Diyecek bir şey yok aslında.
9/10
·560 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Ne diyeceğimi bilmiyorum burada yazım tarzı şeyler hakkında konuşabilirim ama hisler. Kurgu muhteşem ve sıfır açık anlatabiliyor muyum, kehribar gözlerden vazgeçmiyoruz yine de hiç bir şey bu kadar hissettirmemişti. Çıkamıyorum hiçbir sahneden kendimi alamıyorum uzun uzun konuşasım var, kırgınım, kızgınım, üzgünüm, korkuyorum. Gidip yazarın yüzüne haykırmak istiyorum her anın hesabını sormak istiyorum. Altıncı ve son kitapta ne olacak bilmiyorum ama bu serinin en iyi en duygulu kitabı buydu. Daha ne diyebilirim bilmiyorum bu kadar dalı olan bir senaryo uzun zamandır okumamıştım. İyiydi 9 veriyorum sonuna kadar da hak ettiğini düşünüyorum.
Bronz 5Özge Naz · Guardian Yayınları · 2026242 okunma
'Kendinizi dizginleme kaslarınızı güçlendirin.'
Puan vermedi·320 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:51
Hikâye 9 ay kıştan sonra sürekli evde olmaktan sıkılmış annemin bütün arkadaşlarını aramamla ve tek tek evlerinden alıp onları pikniğe götürmemle başlıyor. Yaş ortalaması yetmiş, rüzgar çıkınca olası firelere engel olmak için taşıdığım şallar da cabası :) Sonuç kikir kikir gülüşlerle ve -olmazsa olmaz- yaşaran gözlerle müthiş bir grup terapisi... Sözü edilen yaşamlara hiç bir kitapta denk gelemeyeceğimi, hiç bir anlatımın bu kadar keyif veremeyeceğini çok iyi biliyorum. Çünkü hâlâ içinde olduğumuz bu zihin bulanıklığına bulaşmamış, şanslı, ender, narin ve gerçekler... İnternetle tek bağları, gelen Cuma mesajlarında izledikleri videolar ve açabiliyorlarsa whatsapp görselleri, ses dosyaları, torunla torbayla görüntülü aramalar... Neyi kaybettiğimizi görmek isteyenlerin bunu tecrübe etmesini şiddetle tavsiye ederim. Onlardaki yaşam soluğu kimsede yok, maalesef artık dahasını istemekten başka bir şey düşünemeyen çocukları da dahil ederek söyleyebilirim ki; onlarda eksilmeyen bir şeyler var. Çocukların ve torunların ahvalini anlayamayacak kadar duru ve anlamlı bakıyorlar hâlâ... Matt Haig internetin bize neleri getirdiğini ve bizde nasıl etkiler bıraktığını güzel izah etmiş. Bir psikoloji kitabı değil ama kendi psikolojik sorunlarını adım adım içtenlikle anlatıyor olması, kısmen bir vaka incelemesine dönüştürmüş eseri. Öneriler de oldukça mantıklı ve not edilesi. Yine de kendini kişisel gelişim kitaplarının, tekrara düşen, alıntılar ve mottolar defterine dönen, uzak doğu felsefesine ekmek banan atmosferinden kurtaramamış. Çok satanlar listesine giren kitaplardan uzak durmanın doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyorum :) Yaşadığı ağır depresyonun, ekran başında geçirdiği süreyle ilişkisini çok iyi kavramış ve an an bunu aktarabilmiş olması okura çok şey
Kişisel Gelişim
Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20191,724 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İkinci adam
Puan vermedi·568 syf.··
2026 10. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:35
İkinci Adam: İsmet İnönü Türkiye siyasi tarihinde gerek kendi döneminde ve gerek günümüzde belki de en az anlaşılmış siyasi figürüdür. Aynı zamanda en çok haksızlığa uğrayan kişidir. Hakaretlere uğramış, linç edilmeye çalışılmış, yolları kesilmiş, taşlanmış, başı kırılmış, yerlere serilmiş, partisinin mallarına el konulmuş, partisi kapatılmaya çalışılmış, suikaste uğramış, hatta ömrü savaş alanlarında geçtiği halde asker kaçağı olduğu bile söylenmiş... Kısacası gerek savaş meydanlarında gerek iktidardayken özellikle de muhalefetteyken baya mihnetler çekmiştir. Oysa ülkenin kurtarılmasında, kuruluşunda, modernleşmesinde ve ekonomisinde belki de en fazla harcı olan kişidir. Elbette ki kurtuluşta ve kuruluşta bir çok kişinin inkar edilemez payı vardır. Büyük emekleri vardır. Hele Mustafa Kemal Atatürk bu işin başlatıcısı, öncüsü ve lideridir. Ama kuruluştan sonra Atatürk artık liderdir. Fikirler üretir ve talimatlar verir. Ama İsmet İnönü ise bizzat icracı ve uygulayıcıdır. Sahanın ortasındadır. İnkılapların uygulanması ekonomi ve sanayinin oluşturulmasında büyük emekleri vardır. Hele demir yollarındadaki başarılarda en büyük pay onundur. Zaten kitapta da altı çizilmiştir. Üstelik Atatürk'ü eleştiremeyenler bütün okları ona yöneltmiştir. Hele Atatürk'ün ölümünden sonra bütün yük onun omuzlarındadır. O bir tarihi ve siyasi karakterdir. Ama her şeyden önce elbette ki o bir insandır. Ve bir insan olarak doğru ve yanlışları olmuştur. Başarıları ve başarısızlıkları olmuştur. Bu doğru ve yanlışlar teraziye konulur ve değerlendirilir. Ki bence terazinin doğrular ve başarılar kefesi yanlışlar ve hatalar kefesine büyük farkla ağır basar. Bizde ise tarihi ve siyasi kişiler ya göklere çıkarılır ya da yerin dibine batırılır. Ortası yoktur. Çünkü mantık ile değil, duygu ile hareket
