (yaklaşık 300.000 km/s). Bu durum, klasik hız toplama yasasını (koşan bir trenden atılan taşın hızı gibi) altüst eder. * Eşzamanlılığın Göreliliği: İki olayın aynı anda gerçekleşmesi, gözlemcinin hareketine bağlıdır. Bir gözlemci için aynı anda olan iki şimşek çakması, hareket halindeki bir diğeri için farklı zamanlarda gerçekleşebilir. * Zaman Genişlemesi ve Boy Kısalması: Işık hızının sabit kalabilmesi için zamanın ve mekanın esnemesi gerekir. Hız arttıkça zaman daha yavaş akar ve hareket doğrultusundaki uzunluklar kısalır. * Kütle ve Enerji Eşdeğerliği (E = mc^2): Özel göreliliğin en meşhur sonucudur. Enerji ve kütle, aynı madalyonun iki yüzüdür. Küçük bir kütle, muazzam bir enerji potansiyeli taşır. 2.
1000Kitap
İzafiyet TeorisiAlbert Einstein · Say Yayınları · 20241,076 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 43. kitabı
Boris Hessen’in “Newton’ın Principia’sının Toplumsal ve İktisadi Kökleri” adlı çalışmasında; Isaac Newton’un bilimsel başarıları yalnızca bireysel dehasıyla açıklanamayacağı bu başarıların 17. yüzyıl İngiltere’sinin ekonomik, toplumsal ve teknik ihtiyaçlarının ürünü olduğu vurgulanır. Bu yaklaşım klasik “büyük adamlar tarihi” anlayışına karşı çıkar. Newton artık gökten düşmüş bir dahi değil; erken kapitalist toplumun ihtiyaçlarına cevap veren bir düşünürdür. Hessen’in çalışması, bilim tarihine Marksist bir yöntem uygular. Bilimi “tarafsız” ve “bağımsız” bir alan olarak görmez, onu üretim ilişkileri, sınıf yapısı ve ekonomik ihtiyaçlarla ilişkilendirir. Bilimsel teorilerin bile tarihsel olarak şekillendiğini savunur. Bu açıdan eser, bilim tarihini sosyolojik ve ekonomik temeller üzerinden okur. Newton Fiziğinin Toplumsal Kökenleri arasında deniz ulaşımının artan önemi, savaş sırasında top mermilerinin kullanımının artması ve madenciliğin gelişmesi gerekliliği sayılabilir. Newton’un fiziği, bu teknik sorunların teorik çözümü için hareket yasaları, yerçekimi ilkeleri ortaya koydu. Hessen’in iddiası Newton’un bilimi, yükselen burjuva sınıfının ihtiyaçlarına cevap verdiği yönündedir. Hessen bilimi insanileştirerek Newton’u ulaşılmaz bir figür olmaktan çıkarır, onu tarihsel bağlama yerleştirir. Metin açıkça Marksisttir. Bilim mi toplumu şekillendirir, yoksa toplum mu bilimi? Toplum belirleyicidir. Bu yaklaşım, bilim sosyolojisi, bilim felsefesi alanlarında büyük etkiler yaratmıştır. Bilim tarihine eleştirel ve materyalist bir bakış kazandırır. Newton’u mitolojik bir figür olmaktan çıkarır Bilimin toplumsal bağlarını görünür hale getirir.
Newton'ın Principia'sının Toplumsal ve İktisadi KökleriBoris Hessen · Yordam Kitap Yayınları · 201958 okunma
Reklam
Reklam