hill

10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
176 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 22:07
Belki sert bir giriş olabilir, ancak gerçek şu ki Fransız edebiyatından hiç hoşlanmam. Bazen aşırı bilgi içeren paragrafları bazen benim açımdan anormale kaçan betimlemeleriyle okumak benim için tam bir kabustur ve genelde de kitapları bitirme sürem sakız gibi uzadıkça uzar. Ne yazık ki kendileriyle aram hiç barışmadı. Bu kitabı arkadaşım @kubraustuner ile aldığımız gün kitabın Fransız edebiyatı olduğundan bir haberdim. Yazarın ismini ilk defa duymuştum ve kökenine bakmak hiç aklıma gelmemişti. Kendi kendimize ortak okuyabileceğimiz bir kitap ararken tamamen yayınevine güvenerek elimize aldığımız ve içini şöyle bir kurcalayıp "Aaa baksana teması Sherlock Holmes'e benziyor" dediğimiz bu kitaba ilk önyargım o an oluştu. Zira Sherlock Holmes karakterinin bir çok eserini okuyan biri olarak karakterin yüksek popülaritesine rağmen hikayelerinin hemen sonuca ulaşmasından ve bu süre boyunca okuyucuya hiçbir bilginin verilmeyip tabiri caizse onların aptal yerine konulmasından haz etmiyordum. Yine de kitaba bir şans vermek için onu aldık. Yazarı, eserlerini, kitabın genel konusunu araştırırken Fransız edebiyatı olduğunu öğrenmem de benim için ikinci bir şok oldu ve kitabı çok uzun bir okumamak üzere rafa kaldırdım. Fakat bu noktada beklenmeyen bir şey yaşandı. Bir gün kendimi hazır hissettiğimde kitabı elime aldım ve o şansı vermeye karar verdim. Gaston Leroux bu noktada hakkını asla yiyemeyeceğim başka bir şaşkınlık yaşattı bana: Sarı Odanın Esrarı çok uzun zamandır denk gelemediğim o muhteşem kitaptı. İstemediğim sebeplerden ötürü kitabı uzun vakitte okumak durumunda kaldığıma üzülüyorum şu an. Keşke çok daha önceden okuyabilseymişim. İşte beni tamamen şaşkına uğratan o detaylar... Öncelikle Sarı Odanın Esrarı'nı Fransız edebiyatından bağımsız değerlendirmek gerektiği kanısındayım. Elbet
Duygu ve Düşünce
Sarı Odanın EsrarıGaston Leroux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,856 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Karısını Şapka Sanan Adam -Kitap İncelemesi-
9/10
·262 syf.··
2024 6. kitabı
·
150 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 21:41
Karısını Şapka Sanan Adam ilk duyulduğunda insanın oldukça ilgisini çeken ve onda büyük bir merak uyandıran bir isim doğrusu. Ancak konusuna bakmadıysanız ve kitabı bir anda elinize aldıysanız bunun gerçek bir hikaye olduğunu anlayınca işler biraz değişiyor. Kitap aslında bir nöroloğun yıllar boyunca gördüğü vakaları ve deneyimleri biz okurlara anlatmasından oluşuyor. Ancak sadece bu özelliğinden bahsedeceksek hem yazara hem de verilen emeğe büyük bir haksızlık yapılmış olur. Hoşuma giden en önemli noktalardan biri yazarın hastalığı hastalık olarak ele almak yerine bu hastalığın birey üzerindeki etkisine odaklanması ve yine bireyin bu hastalıkla hayatına nasıl devam ettiği, kendisine iyi gelecek o uğraşı nasıl bulduğu ve günlük aktivitelerini nasıl düzenlediği ile ilgili olan noktalardır. Bir ergoterapi öğrencisi olarak sağlık sektörünün bu kadar içindeyken bireyin özüne inilmesi ve onu sadece medikal açıdan değil her şeyiyle bir bütün olarak ele alması beni çok mutlu etti. Eksiklikler gözümüze çok çarpar. Hakeza bir şeyin aşırı derecede olması da bizleri rahatsız eder. Ancak kimse kişinin anda kaldığında ruhunu ve bedenini nasıl özdeşleştirdiğini görmüyor. Kişiyi güçlü kılan şey nedir? Kişi bu eksiklik veya aşırılıklara rağmen bu güçlü yönüyle neleri tekrardan yapabilir hale gelir? Alıntılarıma baktıysanız veya kitabı okuduysanız göreceksiniz: Basit diyebileceğimiz bir bahçe işi, resim veya müzikle ilgilenmek, dini aktivitelere dahil olmak kişinin katılımını artıracak aktivitelerdir ve eğer mümkün olursa bu aktiviteler birer işe/mesleğe de dönüşebilir, kişinin hastalığına rağmen hayatını idame ettirmesini sağlayabilir. Kitap dört bölümden oluşmakta: kayıplar, aşırılıklar, seyahatler ve basit dünyalar. Kayıplar bölümü anlamını tam karşılamasa da işlev diyebileceğimiz
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
- Mezarlık Kitabı - Kitap İncelemesi
10/10
·272 syf.··
2024 4. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 19:07
