Oğulum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir, bilir misin? dedi. İnsan bozulur, insan
kalmaz; bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir.
Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü? . . . Cahilsin; okur,
öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin, Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde
meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi
vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Sen cilt yapıyorsun;
şiraze nedir bilirsin. Bizde insanoğlu şirazesiz kalmış. Hayat onun
için ahenksiz, birbirini tutmayan, günün hayatına cevap vermeyen
bir yığın ölü kıymetler tarafından idare edi liyor. Dünyaya
baktığımız zaman ayrı görüyor, kendi kendimize kaldığımız zaman ayrı
düşünüyoruz. Yığınlarca tezat içinde yaşıyoruz, bütün şark dünyası
bir ıstırap içinde.