İkinci Adam Cilt: 3Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi · 1988439 okunma
5/10
·112 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:38
“Şıklık yalnız kıyafetle olmaz. Mizaç ve ahlakça da şık olmak icap eder.” Şöhret Bey’in züppeliği, kibri ve gösteriş aşkı yüzünden ahlaki sınırlarını kaybedişini okuyoruz. Herkes kendi seçimlerinin sonucunu yaşar ve Şöhret Bey de öyle oldu. İnsanı felakete götüren şey çoğu zaman kötü insanlarla karşılaşmış olması değildir, kendi zaaflarını yönetemiyor oluşudur. Gürpınar’ın ilk romanıdır yani acemilik eseridir diyebiliriz ama yazdığı yıllarda bile çok iyi yazılmış olduğu söylenir ve onun yazdığına inanmazlar. Yine yer yer mizahi dili de ortaya çıkmaktadır. Gürpınar’ın en sevdiğim romanı olmadı ama toplum içinden bir konu olmasıyla okunabilecek bir kitap. Kitapla ve sevgiyle kalınız:))
Edebiyat
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,9bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı Bu kitabı okurken gerçekten kendimi bir ailenin salonunda oturuyormuş gibi hissettim. Hani çaylar konmuş, herkes aynı odada ama kimsenin içi tam olarak birbirine açık değil ya… İşte tam o atmosfer. Çok tanıdık, çok bizden. Dışarıdan bakınca sıradan bir aile gibi görünüyorlar ama sayfalar ilerledikçe o suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin altında neler saklı olduğunu fark ediyorsun. Küçücük bir sözün yıllarca nasıl taşındığını, bir bakışın bile insanın içinde nasıl iz bıraktığını anlatıyor. O “altı harfli tatlı” aslında sadece bir şeyin adı değil; sevilmek, kabul edilmek, anlaşılmak… Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. En sevdiğim tarafı şu oldu: Kimse tamamen suçlu değil, kimse tamamen masum değil. Birine kızıyorsun, sonra onun içini görünce yumuşuyorsun. “Tamam ya, o da böyle büyümüş” diyorsun. Bu da kitabı çok gerçek yapıyor. Çünkü gerçek hayatta da böyle değil mi zaten? Sermin Yaşar’ın dili yine çok sade ama o sadeliğin içinde kocaman duygular var. Bağırmıyor, dramatize etmiyor ama bir cümleyle kalbine dokunuyor. Ben okurken kendi ailemi düşündüm, çocukluğumu düşündüm.. Bitirdiğimde böyle tatlı bir hüzün kaldı içimde. Çok ağlatan bir kitap değil belki ama insanı içten içe yakalıyor. Gerçekten samimi bir aile hikâyesi okumak istersen, hiç düşünmeden öneririm. #altıharflibirtatlı #şerminyaşar #cansununkitapligi #reels #books
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 13. kitabı
Selam canım arkadaşlarım, şimdi bir Jules Verne kitabıyla geldimmm Bu kitabı elime alırken yine o bildiğimiz Jules Verne macerasını bekledim açıkçası. Sayfalar hızla aksın, olaylar birbiri ardına gelsin istedim. Kitap üç ayrı öyküden oluşuyor ve her biri daha çok insanın iç dünyasına, hırslarına, korkularına ve yaptığı seçimlerin sonuçlarına odaklanıyor. Bilimsel keşiflerden çok karakterlerin yaşadığı gerilim, çatışma ve psikolojik yön ağır basıyor. Kurduğu atmosfer yer yer karanlık ve düşündürücü; özellikle insan doğasına dair yaptığı vurgular dikkat çekici. Ama sanırım tam da burada beklentimle kitap biraz ayrıştı. Daha hareketli, daha macera dolu bir kurgu beklerken daha sakin ve yer yer ağır ilerleyen bir anlatımla karşılaştım. O “hadi bir bölüm daha” heyecanını her öyküde aynı şekilde hissedemedim. Daha çarpıcı bir etki bırakmasını isterdim. Yine de Verne’in farklı bir tarafını görmek güzeldi. Sadece ben galiba onun o soluksuz maceralarına biraz daha aşığım. Bu kitap beklentimi tam karşılamadı ama yine de diğer eserlerine de şans vereceğim #julesverne #cansununkitapligi #reels #kitap #book
Edom - Frritt Flakk - HumbugJules Verne · İthaki Yayınları · 202580 okunma