Forma herî kevin a peyva Kurd di hezara sêyem a berî mîladê da di nav nivîsên mîxî yên Sumeriyan da bi şêweya “Kardakî" hatiye bikaranîn. Arkeologê Frensî Thureau Dangin (k.d. 1944) tableta ku "Kardakî" tê da derbas dibe, li devera Mezopotamyayê li bajarê Teluyê ku li ser wîlayeta Zîqarê ye û dikeve başûrê Iraqa hevçerx peyda kiriye. Peyva Kardaki di serdema kralê Xanedana Sêyem a Urê Şu Sîn/Gimil-Sin (BZ ~2040- 2032) da ji aliyê waliyê wî yê bajarê Lageş (Lagash)ê yê bi navê Warad Nanar ve hatiye bikaranîn. Ev peyv di tabletê da bi şêweya "Mat Kardaki" derbas dibe. Ji ber ku di zimanê Sumerî da “mat” watayên wek welat û deverê dide û paşgira "ki” jî wateya cih û zemînê dide "Mat Kardakî" dibe "welatê Kurdan". Di serdema kralê Sumeriyan Şu-Sîn da ji bilî Kardakiyê deverên Su, Gutiyum, Erbîl û çend deverên dî jî di bin desthilata wî da bûn. Li gor ku ji Asurologê navborî Dangin tê veguhestin, devera "Su"yê li başûr rojavayê deryaçeya Wanê ye û devera Kardaki ya navborî jî cîranê wê ye. Hêjayî gotinê ye ku di serdema Şerefxanê Bidlîsî da jî li devera Bidlîsê bi navê “sûy”ê kelehek heye. Şerefxan di berhema xwe da li du cihan wek keleheke ava ya Bidlîsê ku di bin desthilata malbata Şerefxaniyan da ye navê Keleha Sûyê dide.¹º Herçiqas di belgeya Asûrî ya navborî da Sû wek welatê Kurdan nehatibe binavkirin jî, çawa ku ji Şerefnameyê jî tê fêmkirin, ew dever welatê Kurdan e.
Kurdî
Halife Muaviye, Ermeniye'ye aradığımız sömürge valisine verdiği yanıtta şöyle der: "İdarendeki araziyi Türklerin akın ve yağma ettiklerinden, bunun üzerine onların arkalarından takip kuvvetleri sevk ettiğinden ve bu takipçilerin yağma edilen şeyleri geri almış olduklarından bahsedip duruyorsun. Anan sana matem tutsun! Sakın bir daha böyle bir harekette bulunma. Türkleri kışkırtma ve onlardan sakın bir şeyler almaya çalışma. Çünkü Resulullah'tan işittim, buyurdular ki; "Türkler yavşan otu biten yerlere, yani Arabistan'ın aşağı kesimlerine kadar ilerleyeceklerdir." (Z. Kitapçı, age., s. 196-7)
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kıyametin Büyük Alametleri
1. Deccal'in çıkması 2. İsa (a.s) yeryüzüne inmesi 3. Ye'cüc ve Me'cucun çıkışı 4. Dabbetü'l Arz'ın çıkışı 5. Güneşin batıdan doğması 6. Doğu'da , batıda ve Arap yarım adasında meydana gelmek üzere yerin batışı , 7. duman , 8. insanları mahşer yerine sürecek olan Aden çukurundan çıkan bir ateşin zuhuru
Alıntı
Sence en büyük zaman kaybı nedir kendini başkalarıyla karşılaştırmak dedi köstebek “İşin doğrusu hep resim olsun istiyorum, birer ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz.” (s.8) “Tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli.” (s.9) “Maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle – bir anda değişebiliyor.” (s.10) “‘Aslında herkes el yordamıyla ilerliyor.’ O yüzden ben derim ki kanatlarınızı açın ve hayallerinizin peşinden gidin.” (s.11) “‘Başarı ne sence?’ diye sordu çocuk. ‘Sevmek,’ dedi köstebek.” (s.19) “‘Çok sevdiğin bir söz var mı?’ diye sordu çocuk.Evet,’ dedi köstebek.Neymiş?’ ‘Başta başaramazsan biraz pasta ye.’ ‘Anladım, işe yarıyor mı peki?’ ‘Her seferinde.'” (s.21) “‘Sence en büyük zaman kaybı nedir?’ ‘Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,’ dedi köstebek.” (s.24) “‘Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?'” (s.25) “‘Tanıdığım yaşlı köstebeklerin çoğu, keşke korkularımızı daha az dinleseydik, hayallerimize daha çok kulak verseydik diyor.'” (s.27) “‘Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene.'” (s.29) “‘Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimiz.'” (s.35) “‘Anda nasıl yaşanacağını öğrendim.’
Duygu ve Düşünce
Tövbeyi yarına bırakıp ertelemeye gelince, kişi bunu cehennem ehlinin en çok bu yüzden pişmanlık duyup inleyeceklerini düşünmek suretiyle tedavi eder. Çünkü tövbesini yarına bırakan kimse, onu elinde olmayan bir şey, yani hayatta kalmak üzerine kurmaktadır. Oysa belki yarın hayatta olmayacaktır. Hayatta olsa bile belki günah işlemeyi bugün bırakamadığı gibi yarın da bırakamayacaktır. Bugün bunu yapamamasının sebebi arzusuna yenik düşmesinden başka bir şey değil midir? Bu arzu onu yarın da bırakmayacak, hatta alışkanlık haline gelen günahı sebebiyle daha da pekişecektir. İşte tövbelerini yarına bırakanlar bu yüzden helâk olmuşlardır.
Sayfa 292 - Tahlil Yayınları: İstanbul, 2020, c. II.·Kitabı okuyor
Fena zaman geçirirken ye's getirmemek ve iyi zamanlarında da lüzumundan ziyade sevinmeyip zamanı takdir etmek...
Sayfa 113·Kitabı okudu
Alıntı