Ne masallar dinledik
Puan vermedi·232 syf.··
2026 27. kitabı
Bu kitap bana şunu fark ettirdi: Çocukken dinlediğimiz masallar aslında sadece masal değilmiş. Masallar da bizi kodlamış durmuş Düşünsenize, prensesler hep güzel olmak zorunda, hep birilerinin gelip onları seçmesini bekliyor ya da onlar kurtarılması gerekenler oluyor. Prensler ise güçlü, cesur ve kurtarıcı. Külkedisi'nin ödülü kendi hayatını kurmak değil, prensle evlenmek. Pamuk Prenses'in hikâyesi bile bir prens gelince tamamlanıyor. Belki de bu yüzden büyürken aşkı, ilişkileri ve kadın-erkek rollerini fark etmeden bu hikâyelerden öğreniyoruz. Çocukken sadece eğlenceli gelen şeylerin, yıllar sonra düşününce ne kadar çok mesaj taşıdığını görmek gerçekten ilginç.
Masallar ve Toplumsal CinsiyetMelek Özlem Sezer · Kor Kitap · 2020684 okunma
Elif Şafak’ın İskender Romanı Üzerine
8/10
·448 syf.··
2012 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2012 00:00
Bazı kitaplar okunduktan sonra bütün ayrıntılarıyla hatırlanmaz; fakat geride bıraktıkları duygu uzun süre zihinde yaşamaya devam eder. Elif Şafak’ın İskender romanı da benim için böyle bir eser oldu. Geçtiğimiz günlerde Elif Şafak’ın hangi kitabını okusam diye düşünürken, İskender’i yıllar önce okuduğumu hatırladım. İlginç olan, olay örgüsünün tüm ayrıntılarını unutmuş olmama rağmen kitabın bende bıraktığı olumlu hissin hâlâ canlı olmasıydı. Bu durum, romanın üzerimde güçlü ve güzel bir etki bıraktığının en somut göstergesi sayılabilir. İskender, yalnızca bir aile hikâyesi anlatmıyor; göç, aidiyet, gelenek, kimlik ve toplumsal baskılar gibi birçok önemli meseleyi de okuyucunun önüne seriyor. Elif Şafak, farklı kültürler arasında sıkışıp kalan bireylerin yaşadığı çatışmaları başarıyla işlerken, karakterlerinin iç dünyalarını da etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Özellikle aile bağları ve bu bağların bireyler üzerindeki etkisi, romanın en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kitabı bir tavsiye üzerine okumuştum. İyi ki de okumuşum; çünkü aynı zamanda Elif Şafak ile tanışma kitabım oldu. Bir yazarla ilk karşılaşma her zaman önemlidir. Okuyucunun yazara dair ilk izlenimi, sonraki eserlerine yönelmesinde belirleyici olabilir. Benim için de öyle oldu. İskender, Elif Şafak’ın anlatım gücünü ve karakter oluşturmadaki başarısını görmemi sağlayan ilk eserdi. Aradan zaman geçmiş olsa da romanın temel konusunu ve bende uyandırdığı duyguları hatırlıyor olmam, kitabın kalıcı bir iz bıraktığını gösteriyor. Okuduğum dönemde olduğu gibi bugün de, aile ilişkilerini, kültürel çatışmaları ve insan ruhunun karmaşıklığını konu alan romanları sevenlere İskender’i tavsiye edebilirim. Çünkü bazı kitaplar yalnızca okunup bitirilmez; hafızanın derinliklerinde sessizce
İnceleme
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 201121,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Körlerin en kötüsü artık görmek istemeyen kördür.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:38
Kötü olan gözlerin körleşmesi değil, kalplerin körleşmesi ve körlük bakmak ile görmek arasındadır. Daha da kötü olan gözler gördüğü halde kalplerin birbirini görmemesidir. Fiili olmasa da, ruhen veya kalben -ki kalp dediğimiz de aslında yine beynin düşünce, sezgi, süzgeç kabul veya ret süreçleridir- kör olduğumuz ya da kör olmayı seçtiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Toplu olarak yaşamamızın sonucu olarak uymamız gereken kurallar, içinde bulunduğumuz koşullara uyum sağlamamız, kendimizi tekten ziyade çok olarak düşünmemiz sadece duyu organlarımıza mı bağlı? Bunlardan birini kaybedince biz biz olmaktan çıkıyor muyuz? Bide olanı yanımızdakinde yoksa onunla paylaşmayı mı seçiyoruz? Yıllar ilerleyip çağ atladıkça sağ duyumuzu daha mı çok kaybediyoruz? Oysa ki bir kişi düşündüğümüzün aksine dünyayı değiştirebilir. Kelebek etkisi misali.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
İncir Kuşları
Puan vermedi·328 syf.··
2024 4. kitabı
