Petrikor
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:45
Merhaba Sevgili Kitap Dostlarım sizi bugün çok farklı bir kitapla tanıştırcam. Kitabımız: PETRİKOR. Yazar okuyucuyu , Yokluk ülkesine davet ediyor neresi burası haritalarda yeri olmayan bir ülke ; Dışımızda yaşadıklarımız ve içerde büyüttüğümüz duygularımızın olduğu o karanlık yer ya da size ne hissediyorsa o . Bir Adamla Kadın karakter ' in aşkı konu alınmış isimsiz iki karakter düşünün onların inişli çıkışlı ilişkilerini okurken birden o karakterden biri siz oluveriyorsunuz . Hikâye o kadar gerçek ki siz yaşadınız o hayal kırıklığını , o derin yara sizin içinizde , siz aldatıldınız , o acı size ait. Ya da o heyecan bence yazarın da yapmak istediği bu İsimsiz karakterlere okuyucunun kendi ismini vermek istemesi ... Nereye varacak bu hikaye diye diye okudum .Kadın karakter beni oldukça zorladı baya baya kavga ettim. Ne bu şimdi dedim. Ee ne olacak bu işin sonu deidm durdum.Sabırsız bir okuyucuyum ben Sonunu beklesene ! Sonu herşeyi özetlemiş . PETRİKOR ; yağmur sonrası toprak kokusuna verilen isimmiş hiç bilmezdim en sevdiğim kokunun adının bu olduğunu. Altını kalın kalın çizdiğim pek çok içime dokunan paragrafların olduğu bu kitabı okumak isteyen Herkese tavsiye ederim ben uzun süre bu kitaptan eşe dosta bahsedeceğim . Varsa kendine güvenen bu yokluk ülkesine bir uğrasında görelim. Kitapla Kalın
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202667 okunma
John Steinbeck /Fareler ve insanlar
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
John Steinbeck /Fareler ve insanlar Kitap 1937 yılında yazılmıştır O yıllar 1929 yılında başlayan ve dünyayı etkisi altına alan büyük burhan dönemine denk düşmektedir , Hollywood’un Amerikan rüyasının yaşandığı yıllar Steinbeck kitabı ilk başta tiyatro kitabı şeklinde tasarlamış daha sonra romana çevirmiştir bu yüzden de kitabın dili roman gibidir karakterlerin analizini çok fazla inmesin ve bu yüzden de kitap okurken bazı soru işaretleri ile karşılaşabilirsiniz Toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitaptır İşçilerin ve insanların yokluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları krizleri el arıyor Romanı vermek istediği bir diğer mesajda, burjuva sınıf haricinde ötekileri arasında birlikteliği yok olması, kendi içlerinde birbirlerini ötekileştirmeleri, ve çoğunun hayali büyük üyesi bir üst sınıfa çıkmaktır, Amerikan rüyası. kitapta Kaliforniya’da çiftlikten çiftliğe dolaşarak karın tokluğuna çalışan, müziğin engelli birbiriyle zeki ve kurnaz olan iki göçmen içinin hayatını anlatır Kitaptaki belli başlı karakterlere ve özelliklerini baktığımızda George Milton: Hayatın tüm yükünü omuzlarında taşıyan rasyonel taraftır. Lennie olmadan çok daha rahat bir hayat sürebilecekken, lennie nin teyzesinin ölümünden sonra ona verdiği söz ve içindeki derin dostluk bağından dolayı Lennie’yi asla bırakmaz. Aslında ikisi bir birini tamamlar , biri akıldır diğer güçtür Lennie Small: Devasa bir fiziksel güce sahip olmasına rağmen çocuksu bir masumiyete ve zihinsel engelle sahip olan karakter. Yumuşak şeylere dokunma tutkusu, trajik sonunu hazırlar Curley( çiftlik sahibinin oğlu) çiftlik sahibinin oğlu olduğu için ayrıcalıklıdır ancak fiziksel olarak ufak tefek biridir. Bu durum onda ciddi bir aşağılık kompleksine yol açar. Kendisini kanıtlamak için sürekli uzun boylu ve güçlü
