Bir zamanlar Fransa'nın bir kentinde Tebliğciler adında garip sayılan, kendilerini tüm dünyadan soyutlamış, din yoluna girmiş, dışarıdan, kendi soyları dışından kimseyle evlenmeden, ensest ilişkilerle nesillerini devam ettiren dünyevilerle herhangi bir ilişki de bulunmayan bir topluluk olan tebliğcilerin önemli adamlarından Samuel, bir gün ansızın ölür. Ölümünün kader olduğu söylenir ancak polislerden Ivana ve Niémans bu olayın bir cinayet olduğunu düşünerek bu davayı çözmek üzere görevlendirilir. Ivana, tebliğcilerin arasına bağ da üzüm toplama işçisi olarak karışır. Kendisi gibi birçok işçi bulunur ve tebliğcilerin dünyevileri kabul ettiği tek dönem bağ bozumu dönemidir. Orada Marcel adında bir işçiyle yakınlık kuran Ivana, bilgi toplamaya çalışmaktadır.
Niémans, o bölge de doğmuş bölgeyi az çok bilmektedir. Davanın savcısı olan Schnitzler ile Alsace de birlikte büyümüş sonradan yolları ayrılsa da kendisinin polislik tecrübesine güvenen savcı, onu bu iş için görevlendirmişti. Niémans, bölgeye gittiğinde onu bekleyen kadın bir subay vardı birlikte hemen iş başı yaptılar. Yardımcısı Desnos, güzel ve ilgi çekici bir kadındı. Birlikte otopsiyi yapan doktorun yani Zimmermanın yanına gittiler. Zimmermandan Samuel öldükten sonra ağzında bir taş bulduğunu ve daha fazla bir şey bulamadığını öğrendikten sonra araştırmaya devam ettiler. Bu sıralarda Ivana, bağ da bir tebliğci olan Rachel ile dost olmaya başlamıştı. Marcel, Ivana'yı bir gazeteci olarak bilmekte onun için ona bilgi vermektedir.
Samuel öldükten sonra yerine Jakob geçmiştir. Niémans, her yeri arayıp bir parmak izi, ayak izi katile dair bir iz aramaktadır. Samuel'in kaldığı molozları görmek isteyen Niémans, Jakob tarafından oyalanmaktadır. Niémans bunu bildiği için Ivana' dan o yığını bulmasını ister. Marcel'e