Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Paulo Coelho, sade ama etkileyici anlatımıyla bize yalnızca Santiago'nun hazine arayışını değil, insanın kendi iç sesini dinlemeyi, korkularını aşmayı ve hayallerinin peşinden gitme cesaretini de anlatıyor. Kitabı bitirdiğinizde anlıyorsunuz ki asıl hazine, varılan yerde değil; insanın yol boyunca öğrendiklerinde, yaşadığı dönüşümde ve kendini keşfetmesinde saklı. Yıllar sonra bu kitabı yeniden okumak, aynı satırların farklı yaşlarda insana bambaşka şeyler söyleyebildiğini bana bir kez daha gösterdi. Simyacı, yalnızca bir yolculuk hikâyesi değil; hayaller, cesaret ve kendini keşfetmek üzerine düşündüren, her okuyuşta yeni anlamlar sunan bir eser. Kısa olmasına rağmen uzun süre zihinde ve kalpte iz bırakan, bence herkesin hayatının farklı dönemlerinde dönüp tekrar okunması gereken kitaplardan biri. Paulo Coelho Simyacı
Alıntı
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:33
Gabriel Gabriel García Márquez'in Yüz Yıllık Yalnızlık adlı romanı, hayali Macondo kasabasının kuruluşundan çöküşüne kadar uzanan yaklaşık bir yüzyıllık destansı hikâyeyi anlatır. Roman, girişindeki çarpıcı cümleyle okuru hemen içine çeker: Albay Aureliano Buendía, kurşuna dizilmeyi beklerken çocukluğunda babasının onu buzla tanıştırdığı günü hatırlar. Bu anı, geçmiş ile geleceğin iç içe geçtiği anlatının habercisidir. Macondo, José Arcadio Buendía ile eşi Úrsula Iguarán tarafından kurulur. Bilime, keşfe ve hayallere tutkuyla bağlı José Arcadio, gezgin çingenelerin getirdiği icatların büyüsüne kapılır. Zamanla takıntıları onu gerçeklikten koparırken, ailenin yükünü güçlü iradesiyle Úrsula taşır. Buendía ailesinin nesilleri boyunca aynı isimlerin tekrar edilmesi, karakterlerin kaderlerini de birbirine benzetir. José Arcadio adını taşıyanlar çoğunlukla tutkularının peşinden giderken, Aureliano adını taşıyanlar yalnızlığa, düşüncelere ve içe kapanıklığa sürüklenir. Romanın merkezinde, sayısız savaşa katılan Albay Aureliano Buendía'nın yükselişi ve hayal kırıklıkları yer alır. Devrim uğruna başlayan mücadelesi zamanla anlamını yitirir; zaferler ve yenilgiler birbirine karışırken geriye derin bir yalnızlık kalır. Aynı dönemde aile fertleri yasak aşklar, saplantılar, gizemli ölümler ve beklenmedik mucizelerle yüzleşir. Güzelliği dillere destan Remedios'un göğe yükselmesi, yıllarca süren yağmur, uykusuzluk salgını ve hayaletlerin yaşayanlarla konuşması, romandaki büyülü gerçekçilik atmosferini güçlendirir. Olağanüstü olaylar, karakterler tarafından sıradan karşılanır ve bu durum romanın benzersiz anlatımını oluşturur. Macondo'nun dış dünyayla ilişkisi geliştikçe kasaba refahın ardından sömürü, şiddet ve unutuluşla karşılaşır. Muz şirketinin gelişi, ekonomik canlılık sağlasa
1000Kitap
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yürümenin tadı...
Puan vermedi
Yürümek sadece bir ayağı diğerinin önüne atmak değildir. Yürümek; mekânı tüm bedenimizle hissetmek, zamanı yavaşlatmak, kimliklerimizden sıyrılıp kendimizle baş başa kalmak ve adımların ritminde ruhsal bir hafifliğe ulaşmaktır; yani basit bir mekanik hareketten çok daha fazlasıdır. Nerede hareket orada bereket... Hele ki yanındaki bir dostsa ve adımların altından İstanbul sahilleri akıp gidiyorsa; yürümek artık sadece bir eylem değil, kelimesiz bir dertleşme, sessizliği ve anıları paylaşmanın en saf hâlidir. Çünkü yol ne kadar uzun olursa olsun, adımlarını kalbinin tanıdığı biriyle eşlemek, yürümeyi bir yalnızlık sığınağı olmaktan çıkarıp ortak bir hafızaya dönüştürür. Böyle bir dostla yürürken insan hem kendi içine döner hem de karşısındakinde kendini bulur. İstanbul'un o deniz kokulu sahillerinde, Boğaz'ın esintisi eşliğinde yapılan yürüyüşlerin bereketi de, muhabbeti de unutulmaz olur.
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·438 syf.·
2026 30. kitabı
Gökyüzü herkesindir ama toprak sadece güçlünün... ​Bu satırlar, Yaşar Kemal’in dünyasından aldığım o derin ilhamla, bu koca kavgayı düşündükçe bana hissettirdikleri aslında. Kitabın kapağını her açtığımda içimde büyüyen, o binlerce sayfa boyunca anlatılan adaletsizliği benim gözümden tek bir solukta özetleyen, tamamen bu kitaptan esinlenerek kalbime düşen bir cümle bu. Kapağı açtığım an beni karşılayan o uçsuz bucaksız Çukurova’nın üzerine çöken karanlık bir bulut gibi hissettiriyor bana. İnce Memed’i kaçıncı kez elime aldığımı, o ilk sayfadaki tozlu yola kaçıncı kez düştüğümü artık gerçekten saymıyorum. Ama her defasında, sanki o sarp patikada Memed’le ilk kez karşılaşıyormuş gibi göğsüme kocaman bir yumru oturuyor. İçimde bir şeyler titriyor her açtığımda. Memed’in o çelimsiz, "ince" hali; aslında hepimizin hayatın bir yerinde sakladığı, bastırdığı, kimselere itiraf edemediği o "artık yeter" deme arzusunun ete kemiğe bürünmüş hali gibi geliyor bana. O zayıf omuzlardaki yükü taşırken onunla beraber nefes nefese kalıyorum. ​İnsan sayfalar arasında kayboldukça, o tozun toprağın sıcaklığını teninde hissettikçe şunu çok net anlıyor: Bizi asıl hapseden, bizi çürüten şey sadece kerpiç duvarlar ya da zalimlerin dayattığı o acımasız otorite değil; kendi içimizde besleyip büyüttüğümüz, bizi felç eden o bitmek bilmeyen korku. Memed, beş köyün tek hakimi olan Abdi Ağa’nın karşısına dikilirken aslında sadece etten kemikten bir adamla da savaşmıyor; yüzyılların getirdiği o köhne kabullenmişlikle, ruhlarımıza kazınan o "böyle gelmiş böyle gider" inancıyla çatışıyor. Onu her okuyuşumda, sanki hikayeyi hiç bilmiyormuşum gibi aynı heyecanla ve aynı sızıyla sarsılmamın sebebi tam olarak bu. Çünkü o "kaderin budur, bunu çekeceksin" diyenlere karşı verilen bu onur kavgası asla eskimiyor,
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 21:25
Cemil’in hortumu Ege’min ferforjeleri asansörleri …. Cemil kendisini seven sahiplenen kabullenen bir aile işe büyüdüğü için çok şanslı darısı tüm özel çocuklarımızın başına. Umarım çabalarımızla hayatlarını ellerine alabilirler hayatlarında karşılarına çıkan her yol ayrımına kendileri karar verebilirler .
Altını Çizmezsem 1 Düşmez mi?Nevin Aktulga · Atayurt Yayınevi · 202116 okunma
Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. Mustafa Polat İnceleme
Puan vermedi·
Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. 3 Cilt. Bursa: Emin Yayınları, 2018. Mustafa Polat Günümüzde tüm insanlığın Hz. Peygamberin hayatını öğrenmeye her zamankinden daha fazla muhtaç olduğu noktasından hareketle kaleme alınan eserin önemli bir boşluğu doldurduğuna şüphe yoktur. Kitabın kaynakları arasında ilk sırada Kur’an, sonra hadis-i şerifler ve tedvin döneminden bugüne kadar ki muteber siyer kaynakları yer almıştır. Türkçe yazılmış Siyer-i Nebi kitaplarına yer verilerek milletimiz bu eserlerden haberdar edilmiş ve bu sahada emek harcamış zevata teşekkürlerini sunmak vefakârlığı gösterilmiştir. İncelenen eser; üç cildinin müellif, son cildinin Prof. Dr. Osman Çetin tarafından hazırlanarak daha önce yayınlanmış olan dört ciltlik kitabın (İslam Tarihi, Gonca Yayınları, İstanbul, 1986) gözden geçirilerek yayınlanmış halidir. Güncellenmiş halinde Türk İslam Devletleri’ni içeren son cilt çıkarılmıştır. Üç ciltlik eserin ilk iki cildi Hz. Muhammed (s.a.v.) devrine ayrılmıştır. Birinci ciltte girişten sonra beş bölüm yer almaktadır. İkinci cilt konu bütünlüğü açısından birincinin devamı niteliğinde olup 6-7 ve 8. bölümler ile sonuç ve ekleri içermektedir. 3. cilt Hulefâ-i Râşidîn devri olaylarına ayrılarak konular altı bölümde incelenmiştir. Yazar önsözde (s.17-20) Siyer-i Nebi konusunda araştırma yapma ve bilgi sahibi olmanın önemine vurgu yapmıştır. Kur’an’ı doğru anlama, İslam’ı en güzel şekilde algılama ve özümsemenin ancak bu sayede gerçekleşeceğini ifade etmiştir. İnsanlık için rehber olan Hz. Peygamberin hayatının her dem taze ve canlılığını koruduğunu, nasıl ki yeni tefsirler yazılıyorsa aynı şekilde yeni Siyer-i Nebi çalışmalarına da gerek olduğunu söylemiştir. Giriş (s.21-38) “Peygamberler, peygamberlik ve Hz. Muhammed (s.a.v.)” adını taşımaktadır. Müellif burada
Alıntı
İslam TarihiHüseyin Algül · Emin Yayınları · 20189 okunma