bahar keskin

bahar keskin
@yesereceksin
Kutsal kitaplar her şeyin cevabını verir, bir bu sorunun cevabında susarlar. "Neden?" sorusu Tanrıya sorulmayacak tek sorudur. Tanrı evreni neden yarattı? Bu soruya en yakın cevap, "Kendini görmek için" olabilir. Peki Tanrı kendini görmek için yarattığı evrende gördüklerinden memnun mudur? Cevap evetse, o kötü demektir. Cevap hayırsa, aciz...Oysa Tanrıya ne kötülük, ne acizlik yakışır. O mükemmelin tarifidir. O zaman da kötülük ve çaresizlik anlamlarından sıyrılıp mükemmelleşir. Görüyor musun her şey birbirine karışıyor. Harikulade bir karmaşa! O yüzden soruları kimse sevmez. Sormadan, düşünmeden, sadece yapmak ister insanlar. Tıpkı karıncalar gibi. Bir karıncanın o ebedi sisteme sorgusuz sualsiz dahil oluşundaki manayı çözdüğün zaman, kendi varoluşundaki manaya da yaklaşmış olacaksın. Manayı akılda aramaya kalktığında duvarlara çarparsın. Kendini yaralarsın. Canın acır.
Reklam
Korkunç bir şey bu, insanların kaybetmediği bu iyilik. Korkunç çünkü en sonunda karanlıkta ve soğukta çırılçıplak kaldığımızda elimizde başka bir şey olmuyor. Öylesine zengin, öylesine güçlü olan bizlerin elinde bir tek bu kalıyor; verecek başka bir şeyimiz yok.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Ancak Tanrı bilebilir neden böylesine sevdiğimizi, nasıl böyle değerlendirdiğimizi, usul usul kurduğumuzu, çevremizde büyüttüğümüzü, yıktığımızı sonra, her an yeniden yarattığımızı; ama en düşkünler bile, aynı şeyi yapmıyolar mı; başa çıkılmazdı bunlarla, öyle kanunlae falan çıkararak, Clarissa kalıbını basardı, neden mi: çünkü yaşamayı seviyorlar.
Şu âna gerçeğin görüntüsü yeter.
Sayfa 53