Puan vermedi
İyilik eden iyilik, kötülük eden kötülük bulur. Kim sana küfür ederse sus; kim sana tokat atarsa diğer yanağını uzat. Eğer vicdanı varsa, zaten sorgulayacak ve bir daha vurmayacaktır. Bu, en sevdiğim alıntılardan biri. Ayrıca “Tanrı sevgidir” ifadesiyle Tanrı’yı sadece dini kalıpların içinde değil, daha çok maneviyatın içinde anlatması, özellikle içinde bulunduğumuz çağda beni çok etkiliyor. Tolstoy’un dediği gibi: “Kardeşini sevmeyen kişi Tanrı’yı da sevmez. Gördüğü kişiyi sevmiyorsa, görmediği şeyi nasıl sevsin ki?” Bu kitap bana şunu çok net hissettirdi: Elimizdekilerle yetinmezsek, bir gün elimizde olanları da kaybedebiliriz. Sahip olduğumuz her şey için şükretmek gerekiyor; gözümüzün hep daha yüksekte olmaması gerektiğini çok güzel anlatıyor. Çünkü bazen küçümsediğimiz şeyler, bir bakmışız elimizden kayıp gitmiş… Zenginlik aslında para ya da servet değil; aile ve sevgidir. Paranın arttıkça derdin de artabiliyor. Ne kadar paran varsa, çoğu zaman giderin de o kadar oluyor ve insan kendine zaman ayıramıyor. Ama bazen yoklukta, sadece karnını doyurma derdi varken bile insan ruhuna daha çok yaklaşabiliyor. Yani her şey maddi değil; biraz da manevi…
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234bin okunma
İnceleme
6/10
·101 syf.··
2025 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 13:02
Berberova, Eşlik Eden Soneçka Antonovskaya’da bir kadının gölgede kalmış yaşamını anlatırken, aslında bir dönemin kadınlarını, suskunluklarını ve dirençlerini de anlatıyor. Soneçka’nın hayatına eşlik ederken; sadakatle bağlı olduğu bir dünyanın, yavaş yavaş ondan uzaklaştığını görmek insanı derinden sarsıyor. Berberova’nın dili sade ama etkileyici. Her cümlenin altında bir yalnızlık, her satırda bir yitiriş hissediliyor. Soneçka, sadece bir karakter değil; belki de hepimizin içinde taşıdığı “geride kalmış” yanların sesi. Kısacık bir novella olmasına rağmen etkisi uzun süre kalıyor. Sessiz ama sarsıcı. Ve bazen, hayatın bir kenarında kalmanın da bir direniş biçimi olabileceğini hatırlatıyor.
Duygu ve Düşünce
Eşlik Eden Soneçka AntonovskayaNina Berberova · Can Yayınları · 1994377 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KÖRLER ÜLKESİNDE GÖREN BIR GÖZ
Puan vermedi·336 syf.··
2025 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 17:22
Gözlerini kaybeden bir toplum ve tüm salgının kendilerine yayılmasını önleme çabasında ki insanlığı yitiriş... Kitap tam olarak okuyanın yüzüne insanlığın nasıl bir durumda ortaya çıkıp yok olduğunu vuruyor. Herkes görme yetisini kaybeden toplumda her şeyi görmenin nasıl bir duygu ve hissiyat olduğunu fark ettiriyor. Şuan ki toplumumuzda da gören körler var bakan ama asla görmeyen hiçbir şey görmüyormuşcasına yaşayanlar. İşte körlük her zaman fiziksel bir körlük değildir. Toplumda olan bir şey dünyada olan bir olaya gözlerini kapatmak da bir körlüktür. Böyle düşünce insan fark ediyor işte nasıl kör bir toplumda yaşadığını ...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2025 2. kitabı
Yazarın dili çok akıcıydı. Kitabı okurken sanki karakterle aynı şeyleri yaşıyormuşum gibi hissettim. Şiddet dolu bir ailede büyümesine rağmen hayal gücü çok geniş bir çocuk Zeze. Hayatı sorgulaması, etrafındaki herkese duyarlı oluşu 5 yaşındaki bir çocuk için çok fazla şeyler bunlar...Özetlemek gerekirse bir çocuğun çocukluğunu yitiriş öyküsü diyebilirim. Her çocuk özel ve değerlidir. Ailede sevgi bulamayan çocuklar sevgiyi her zaman dışarıda arayacaktır. Bu da ne kadar sağlıklı olur orası tartışılır. O yüzden çocuklarımızı anlayıp onları sevgiyle, ilgiyle büyütmeyliz. Son olarak kitapta Zeze'nin intihar etmek istediği yerde Portuga'nın ölmesi ve Zeze hastalandığında ablasıyla konuşurken kafasından Portuga'nın kelimelerinin geçmesi kitapta beni en çok etkileyen kısımdı. En son ne zaman bu kadar içten ağladığımı hatırlamıyorum. Asla unutmayacağım bir hikayeydi.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Yaşam ve birçokları