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,4bin okunma
Reklam
Zola Anadolu'da
Puan vermedi·264 syf.··
2026 25. kitabı
Aslında Orhan Kemal, karakteri Hülya vasıtasıyla kitabın belli yerlerinde bize ne okutmak istediğini anlatıyor. "Aynı Zola'nın anlattığı mahalleler gibi..." Lakin bizim Hülya'yı anlamak için biraz daha geniş bakmamız lazım meseleye. Orhan Kemal her yönüyle Anadolu'da bir Zola hikayesi anlatmaya çalışıyor. Karakterler, olaylar, içki, ekonomik sıkıntı altında bozulan ahlak vs... Fakir, kenar mahallelerde hayatta kalmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarından dolayı ahlaklarında da bozulmalar başlamış bir grup mahalleli kadrajındadır, Orhan Kemal'in. Hatta iş o dereceye varır ki artık ahlak hayatın akışında korunamaz ve önemsiz bir noktaya gelir. Belki de daha doğru ifade ile ahlak ya da ahlaksızlık arasında bir ayrım kalmaz. Kısa bir özet yapmak gerekirse; Kendi hallerinde hayat süren insanların olduğu bir taşra mahallesi vardır. Yokluk had safhadadır ve herkes hayat şartlarından şikayetçidir; lakin kanıksanmış bir durumda vardır. Mahallenin yakışıklısı Avare Mustafa'nın ise işi gücü serseriliktir. Kendini esrara ve hovardalığa vermiştir. Bu hayattan aslında çokta memnun değildir. Çünkü kendisine ilan-ı aşk eden karşı komşu kızı Aynur'a müspet bir cevap verememesinin ana nedeni bu yaşadığı hayatın sonunun olmadığını bilmesidir. Bir gün mahalleye Zülfikar bey gelir, kendileri mahalleye bir apartman dikeceklerdir. Orhan Kemal, Zülfikar bey'ine karaborsacılığı iş olarak layık görür. Belki de der ki; ancak böyle zengin olunur. Zülfikar bey'in hasta, çirkin kızı Avare Mustafa ile evlendirilecektir. Bu sayede aslında herkesin hayatı maddi anlamda kurtarılacaktır. Devlet kuşu, Zülfikar bey'in kızı Hülya ile Avare Mustafa'nın evlenmesidir. Bu sayede Mustafa'nın ailesinin, arkadaşlarının hayatı kurtulacaktır. Dolayısıyla Mustafa'nın hayatındaki tek misyon başkalarını mutlu
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020920 okunma
Değirmen Öykülerinde Okuyucuya Bırakılan Sessiz Yorum
8/10
·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali'nin ilk öykü kitabı olmasına rağmen Değirmen’i oldukça beğenerek okudum. Kitaptaki metinlerde yazarın kendine özgü o bildiğimiz anlatım tarzı daha bu ilk adımda bile çok net hissediliyor. İlk eserinde bile insan psikolojisine yaklaşımı, sade ama insanın içine işleyen etkili dili ve karakterleri işleyiş biçimi oldukça belirgin. Ayrıca öykülerde sadece bireysel hikayeler değil, dönemin toplumsal yapısı ve insan ilişkileri de çok doğal bir şekilde yansıtılmış. O dönemin toplumsal koşullarını, insanların yaşam tarzını ve o eski zamanların ruhunu satır aralarında hissetmek kesinlikle mümkün. Bu da kitabı sadece edebi değil, aynı zamanda dönemini çok iyi aynalayan güçlü bir metin haline getiriyor. DEĞİRMEN Bu öyküyü okurken beni en çok etkileyen şey, aşkın gerçekten ne olduğu üzerine yeniden düşünmek oldu. Hikayede yakışıklı bir çingene delikanlının, bir kolunu küçükken babasının değirmenine kaptırıp sakat kalan güzel bir değirmenci kızına duyduğu aşk anlatılıyor. Ama bu, kesinlikle alıştığımız türden bir aşk değil. Çünkü insanlar