Hangisi daha iyi, bir canlı olmak mı yoksa tüm sorumluluklarının bittiği ve özgürce yaşayabildiğin bir mezarlıkta ruh olmak mı? Liza'ya göre hayat canlıların elinde heba oluyor. Biz canlılar içinde yaşadığımız anın pek de farkında değiliz doğrusu. Hep bir koşuşturmanın içinde oradan oraya savrulup duruyoruz. Öyle ki bazen yanıbaşımızda duran kötü niyetli insanların bile farkına varamıyoruz. Başka bir açıdansa canlıların güçlü bir potansiyeli var. Silas ana karakterimiz Bod'a böyle söylüyor. "Sen canlısın Bod. Bu da sonsuz bir potansiyelin olduğu anlamına geliyor. Her şeyi yapabilirsin, herhangi bir şey yaratabilirsin, herhangi bir şeyi düşleyebilirsin. Eğer dünyayı değiştirirsen, dünya değişir. Potansiyel. Öldüğün zaman o yok olacak. Son. Yarattığını yaratmış, düşünü düşlemiş, ismini yazmış olursun. Buraya gömülebilirsin, hatta yürüyebilirsin. Ama potansiyelin bitmiştir." Bize verilen belli bir zaman dilimi var. Kendi potansiyelimizi üretme imkanımız, hayaller kurup onları gerçekleştirme gücümüz var. Tüm bunların değerini görüyor muyuz, tartışılır. Muhtemelen ancak ölü olsaydık yaşamın tadını anlayabilirdik. Liza'nın söylediği söz bu sebeple anlaşılır belki de. Çoktan yaşamın tadını almış bir ruh canlı birine ancak böyle bir tavsiye verebilir. İşte Nobody Owens, kısa adıyla Bod, yaşamla ölümün sınırında yaşayan biri olarak tüm bunları sorgulamamızı sağlıyor. Henüz bir bebekken açık kalan kapıdan çıkarak mezarlığa sığınan ve böylelikle ailesinin katilinden kurtulan Bod, yıllarca kendisini bu tehditten koruyan ruhlarla beraber yaşayarak ölülerin dünyasını yakından tanıyor ve onlardan pek çok şey öğreniyor. Gerçek dünya bir adım kadar ötesindeyken tanıyamadığı bu dünyaya özlem besleyen ve kendi türünden birileriyle tanışmak için büyük bir heves duyan Bod, en çok da
Edebiyat
Mezarlık KitabıNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,595 okunma
Kızıl Veba - Kitap İncelemesi
8/10
·72 syf.··
2023 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 13:37
Kızıl Veba Jack London Gittikçe Jack London hayranı olma yolunda ilerliyorum. Henüz daha iki kitabını okumuş olmama rağmen onun olaylara bakış açısını, konuyu ele alışını ve ileri görüşlülüğünü bu kitaplara ustaca yansıtışını takdir etmekten başka ne yapabilirim bilemiyorum doğrusu. Üstelik Covid-19 salgınından yeni çıkmışken döneminde salgına dair hiçbir iz bulunmayan bu insanın geleceğe yönelik nokta atışlarını okumak bizleri sadece büyülüyor, o kadar. Jack London'ın abartılması gereken yetenekli bir yazar olduğunu düşünmekteyim. Kitaplarında bolca okuduğunu ve konu üzerine araştırmalar yaptığını net bir şekilde görebilirsiniz. Bu durum Kızıl Veba için de geçerli. Salgın hakkındaki araştırmalarını kurgularına aktarışı hiç göze batmıyor. Okuduğu, sevdiği şiirleri kitabın içinde öyle noktalarda kullanıyor ki aktarmak istediği duyguyu anlamakla kalmıyor adeta yaşıyorsunuz. Bu açıdan Kızıl Veba da sevdiğim diğer kitaplar arasına girmeye hak kazandı diyebiliriz. Son cümlelerim bir teşekkürden oluşacak. Bu kitabı okumam için çırpınan, her seferinde al artık şu kitabı diyen @kubraustuner'ya teşekkürler. Sayesinde sevdiğim bir yazarın sevdiğim bir kitabıyla buluşup yeni ufuklara yelken açmış bulunmaktayım. Sizleri de bu yolculuğa davet ediyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Koralin - Kitap İncelemesi
7/10
·152 syf.··
2023 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 12:20
Koralin Neil Gaiman Okuması oldukça keyifli ve ilgi çekici bir kitapla karşınızdayım: Koralin. Akıcı dili barındırdığı fantastik ögelerle okuyucuyu kendine bağlıyor. Hikaye formatında olması ve kısa bölümlerden oluşması onu bir çırpıda okunacak bir kitap haline getirse de kendinizi kitabın bir parçası haline getirmeniz sayesinde tadına vararak okumak istiyorsunuz. İlk defa Neil Gaiman okumama rağmen diğer eserlere de şans vermeye karar verdim. Fantastik kitapların iyi tasarlanması ve okuyucunun kafasında açık bırakmaması gerektiğini düşünüyorum ve Neil Gaiman bu konuda oldukça başarılıydı. Kitap ailesinin ilgisizliğinden yorulan maceraperest bir kız olan Koralin'in yeni taşındıkları evde korku dolu geçen birkaç gününü anlatıyor. Evinin içerisinde farklı bir boyuta açılan bir kapıdan geçen Koralin orijinalinden çok da farklı olmayan kendi evinin içinde bulur kendini. Kaybolmuş ruhları ve gerçek ailesini sahte annesinin elinden kurtarmaya çalışan Koralin yaşına göre oldukça cesur davranır ve zekasıyla bu işin üstesinden gelir. İyi işlenmiş fantastik ve korku temalarını seviyorsanız bu kitap tam size göre. Mutlaka bir şans vermenizi öneririm. Keyifli okumalar.
Edebiyat
KoralinNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20192,618 okunma