... yirmi dört saatte on dört, on beş saat. Ama bunun ötesine geçemiyordum ve mecburen uyanık kalıyor, düşünüyor da düşünüyordum. Beyni sürekli çalışan bir adamı da bu yolda delilik bekler.
Gözlerimi kapadım, bitap düşüp tekrar bayıldım. O baygınlık içinde etrafımda bulunanların ağladığını işitiyordum, sahi ölüyor muydum? Yoksa ben ölmeye mahkûm muydum?
Aşkın insanı şair edebileceğine inanıyor musun? Eğer inanmıyorsan hata ediyorsun, benim gözümde şiir kusursuz güzelliktir. Kusursuz güzellik ise aşkı çağırır.
Her ne olursa olsun mazim bugünkü vaziyetimden bana bütün bir mesele gibi geliyor. Ne ondan kurtulabiliyorum, ne de tamamiyle onun emrinde olabiliyorum.