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 20:07
Nihilist görünümlü bir adamın öyküsü yine. En sevdiklerimden. Bir adam, yaşama dair pek de bir şey aramayan, bundan olacaktır ki pek de bir şey bulamamış olan. Belki de bulamadıktan sonra karar vermiştir aramaya ama ruhundaki kökten geliyor gibiydi ruhundaki bu amaçsızlık ve arayışsızlık . Bana öyle geliyor ki yaşamak zaten böyle bir şey. Amaçlar ve arayışlar geçici oylanmalar, sahte motivasyonlardan başka bir şey değil. Hayatın asıl olayı yaşamaktır, nasıl denk geliyorsa öyle yaşamak, tabi arada minik yönlendirmeler de yapmak gerek. Fakat daha ilginç olan bu benzeri karaktere sahip hemen bütün kurgusal karakterler zamanla yitiriyorlar akıllarını. Bu gerçek hayatta da böyle sanırım. Wahrlich benzeri tanıdığım tüm karakterlerin sonu ya kendi eliyle bir ölüm, ya da bir tımarhaneyle sonuçlanıyor. Warlich bu varyasyonları arasında pratik hayata en uyum sağlamış olanıydı oysa, bir filozof olarak başladığı yaşam kariyerini, çamaşırhane müdürü olarak devam ettiren, düzenli bir ilişkisi olan, yaşamdaki keyif aldığı küçük detaylar harici yaşamakla pek derdi olmayan bir adamdı. Fakat onun sonu da diğerlerinden pek farklı olmadı, yine bir yitiriş, yaşamında elde etmiş göründüğü her şey elinden yok oldu. Aklı da birçoklarınca bu yok olanlar arasındaydı, kendisi öyle düşünmese de bir yerden sonra kendi de bir şüphe içerisine düşüp sonrasında ise kalan her şeye olan bakışındaki o umursamazlık aldı yerini. Böyle bir karakterin olageldiği her hikaye böyle bir sona mahkum mu acaba diye soruyorum sıklıkla? Farklı bir sonu var mıdır ise yaşamaktaki en büyük motivasyonlarımdan.
Hayat
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20245,6bin okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2025 513. kitabı
Kitap Lard Stevendsan’ın Yalnızlık Felsefesi kitabında modernlesşmenin yalnızlığı arttıran bir etkide bulunduğu algısını eleştirerek başlar.Devamında bu eleştirisini temellendirir. Modern psikoloji yalnızlık hissine olumsuz bir bakışla bakarken varoluşçular yalnızlığın olumlu yönünü vurgular.(s.18-19) “Yalnızlığın modernlikle artan bir sorun değilde modern yaşamın kabul edilmesi gereken bir görünümü olduğu şeklindeki görüş akademide de yerleşmeye başladı ve akademide Erin Klinenberg’in ileri sürdüğü solo yaşam kavramı tercih ediliyor.” (s.25) Abdülfez Süleymanov’a göre solo yaşamı tercihin sebepleri; Birçok sorunla uğraşmak birine bağlanmak yerine sololuğun tercihi Kalabalık kent insanının stresten yorgun düşmesi İletişim teknolojilerinin yalnızlığı derinleştirmesi Azalan güven duygusu,artan boşanma oranları,evlilikten kaçınma Bu tercihin neticeleri; Azalan evliliklerin nüfus kompozisyonuna zararı Sosyal güvenlik sisteminde sorunlar Ahlaki erozyonlar( s.26-27) “Yalnızlığınyaşlılıkta çok daha önemli olduğunu gençken bir şekilde yalnızlık sorunlarıyla baş edebilen insanların yaşlanınca işlaerin daha da zorlaşacağını belirten Süleymanov,yalnız yaşamanın yaşlılarda hastalık,bunama,intihar ve ölüm oranlarını arttırdığını,bizim yaşlılarımızda
Yalnızlık ve UmutErol Göka · Kapı Yayınları · 202057 okunma