Kitap benim için dönüm noktam diyeceğim bir kitap oldu bu kitabı elime aldığımda sene 2014 idi ve ben 10 yaşında ufak bir çocuktum kitabın yarısına gelene kadar canımdan can gitti ve bana şükür ve minnet duygusunu çok güzel aşılayan bir eser oldu ben 2022 de tam 8 sene sonra bu kitabı şans eseri tekrar elime aldım ve yeniden aynı duygular ve daha büyük bir olgunluk ile okudum öncelikle kitapta geçen her şey yaşanmış bir Bosna Hersek hikayesi idir ve bu yüzden empati duygusunu çok üst seviye geliştirir. İnsanların sadece kimlikleri ve dinleri yüzünden yaşadıkları zulüm ise savaşın ne kadar yıkıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu savaş yalnızca şehirleri değil, insanların hayatlarını, hayallerini ve sevdiklerini de nasıl yok ettiğini gözler önüne seriyor. İncir Kuşları, bana sadece bir hikâye anlatmadı; aynı zamanda barışın, özgürlüğün ve insan olmanın değerini hatırlattı. Bu yüzden benim için sıradan bir roman değil, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen ve her okunduğunda farklı duygular hissettiren çok özel bir eser olarak kalacak. "Özgürlüğün değeri,onu kaybedince daha iyi anlaşılır." "Acı,insanları birbirinden ayırdığı kadar birbirine de yaklaştırabilir." "Bazı yaralar yıllar geçse de kapanmaz,taşımayı öğreniriz." Ve son olarak kendimden bir alıntı ekleyeceğim;"10 yaşımda beni ağlatan bu kitap,yıllar sonra aynı satırlarla bu kez beni düşündürdü."
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Araf (Puhdistus / Purge), Estonya’nın karanlık yakın tarihini, Sovyet işgalini ve hayatta kalmak için ödenen o korkunç bedelleri iki kadının kesişen yolları üzerinden anlatır. Roman, 1992 yılında, Estonya’nın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını yeni kazandığı o kaotik günlerde başlar. Estonya kırsalında, dış dünyadan kendini soyutlamış, kendi halinde yaşlı bir kadın olan Aliide Truu, bir sabah bahçesinde baygın halde, hırpani görünümlü genç bir kadın bulur. Bu genç kadının adı Zara'dır. Zara, Rus mafyası tarafından pasaportuna el konulup Batı'ya seks işçisi olarak satılan ve kendisine eziyet eden satıcıların elinden kaçarak Aliide’nin bahçesine sığınan bir kurbandır. ​Kitap, bu iki kadının mutfaktaki sessiz gerilimiyle başlar, ancak sayfalar ilerledikçe kurgu bizi 1940'lara, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki Sovyet işgali yıllarına, Estonya'nın en karanlık dönemine götürür. İki farklı zaman dilimi iç içe geçer. Genç Zara'nın 90'larda bedeninin sömürülmesi ile yaşlı Aliide'nin 40'larda KGB askerleri tarafından uğradığı tecavüz ve şiddet arasında kan dondurucu bir paralellik kurulur. ​Zamanla ortaya çıkan asıl sarsıcı gerçek ise şudur: Zara rastgele bir yabancı değildir. O, Aliide'nin yıllar önce Sibirya'ya sürgüne gönderilmesine neden olduğu öz kız kardeşi Ingel'in torunudur. Geçmişin hayaletleri, Aliide’nin mutfağında ete kemiğe bürünmüştür..
ArafSofi Oksanen · Pegasus Yayınları · 2011519 okunma
7/10
··
11 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:04
“Sadakat • İhanet • Hesaplaşma” Sándor Márai’nin daha önce okuduğum “İşin Aslı, Judith ve Sonrası” romanına hayran kalmıştım; karakter çözümlemeleri, duygusal derinliği ve anlatım gücü beni çok etkilemişti. Bu nedenle Mumlar Sonuna Kadar Yanar’a da büyük bir beklentiyle başladım. Romanın merkezinde dostluk, sadakat, ihanet ve yıllar boyunca taşınan hesaplaşmalar yer alıyor. Márai yine insan ruhunun en karanlık köşelerine inmeyi başarıyor ve karakterlerinin iç dünyalarını büyük bir ustalıkla açığa çıkarıyor. Ancak benim için kitabın en büyük eksisi, anlatının gereğinden fazla uzatılmış olmasıydı. Romanın vermek istediği mesaj oldukça güçlü ve etkileyici olsa da uzun monologlar ve tekrar eden düşünceler zaman zaman ritmi düşürüyor. Edebi açıdan çok başarılı, atmosferi güçlü ve düşündürücü bir eser olmasına rağmen duygusal olarak beni İşin Aslı, Judith ve Sonrası kadar yakalayamadı. Yine de insan ilişkilerinin kırılganlığı, yıllar boyunca saklanan sırlar ve geçmişle yüzleşme üzerine derinlikli bir okuma yapmak isteyenler için değerli bir klasik.
Duygu ve Düşünce
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma