Bir insanın bu dünyada en büyük savaşı kendi ile çelişmesiydi şahsıma göre. Aklı ve kalbi arasında kalması, yapmak isteyip yapamaması, gitmek isteyip ayaklarının olduğu yere çakılıp kalması... Kısa ve net olmak gerekirse yorulmuştum. Hayattan değil, kendimden yorulmuştum. Bir yandan içimde dizginleyemediğim bir duygu vardı. Tutamıyordum. Kalbimi şaha kaldırıyordu.
Hiçbir şeyi körü körüne, inatla istememişti o. Elinde olan neyse yetinirdi hep. Fazlasını istemezdi. Hakkı olana tabiydi. Ölesiye özlediklerine bile yıllarca bir fotoğraf çerçevesinden bakacak kadar azla yetinmeyi bilirdi hem de.