aşkı anlatırken hep büyük büyük konuşmaya bayılır; “şöyle seviyorum, böyle ölüyorum” der, hatta abartıp “Roma’yı bile yakarım” diyecek kadar ileri gider :))) Ama iş gerçeğe geldiğinde, o fedakarlık anı kapıya dayandığında çoğu zaman bu süslü sözlerin altının bomboş olduğunu görürüz. İşte tam bu noktada bu esmer çingene delikanlı devreye giriyor. O, aşkı sözle değil, doğrudan eylemle gösteren biri. Sevdiği kız onun yanında kendini eksik, yarım hissetmesin diye kendi sağlam kolunu da gözünü kırpmadan o değirmende kesmesi… Bu gerçekten insanı sarsan, tüylerini diken diken eden bir şey. Burada yapılan şey dışarıdan düz bir fedakarlık gibi görünse de bence aslında çok daha derin bir psikoloji barındırıyor: Sevdiği insanla amansız
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar sizlere farklı bir kitapla geldim. Kitabımız Limera Yayınları @ya_petrikor2026 kitabı. Kitabımız da belli olay, heyecan macera yok, tersine içsel hesaplaşma,geçmişe yolculuk ve yüzleşme ve kendimizden bir seyler bulduğumuz bir kitap. Konumuz Yokluk Ülkesinde geçiyor, bir kadın ve bir adam isimleri yok bu da bizlere kendimizi onların yerine koyabiliriz demek bende kendimi bazen kadının bazen de adamın yerine koydum. Yazar kadını Gökyüzündeki Lapis ve Oasis gezegenlerine benzetmiş yakınlaşan ama asla birleşemeyen iki gezegen ve bu durumda olan kadın ve adam. Ama kadınla adamın içsel yolculuğu, hesaplaşmasını bitirip,geçmişiyle sorunlarını halletmeye çalışmaları, hayal mi? gerçek mi? acaba denilen bir duygu yüklemesi bizlere çok güzel aktarılmış, ben bazı notlar aldım . Benim gibi değişik kitap okumayı sevenlere tavsiye ederim. @ya_petrikor2026 Limera Yayınları @nihllck.kitap #tavsiyekitap #vuslatınkitapkurtları #benokudumsırasendeoku
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202667 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 10:47
Petrikorun ne anlama geldiğini biliyor muydunuz? Anlamını eminim herkes biliyordur ama adını çoğumuz bilmiyoruz. Ben de açıkçası bu kitapla öğrendim. Yağmurdan sonra toprağa yayılan o kendine has kokunun adıymış. Gelelim Petrikor kitabımızın konusuna, insanın içinde taşıdığı boşluklara odaklanıyor. Hikâyenin merkezindeki “Yokluk Ülkesi”, özlemlerin, yarım kalmış hikâyelerin ve insanın zaman zaman içinde hissettiği eksikliğin kendine has anlatımı var. Kitapta iki ana karakterimiz var ama isimleri yok. Sadece kadın ve adam olarak anlatılıyor. Bu yüzden okurken onları dışarıdan izlemek yerine zaman zaman onların yerine düşünmeye başlıyorsunuz. Roman boyunca geçmişe takılı kalan duygular, söylenemeyen cümleler, kaçırılmış fırsatlar ve insanın kendi zihninde kurduğu ihtimallerle karşılaşıyoruz. Gerçekle hayalin birbirine karıştığı bölümler ise hikâyeye farklı bir hava katıyor. Gerçekle hayalin zaman zaman birbirine karıştığı bölümler, hikâyeye farklı bir derinlik katıyor. Roman boyunca cevabı net olmayan bazı duyguların ve soruların peşinden gidiliyor. Psikolojik çözümlemeleri ve karakterlerin iç dünyasına yapılan yolculukları seviyorsanız Petrikor size hitap edebilir. Sessiz ilerleyen ama düşündürdüğü şeyler son sayfadan sonra da zihinde kalmaya devam eden kitaplardan biri. Petrikor Jonah Axon
1000Kitap
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202667 okunma
Reklam
Reklam